#tarih
Albüm

Cumhuriyetin içindeki çocuk

Hakimiyet-i Milliye (Ulusal Egemenlik) Bayramı, Cumhuriyet’in ilanından iki, ilk Cumhuriyet Bayramı’ndan (1925) dört yıl öncedir. TBMM’nin açılışının birinci yıldönümü olan 23 Nisan 1921’den beri kutlanıyor. Bu bayramla aynı günde kutlanan Çocuk Bayramı ise Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin (Çocuk Esirgeme Kurumu) 23-30 Nisan’ı Çocuk Haftası, ilk günü de Çocuk Bayramı ilan ettiği 1929’dan beri kutlanıyor. Yani bu yıl Ulusal Egemenlik Bayramı’nın 94’üncü, Çocuk Bayramı’nın ise 86’ncı yıldönümü.

Ulusal bir bayramla çocuk bayramının uzun bir zamanda kaynaşması ve bir arada düşünülmesi ilginçtir. Biri, yeni Türkiye’nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM’nin açılışını kutlamak, diğeri, yetim, öksüz, yoksul çocukları bir bahar şenliği ortamında sevindirip gönendirmek için öngörülmüştü. Ama gidişat öyle olmamıştır. Daha 1929’daki ilk çocuk bayramında yetim, öksüz, yoksul çocukları sevindirmek yerine Ankara’da devlet ricalinin, taşrada valilerin kaymakamların çocukları bayram giysileriyle tören-protokol, balo fotoğrafları için poz vermişler.

Şimdilerde de kimi zaman çocuklar, kimi zaman çocuk yaşını aşmış delikanlılar makam koltuklarına oturtulup asıp kesme buyrukları verdiriliyor. Çocuk bayramının asıl sahiplerine yaşatılmaması da bir hak ihlali değil midir?

1921’de kabul edilen bir yasa ile meclisin açılış günü bayram kabul edildi. Fotoğrafta, Bartın hükümet konağının önünde toplanan esnaf grupları görülüyor. Çift ay-yıldızlı flamada örs, çekiç, kerpeten, pergel resimleri ve “Demirci Kalaycı Esnafı, 1337” yazısı okunuyor. Ağacın arkasında kalan flamada ise muhtemelen “Bartın Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” yazısı yazılıdır. Sağ başta, hükümet konağının girişinde duran sarıklı zat, Bartın’ın aydın müftüsü Tosçuoğlu Hacı Rıfat Efendi’dir.


Bayram kutlaması için Taksim Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüş kolunda gelen öğrenciler. 1950’li yıllar.


Maksat “Gazi aramızda” diyebilmek! Atatürk portreleri ve çocukların oturtulduğu otomobiller geçit töreninde.


23 Nisan 1939’da Zonguldak’ta bir mizansen. Benzeri bugün yapılmak istense kızlar “sağlam” giydirilir. Elbette üşümesinler diye!


23 Nisan bayramlarının ana gösterisi resmi geçittir. Çocuklar efe olur, yörük olur, bindallı giyer. İzleyen ana babalar, vatandaşlar da yarının büyüklerini alkışlar.


Öğrenciler bayram alanında devrimleri canlandırmışlar: “Kıyafet Devrimi 1925” dövizi ve biri fesli öteki fötr şapkalı iki ilkokul öğrencisi.


Yine bir 23 Nisan. Bandocular oturmuş, kızlı oğlanlı öğrenciler dans ediyor, her zümreden ahali neşeyle seyrediyor.


Eğitimin köye ağırlık verdiği 1940’lı yıllarda yerel olanaklarla giydirilmiş ilkokul öğrencileri öğretmenleriyle. 23 Nisan 1944.


Çocuk Haftası’nda çalışmak zorunda olan gazete satıcısı çocuklar, tarih 26 Nisan 1929. “Yazıyor… Yazıyor…” çığlıklarıyla meydana, iskeleye, gara koşmak için, matbaa önünde gazete almayı bekliyorlar. Aslında Çocuk Haftası bu çocuklar için düşünülmüştü. Çocuk Haftası’nda çalışmak zorunda olan gazete satıcısı çocuklar, tarih 26 Nisan 1929. “Yazıyor… Yazıyor…” çığlıklarıyla meydana, iskeleye, gara koşmak için, matbaa önünde gazete almayı bekliyorlar. Aslında Çocuk Haftası bu çocuklar için düşünülmüştü.


1930’daki kutlamalarında görülen çocuklar Kızılay’ın giydirip kuşattığı, sevindirdiği öksüz ve yetimler değil, zevat-ı muhteremenin çocukları. 1930’daki kutlamalarında görülen çocuklar Kızılay’ın giydirip kuşattığı, sevindirdiği öksüz ve yetimler değil, zevat-ı muhteremenin çocukları.


1950’lerde 23 Nisan gösterilerine katılma yaşı büyümüş, kızlara gelinlik, oğlanlara papyonlu damatlık benzeri kıyafetler giydirilmiş.


Boğaziçinde bayram kutlaması. Arabaya asılı pankartta “Biziz anavatanın sarsılmaz özlü varlığı, Bizler yaratacağız şüphesiz yarınları” yazıyor.

İlkokulun kadın öğretmenleri ve trampet takımı. 23 Nisan 1954, Fenerbahçe Stadı.

Exit mobile version