Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Cumhuriyet Tarihi

‘Hasta dindarlık’la mücadele ancak dayanışmayla olası

32 yıldır Fener Rum Patriği olarak görev yapan 1. Bartholomeos, 83 yaşında ve Gökçeada (Imroz) doğumlu. Heybeliada Ruhban Okulu’nda başlayan eğitimi, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde devam etmiş; askerliğini yedeksubay olarak yaptıktan sonra kendisini Kilise’ye adamış. İstanbul’un tarihi dokusundan inanç sistemlerine ve aktüel gelişmelere…

‘Vatan haini’ Nâzım’ın ‘vatan şairleri’ne karşı çıkışı!

Cumhuriyet döneminin özellikle edebiyat alanındaki ilk ve en büyük kamplaşması 1935’ten itibaren yaşanır. Nâzım Hikmet’in hedefinde, hiç sorgulanamaz denecek bir isim, “vatan şairi” Nâmık Kemal vardır. Sol-Sağ fikir ayrışmasının bugünkü kökleri oluşur ve ünlü yazarlar saf tutmaya başlar. Nâzım Hikmet neredeyse tek başınadır ama, yine de…

Köy Enstitüleri’nde yemek ve birlikte öğrenme kültürü

1940-46 arasında faaliyet gösteren Köy Enstitüleri, sadece 2. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye nüfusunun ekonomik anlamda ayakta kalmasını sağlamamış; sonrasında da yetiştirdiği insanlarla önemli bir gelenek oluşturmuştu. Geleneksel ürün ve üretim bilgileri kayda geçirilmiş, modern yöntemlerle birleştirilerek önemli bir devamlılık sağlanmıştı.

Uzaklardan gelen mektup İsmet Paşa’yı kızdırmıştı

Hilafet kurumunun geleceğine ilişkin tartışmalar cumhuriyetin ilanının ardından alevlenirken, Hint Müslümanlar Ağa Han ve Emir Ali tarafından Başbakan İsmet Paşa’ya gönderilen mektup ortalığı iyice karıştırmıştı. İsmet Paşa, halifeliğin dünyevi nüfuzunun sürmesi gerektiğini savunan mektubu bir İngiliz komplosu olarak nitelendiriyordu.

Nazi zulmünden kaçtılar üniversitemize güç kattılar

Cumhuriyet kurulduktan hemen l yıl sonra eğitimde reform için kollar sıvandı. Mustafa Kemal durumun aciliyetini kavrayarak, seçilen öğrencilerin Avrupa'ya gönderilmesini istedi. 1933'ten itibaren özellikle Nazi yönetimi sırasında Almanya'dan kaçan akademisyenler de üniversitede yeni kadroların oluşmasına katkıda bulundu.

Harpte sırt sırta savaştılar sulhta eşit haklara ulaştılar

Balkan Harbi, Cihan Harbi ve Milli Mücadele'yle devam eden uzun savaş yılları, kadınlar için yeni bir düzenin mecburi başlangıcı olmuştu. Çalışma hayatında, cepheye giden erkeklerin yerini dolduran kadınlar, savaş bittikten sonra geleneksel düzene dönüşü kabul etmemişlerdi. Cumhuriyet "yeni"yi arayan bu nesil için bir sıçrama tahtası olacaktı.

Son Haberler

Daha fazla makaleye göz atın

Güncel Haberler