#tarih
Kıbrıs Harekâtı 40. Yıl

Aksayan askerî planlar, sahneye çıkan kahramanlar

1960’lı yıllarda Kıbrıslı Türklere karşı saldırılar arttıkça Yunanistan ve Türkiye arasındaki gerilim de artmıştı. Bu gerilimin sonucu 1974 harekâtı; harekâtın askeri alandaki galibi ise Türkiye oldu.

Kıbrıs’ta 1963’ün Noel’inde başlayıp, 1965’te Erenköy’de ve 1967’de Geçitkale – Boğaziçi bölgesinde yinelenen Rum saldırılarından sonra Yunanistan ve Türkiye arasında büyük bir gerilim vardı ve iki ülkenin orduları Kıbrıs’ta çıkabilecek bir savaşa yönelik planlar hazırlamışlardı. 15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki askeri cuntanın desteklediği Rum darbeciler Kıbrıs’ta yönetime el koyunca Türkiye’nin müdahalesi de kaçınılmaz hale geldi.

Yunanistan’ın, Kıbrıs’a Türk müdahalesine karşı hazırladığı plan, Sak Afroditi ismiyle adlandırılmıştı. Plana göre Türk askeri adaya ayak basınca, Rum Milli Muhafız Ordusu adayı savunacak ve Türk bölgelerini kuşatarak imha edecekti. Çıkarma yapılması muhtemel Magosa-Güzelyurt ve Girne kıyıları kontrol edilecek, Lefkoşa, Boğaz bölgesi, Limasol, Baf, Erenköy, Yeşilırmak ve Lefke Türk bölgeleri öncelikle ele geçirilecekti.

Harekât sırasında askerlere istihbarat sağlayan Türk mücahitler çatışmalara da katıldı.
(Tunca Örses Arşivi)

Türk Genelkurmayı ise Kıbrıs’a müdahale etmek için hava taarruz bombardıman plânı ve Yıldız – Atma isimleriyleadlandırılan planlar hazırlamıştı. Harekâtta uygulanan Yıldız – Atma 4 planına göre, Lefkoşa’ya yapılacak hava indirme harekâtı ile koordineli olarak Girne bölgesine amfibi harekât düzenlenecek ve çıkarma kuvvetleri ile hava indirme birlikleri birleşecekti. Adaya yapılacak müdahale ile Türk Genelkurmayı ve Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) tarafından birlikte hazırlanan Bozkurt – 70 plânı da devreye giriyordu. Buna göre TMT, elde olan bölgeleri tahkim ederek savunacak, önceden belirlenmiş Rum hedeflerinde sabotajlar yapacak ve Türk askerlerine kılavuz temin edip istihbarat verileri ulaştıracaktı. Yıldız – Atma 4 planı harekatın başlangıcında aksama belirtileri gösterdi. Amfibi harekât, Rumların bir makineli tüfek koruganı ve bir geri tepmesiz topu dışında savunmasız sayılabilecek Pladini Plajı’na yapıldı. İlk birlik 8.30’da karaya ayak basarak kısa sürede kıyı başı güvenliğini sağladı. 50. Piyade Alayı ise plan doğrultusunda Girne yolunda ilerleyemeden savunma pozisyonunda kaldı. Alay komutanının 20 Temmuz gecesi şehit edilmesi ve alayın, daha önce katıldığı tatbikatlarda yalnızca gemilere biniş, deniz geçişi ve karaya çıkış eğitimleri görmesi bu gecikmeye neden olmuşlardı.

Girne yolunda Türk kuvvetlerinin Girne yolunda ele geçirdiği bir Rum tankı. Çatışmalarda öldürülmüş birinin bedeni yol kenarına atılmış.

Karşı tarafın planları da yürümedi. Rumlar ancak öğle saatlerinde çıkarma plajına fazla etkili olmayan topçu ve havan ateşi açtılar. Pladi’nin çok kü.ük bir plaj olması ve akılcı taktikle Magosa Körfezi’ne gönderilen sahte konvoy, esas çıkarmanın yeri hakkında Rumlarda kararsızlık yaratmıştı.

Çıkarma plajı, akşamüstünden itibaren 22 Temmuz gününe dek baskı altında kaldı. Kü.ük çaplı tank saldırıları, top ve havan atışlarıyla sürdürülen Rum tacizi, 22 Temmuz öğle saatlerinde Türk zırhlı birliklerinin adaya ulaşmasıyla son buldu. Yıldız Atma – 4 planı karaya çıkış bölgesinde düzene girdi ve çıkarılan tanklar Girne yolunu açtılar.

Kıbrıs’tan 12 Eylül’e Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Nurettin Ersin, Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Sabri Evren’le birlikte Beşparmak Dağları’ndaki St. Hilarion Kalesi’nden çıkarken. 1978’de Kara Kuvvetleri Komutanı olan Nurettin Ersin (solda) 12 Eylül darbesini yapan beş generalden biriydi. Ersin, 1983’te de Kenan Evren’in yerine Genelkurmay Başkanı oldu.

Planın ikinci önemli uygulaması olan paraşüt hücumu ve havadan taşınan birlik harekâtı ilk anda başarılı biçimde çok az kayıpla gerçekleşmişti. Kayseri Hava İndirme Tugayı’nın iki taburu 07.00’den itibaren Gönyeli ve Kırnı bölgesine paraşütle atladılar. Bolu Komando Tugayı ise 08.05’te helikopterlerle indirme bölgesine ulaştı. Saat 11.15’te başlayan ikinci paraşüt indirmesi sırasında Rumlar havan atışlarıyla yangınlar çıkarttı. Yine de paraşütçüler, dağılmalarına karşın kayıp vermeden alevler içersinde inişlerini tamamladılar.

20 Temmuz gecesi Rum komando taburları başarılı bir sızma ile Doğruyol sırtlarını ele geçirerek St. Hilarion yakınlarına kadar yaklaştılar. Yunan Alayı da savaşa katılarak Türk Alayı’na karşı büyük çaplı bir saldırı başlattı. Boğaz bölgesinde konuşlanan kolordu karargahı iki düşman güç arasında kalmış ve Yıldız Atma – 4 tehlikeye girmişti.

Yanlışlıkla batırılan gemi Şiddetli çarpışmaların sürdüğü 21 Temmuz 1974’te, Kocatepe muhribi, istihbarat eksikliği ve parola anlaşmazlığı nedeniyle Türk Hava Kuvvetleri uçakları tarafından yanlışlıkla batırıldı ve 54 mürettebat şehit oldu. Beşparmak Dağları’nda Bolu Komando Tugayı askerleri.

Bu aşamada savaşların değişmez kuralı olan zor durumların yarattığı kahramanlar ortaya çıkarak planın yürümesini sağlayacaktı. 1. Komando Taburu yaptığı taarruzla Doğruyol’u tekrar ele geçirdi. 3. Paraşüt Taburu çatışmalara katıldı ve Türk Alayı sabaha dek dayandı. Günün aydınlanmasıyla da hava desteği savaşın kaderini değiştirdi. Komando ve paraşüt taburları çetin koşullardaki ilerlemelerini sürdürdüler.

21 Temmuz günü adada şiddetli muharebeler sürerken Türk Donanması’na ait Kocatepe muhribi, istihbarat eksikliği, parola anlaşmazlığı ve deneyimsizlik nedenleriyle Türk Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklar tarafından batırıldı.

Birinci Barış Harekâtı ile ulaşılan bölge, Türk ordusu için güvenli değildi. Birlikler dar bir bölgede sıkışıp kalmıştı. Diplomatik çabalardan sonuç alınamayınca 14 Ağustos 1974 günü ikinci harekât, yani Atilla kod adıyla yürütülecek Yıldız Atma – 4 planının ikinci aşaması başlatıldı. 14 Ağustos 07.30’da piyade alayları, hava kuvvetleri ve topçu desteğiyle taarruzlarına başladı. Önce Karatepe ele geçirildi ve Serdarlı, Rum kuşatmasından kurtarıldı. Ayrıca harekâtın başlamasından beri kahramanca direnen Magosa’ya ulaşıldı. Türk Alayı da İngiliz Ortaokulu’nu zapt ederek Yunan alayına karşı kesin bir zafer kazandı. İki tarafın hazırladığı planlara bakıldığında istihbarat eksikliği nedeniyle Rum ve Yunan planlarının Türk müdahalesinin nereden başlatılacağı konusunda yetersiz kaldığı açıkça görülmektedir. Birlikleri adada her yeri korumak için dağılmış ama sonuçta yenilgiye uğramıştı. Yıldız – Atma 4 ise stratejik bir baskın yapmış, bazı eksik uygulamalara karşın hedefine vararak zafer kazanmıştı.

Exit mobile version