Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

Dünün tecrübeleri ışığında günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye'nin vasıflı özet gündemi... #tarih'te bugün bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

 

 

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Kategori: El Yazmaları

El Yazmaları

NUTKU, GÜFTELERİ, BESTELERİ… 

Fasl-ı Müntehâbat (Seçilmiş Besteler) adlı, güfte, beste ve ilahiler içeren elyazması mecmuanın, sarayda icra edilen “huzur” fasılları için, hattat da olan 3. Mustafa’nın kendisi tarafından veya dönemin bir hattatınca hazırlandığı olasıdır. Cihangir (!) mahlasıyla şiirler yazan 3. Mustafa (1717-1774) 40 yaşında tahta çıkabilmiş, büyük felaketler yaşanan bir dönemde, bir Edirne gidiş-dönüşü dışında İstanbul’dan öteye, Bursa’ya, İzmit’e dahi gitmemişti.

 
El Yazmaları

1876'DA İMPARATORLUĞUN ZİRVESİNDE BÜYÜK KAOS

Osmanlı Devleti’ni sarsan 3 ay: Yazıldı fermanlar/ ‘hal’edildi’ sultanlar/ katledildi Bakanlar

 

Mehmed Hamdi Efendi’nin “İnşa’-i Dağarcık” adını verdiği günlüğü (mecmua), payitahtta yaşanan en krizli döneme (30 Mayıs-31 Ağustos 1876) ışık tutan ayrıntılı bilgiler içeriyor. Gerileme dönemindeki Osmanlı Devleti dışarıda büyük problemler yaşarken, önce Sultan Abdülaziz sonra Sultan 5. Murat “delirdikleri” gerekçesiyle tahttan indirilmiş; bunu da onların bizzat göreve getirdikleri nazır, komutan ve şeyhülislamlar gerçekleştirmişti! Çerkes Hasan namında bir subay-kabadayı ise Bakanlar Kurulu’nu basarak birçok paşa ve görevliyi öldürmüştü.

 
El Yazmaları

İstanbul’dan Viyana’ya bir dostluk kuşatması 

Hattat olduğu için “Hattî” mahlasını alan Nişancı el-Hac Mustafa Efendi, 18. yüzyıl ortasında Osmanlı padişahı 1. Mahmud tarafından elçilik göreviyle İstanbul’dan Viyana’ya (Nemse-Nemçe) gönderilir. Kalabalık bir heyet ve birbirinden kıymetli hediyelerle Avusturya İmparatorluğu’na giden Hattî Mustafa Efendi, 11 ay süren gidiş-dönüş yolculuğunu, orada yaşadıklarını kaleme alır. Benzersiz bir tanıklık.

 
El Yazmaları

9. YÜZYILDAN ‘DOĞAÜSTÜ’ FELAKET HABERLERİ 

17. yüzyılda kaleme alınmış elyazması eser (mecmua), Abbasi döneminde Halife Mütevekkil’in saltanatı sırasında (847-861) yaşanan hadiseleri de naklediyor. Arap ve Fars edebiyatından alıntıların bulunduğu yazma eserde kimi büyük doğa olaylarının “doğaüstü” betimlemeleri ise bugünkü medya- sosyal medyadaki yalan haberlerin yanında “sempatik” kalıyor.

 
El Yazmaları

MEÇHUL SARAY KAPICIBAŞISININ NOTLARI 

19. yüzyıl başlarında kaleme alınan 250 sayfalık elyazması eser, Osmanlı Sarayı’nda yetişmiş, Türkçeden başka Arapça ve Farsça da bilen, üst kültürden bir saray aydınına ait. İçerisindeki bilgi ve notlar, hem o dönemin gündelik hayatına hem de çok daha eski tarihli hadiselerin o devirde nasıl anlaşılıp, algılandığına dair önemli bir kaynak.

 
El Yazmaları

MALAZGİRT FATİHİNİN HAYATINA MALOLAN HADİSE 

1561 tarihli Kitâb-ı Tevârih-i Muhtasar isimli elyazmasında, Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın Malazgirt’te elde ettiği zaferden bir yıl sonra, nasıl bir suikasta kurban gittiği anlatılıyor. Yazarı anonim bu kitaba göre, Berzüm Kalesi dizdarı Yusuf Ketüval tarafından saldırıya uğrayan Alp Arslan özgüvenine kurban gitmiş. Elinde hançerle üzerine doğru gelen Ketüval’e emrindekilerin müdahalesini engelleyen sultan, suikastçıyı ok atarak öldürmek isteyince, saltanatının 9. yıl, 9. gününde katledilmiş.

 
El Yazmaları

19. YÜZYIL İSTANBUL'UNDAN GERÇEK BİR KESİT

Hazine-i Hassa muhasibi Hâfız Vehbi Efendi’nin gündelik hayat notları

 

1888’de vefat eden Hâfız Vehbi Efendi’nin 1850’lerde tutmaya başladığı günlüğü, o dönem Osmanlı dünyasındaki birçok hadisenin nasıl meydana geldiğine ve algılandığına dair ipuçları içeriyor. Ancak günlüğü neredeyse benzersiz kılan özellik, aynı dönemdeki bir dizi “önemsiz” sayılan ayrıntı ve yaklaşıma da yer vermesi. Tarih kitaplarında bulunmayan bir dönem ve insan analizi.