Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

Dünün tecrübeleri ışığında günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye'nin vasıflı özet gündemi... #tarih'te bugün bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

 

 

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Yazar: Editör 2

Eğitim- Öğretim Tarihi

KADIKÖYÜ’NÜN ‘PAPAZ MEKTEBİ’ 150 YAŞINDA

Özgür düşünce, ancak disiplin-emekle mümkün

 

İstanbul’da, Kadıköy-Bahariye’de 150 yıl önce kurulan Saint-Joseph Lisesi, ülkemizin en köklü okullarından biri. Gerek tarihî binası, gerek eğitim ve öğretim kalitesi, gerekse yetiştirdiği binlerce mezunuyla Türkiye’nin yakın tarihine damga vurmuş müstesna bir kurum. Başarısının arkasında ise sadece bir gelenek değil, değişen dünyalara/hayatlara uyum sağlayan sağlam bir metot bilgisi var.

Kağıt Üzerinde

Konuşmanın ‘Beyaz Perde’ye Girmesi 

Sessiz sinema hem yazıyı hem musikiyi kullanıyordu. Charlie Chaplin, sessiz sinemanın defterinin bütünüyle dürüldüğü dönemde, 1936'da gerçekleştirdi "Modern Zamanlar"ı. Film, o gün bugün yaşanan onca ağır insanlık tragedyasının ardından "hiçbirşeyin" değişmediğini gösteriyor. "Söze ne hacet", doğru deyiş. Yine de Visconti, Bergman, Rohmer, Fellini, Guy Debord ve tabii Godard aytı tutulmalı.

 
Askerî Tarih

‘Düşman Kardeşler’in Mücadelesi 

Fransa'nın 1940 Haziran'ında Nazi Almanyası tarafından işgal edilmesi üzerine, yönetime işbirlikçi Vichy hükümeti gelmişti. Fransa'nın Afrika başta olmak üzere sömürge ülkelerdeki askerî gücü, Müttefikler için ciddi tehditti. İngilizlerin özellikle Cezayir'in liman kenti Oran'da gerçekleştirdiği saldırıda 1.297 Fransız denizcisi ölecek, Almanların Fransız donanmasını kullanarak İngiliz deniz üstünlüğünü sarsma olanağı kalmayacak, ancak İngiltere- Fransa dostluğu da sulara da gömülücekti.

 
Ardından

Birol Ünel (1961- 2020) 

Fatih Akın'ın meşhur "Duvara Karşı" filmiyle tanıdığımız Birol Ünel, gündelik ve "yüksek" yaşamayı sıradan bir ünlü hayatına, kariyerinde hakettiği yere gelmeye çalışmaya tercih etti. Değerli olmayı, yeteneğini ve yaşamı çok fazla umursamadı. Hayatlarımızı zenginleştirdi.

 
Ardından

Suna Kıraç (1941-2020) 

İş ve eğitim dünyasında başta kadınlar olmak üzere herkese yolu açan bir öncüydü Suna Hanım. Sanat, kültür ve tarih alanında oluşturduğu kaliteli ve kalıcı yapılarla, Türk insanına nitelik taşıdı. Her alandaki mücadelesiyle hatırlanacak.

 
Ardından

Prof. Dr. Ömer Refik Çaylan (1962-2020) 

Ankara Tıp Fakültesi 1989 mezunu, kulak- burun- boğaz uzmanı Refik Çaylan, salgın hastalığın son kurbanlarından. Çaylan, 2005'te Pakistan'da meydana gelen depremin yaralarını sarmak üzere Türk hükümetinin Pakistan'a kurmuş olduğu Türk Hastanesi'nin başhekimi olarak da görev yapmıştı.

 
Kapak Konusu

Ayasofya’nın Cami Olmasına Karşısınız Ama… 

Eski çağlarda bir tanrıya inanmak, mutlaka diğerini inkar etmeyi gerektirmiyordu. Tektanrılı dinlerin yayılmasıyla bu etkileşimler sınırlandı; bir toprağa gelip orada iktidarı ele geçirenin eski mabetleri kendi ibadethanesine çevirerek gücünü kanıtlaması yaygın hale geldi. Bu şekilde bir yandan insanları alışık oldukları ortamda ama bu sefer kendi dinleri için dua etmeye çağırıyorlar, bir yandan da birçok yapının kullanılmaya devam ederek korunmasını sağlıyorlardı. Dünyanın dörtbir yanından bazen korumak bazen tarihten silmek için işlevi değiştirilen dinî yapılar...

 
Ardından

Hayat kurtarmak için hayatlarını hiçe saydılar 

COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı (3 Mayıs itibarıyla) dünya çapında 210 bini geçti; Türkiye’de ise 3000’e yaklaştı. Hemen her ülkenin ciddi kayıplar verdiği bu dönemde salgının gerektirdiği izolasyon kuralları, onlara yakışacak şekilde veda etmemizin de önüne geçti. Hastalığa karşı savaşın ön cephelerinde doktorlar, eczacılar ve hemşireler vardı. Ne yazık ki ilk kaybettiklerimiz de onlar oldu... Fedakarlıklarının karşılığını ödememiz mümkün değil.

 
Röportaj

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

Sümerlerden cumhuriyete 106 yılın muazzam belleği

 

Birçoğumuzun Sümeroloji kelimesini duyduğu anda aklına gelen ilk isim Muazzez İlmiye Çığ, nam-ı diğer “Muazzam Muazzez”, bugün 106 yılı devirmiş bir cumhuriyet çınarı… Kırım göçmeni orta halli bir aileden çıkıp Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Hititoloji bölümüne kaydoldu. Nazi Almanyası’ndan Türkiye’ye iltica eden Yahudi profesörlerinden aldığı eğitimle 1940’ta İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi Çiviyazılı Belgeler Arşivi’ne uzman olarak atandı. Müzede çalıştığı 31 yıl boyunca meslektaşlarıyla birlikte müzenin 74 bin tabletten oluşan çiviyazılı belgeler arşivini oluşturdu. Sümer ve Hitit kültürlerini tanıtan 13 kitap yazan ve mesleğine doyamadığını söyleyen Muazzez İlmiye Çığ, hem hayatı hem de bitmek bilmeyen merak, tutku ve coşkusuyla bugünün gençlerine ilham kaynağı olmayı sürdürüyor.