Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

Dünün tecrübeleri ışığında günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye'nin vasıflı özet gündemi... #tarih'te bugün bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Kategori: Dehşet Hikayeleri

ABD'NİN MANHATTAN PROJESİ

Soğuk Savaş’ı başlatan cehennem bombaları…

 

Biliminsanları bombanın kullanımı halindeki tehlikeleri belirtir ve Japonya’yı teslime zorlamak için bunun hiç değilse boş bir yere atılmasını ister. Ancak yeni Başkan Harry Truman, hem direnişi “en az maliyetle” kırmak için hem SSCB’ye dünyanın yeni patronunun kim olduğunu göstermek için hem de yatırımları meşrulaştırılmak için düğmeye basacaktır.

 
Dehşet Hikayeleri

LENİNGRAD KUŞATMASI’NDA KADINLAR (EYLÜL 1941-OCAK 1944) 

Modern tarihin en korkunç kuşatmasını Leningrad, eski ve şimdiki adıyla St. Peterburg yaşadı. 2. Dünya Savaşı’nda Almanların çember oluşturarak bombardıman, soğuk ve açlıktan ölüme mahkum ettikleri şehri ayakta tutan kadınlar oldu. Kadınlar siper kazmaktan nöbet tutmaya, fabrikada çalışmaya kadar her işi üstlendi. Geride bıraktıkları belgeler, günlük hayatın ayrıntılarıyla doluydu. Kahramanlıkları da bu ayrıntılarda gizliydi.

 
Dehşet Hikayeleri

ROMA’DA MÖ 1. YÜZYIL VE SONRASINDA ARENA 

Eski Roma’da en alt sınıfa mensup olan veya vatandaş olmayanlara uygulanan idam türleri içinde insanların en çok sevdiği “hayvanlara mahkum edilmek” yani damnatio ad bestias cezasıydı. Romalıların circus adını verdiği, bugünkü stadyumlara benzer arenada, seyircilerin kahkaha ve alkışları arasında mahkumlar uzak diyarlardan getirilmiş aslanlar, leoparlar, filler, timsahlar, atmacalar tarafından parçalanırdı. Seyirciler de bu sırada “en son kim canlı kalacak” diye bahis oynardı.

 
Dehşet Hikayeleri

Memlûkler’de kanlı şenlikler ve şiddet pornosu 

1250 ila 1517 arasında hüküm süren Memlûkler, Moğol istilasını durdurdular, Haçlı ordularını yokettiler, siyasi tarihe geçtiler. Ancak onlarla ilgili az bilinen, gündelik hayatta yaşanan şiddetin sıradışı karakteriydi. Ortalama her 5 yılda bir hükümdarın değiştiği Memlûk toplumunda, eski yöneticinin evi, ailesi, yakınları yokediliyor, parasına el konuyor ve böylelikle “sokaktaki vatandaşın gazı alınmış”, ekonomik sorunlar ertelenmiş oluyordu.

 
Dehşet Hikayeleri

Cellat Franz Usta: İtinayla işkence yapılır 

“Cellat uyandı yatağında bir gece / ‘Tanrım’ dedi ‘Bu ne zor bilmece: / Öldükçe çoğalıyor adamlar / Ben tükenmekteyim öldürdükçe’...” Ataol Behramoğlu’nun 1974’te yazdığı dizeler, adeta 450 yıl önceki Nürnberg celladı Franz Schmidt’in ruh halini anlatıyor. 45 yıllık kariyeri boyunca 361 kişiyi idam eden, sayısız insanı kamçılayan, damgalayan, yakan Franz Schmidt, emekli olduktan sonra anatomi bilgisinden dolayı hekimlik yapmıştı.

 
Dehşet Hikayeleri

BİR KORE TRAJEDİSİ: PRENS SADO’NUN KATLİ 

Tarih oğlunu öldüren hükümdarlarla doludur ama bu idamlardan pek azı Çoson (Kore) Krallığı’nın veliahtı Prens Sado’nun 1762 Temmuz’undaki ölümü kadar tuhaf ve korkunçtur. Shakespeare trajedilerine taş çıkaran bu gerçek öyküde, babası Kral Yongjo tarafından bir pirinç sandığına kilitlenen prens, sekiz gün sonra ölür. Veliahtın eşi Prenses Hyegyong, yıllar sonra olayın perde arkasını anlatacaktır.

 
Dehşet Hikayeleri

STRASBOURG, 1518: TARİHİN EN ÜNLÜ TOPLU DANS SALGINI

Ekonomik çöküntü ve umutsuzluk içinde ölene kadar dans!

 

Ortaçağ sonu ve Rönesans döneminde Avrupa’da Ren kıyısındaki kentlerde bir dizi dans salgını yaşandı. En ünlüsü Strasbourg’dakiydi. Tek bir kişi dans etmeye başlayınca, onu görenler de çılgınlığa katıldı. Tanıklar, salgın zirve noktasına ulaştığında, günde 15 kişinin öldüğünü iddia ettiler. Bu dans “vebasının” nedeni sevinç değil, ekonomik ve ruhsal çöküntüydü. Bir toplu dehşetin arkasındakiler...

 
Dehşet Hikayeleri

MAHOMMAH GARDO BAQUAQUA (1824-1857) 

Amerika’da köleliğin en uzun sürdüğü (1530-1888), Afrikalı köle sayısının en yüksek olduğu (5 milyon) ülke ABD değil, Brezilya’ydı. Mahommah Gardo Baquaqua, bu ülkedeki Afrikalılar arasında, başına gelenleri kendi sesiyle anlatabilmiş tek köleydi. 1854’te yayınlanan biyografisinde, Afrika’daki çocukluğunu, köle gemisinde geçen korkunç okyanus yolculuğunu, Brezilyalı “sahiplerinin” acımasızlığını, kölelikten kurtuluşunu anlattı.