Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

Dünün tecrübeleri ışığında günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye'nin vasıflı özet gündemi... #tarih'te bugün bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

 

 

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Kategori: Hafıza-i Beşer

Hafıza-i Beşer

Meteor falan yok kardeşim; küreselciler bizi korkutup baskı altına almaya çalışıyor 

Dikkat ederseniz son 2 yıldır Covid-19 vesilesiyle öğrendiğimiz enteresan bir şey şu: Eğer mesela dünyaya yaklaşan dev bir göktaşı sözkonusu olsa, yaklaşan meteorun Merkür retrosunun Yay Burcu’nda yaptığı kavisin su evinden çıkıp toprak nahiyesine girmesiyle gerçekleşen alafortanfonik bir durumdan ibaret olduğunu, endişeye mahal olmadığını iddia edecek çok insan var. Olur da tehlike bertaraf edilirse? Hah işte o zaman da bütün komplocular “E biz demiştik, dünyaya her gün onlarcası düşen meteorlardan biri işte” diyecek… Neticede komplocular hiçbir zaman yanılmıyor; her zaman bir şekilde haklı çıkıyor.

 
Hafıza-i Beşer

Dolandırıcının dilemması: Meşhur Michelangelo ve sahtekarlıktan sanatkarlığa 

Michelangelo’nun patronu Medici ailesinden bir kuntiz, bakıyor bu Michelangelo’nun eli iyi işliyor, “Hacı” diyor, “Gel şöyle güzelinden bir Vaftizci Yahya heykeli yap ama Yunan tarzında olsun. Sonra bunu toprağa gömüp çıkartalım; antika diye Roma’da elimizi öpene 10 bin florine okuturuz”. Bildiğiniz tarihî eser dolandırıcılığının ilk hâli… Michelangelo, bu teklife “Ben fakir ama onurlu bir sanatçıyım!” diye karşı çıkmıyor; oturup sahte heykeli yapıyor. Bunu Roma’da bir kardinale okutuyorlar. Ancak olaylar biraz farklı gelişiyor…

 
Hafıza-i Beşer

Korkmasın hiç Romalılar Merttir göründüğü kadar Milleti hep o arkalar Gaayyus Jü-ül-yus Seeezar! 

Sezar’ı herkes bilir ama Lucius Caesetius Flavus’u neredeyse kimse tanımaz. Seçilmiş halk temsilcisi Flavus, Sezar’ın henüz imparator olmadığı dönemde, heykelinin başına takılan “kral” tacını kaldırtır ama bunun bedeli ağır olur. Sezar bu işe çok sinirlenir ve yargıya emrederek kendisini kral ilan edenlerin serbest bırakılmalarını sağladığı gibi Flavus’u da mahkemeye verir. E, dokunulmazlığı var. Sorun değil, onu da kaldırır!

 
Hafıza-i Beşer

Dünden bugüne hem tarihte hem gelecekte her yerde bizimle: 128 

Commodore 128, biliyorsunuz ki adını 128 kilobyte olan rastgele erişimli hafızasından (RAM) alıyor. Tabii bugün bırakın telefonu, buzdolabımızda bile daha fazla RAM var. Zaten bu 128 rakamı bilgisayarla ilgili işlerde çok sık karşımıza çıkıyor. Bu da doğal, çünkü kendisi 2’nin yedinci kuvveti. 128 ayrıca, bilhassa dans şarkılarında en sık karşımıza çıkan metronom değeri. İnsanın içine işleyen bir havası olduğu için spor salonlarında falan da genellikle hep böyle 128 bpm’lik şarkılar çalar.

 
Hafıza-i Beşer

Roma’nın konsül seçimini niye yeni yıl diye kutlarsın? 

Yılın başlangıcını Ocak ayına çeken de yine bizim kuntiz Romalılar. Jül Sezar’ın doğumgünüymüş diyen de var ama kulak asmayın. Bu Romalılar, Roma rakamlarını bulsalar da yıllara numara vermeyi akıl etmemişler; o yıl kim konsülse o konsülün adıyla anıyorlar yılı. E seçilen yeni konsüller de göreve Allah kısmet eder de bir aksilik çıkmaz, Senato falan basılmazsa Ocak ayında başladığı için; yılı götürüp Ocak’ta başlatmaya karar veriyorlar. Yoksa onlar da bal gibi biliyor; zira Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarının latincesi “yedi, sekiz, dokuz ve onuncu ay” demek.

 
Hafıza-i Beşer

Sıfırdan zirveye çıkanlar! 

Misal bizim Trakyalı Maximinus. Trakya’nın çocuğu, mehdilik iddiası olmayan alemci, neşeli bir delikanlı. Şartlar elverse çobanlığa devam edip muhabbetini hiç bozmadan Trakya’da gününü gün edecek. Aklımda kaldığı kadarıyla şartlar elvermiyor, çobanlıkla geçinmek güç, abi gidiyor Roma ordusuna asker yazılıyor. Roma ordusu günümüzdeki Amerikan ordusu gibi; asker olmak için Roma vatandaşı olmak şart değil, hatta askerlik yaptın mı Green Card cebinde…

 
Hafıza-i Beşer

Dağdaki çobanın oyu 

12 yıl önce sarfettiği “Ben vergi veriyorum, niye vergi vermeyen dağdaki çobanla benim oyum eşit mesela” sözleriyle büyük tepki çeken manken ve oyuncu Aysun Kayacı; aslında hem geçmişte uygulanan hem sonrasında defalarca dile getirilen bir sistemi gündeme taşımıştı.

 
Hafıza-i Beşer

Müsadereden ‘Vakıflama’ya malı-mülkü koruma rehberi 

Nasıl bugün birileri “Ulan kazandığım para için vergi istemesinler” ya da “Ulan günün birinde bu paraları çaldığımız ortaya çıkmasın” diyerek servetlerini İsviçre’de, Man Adası’nda, Cayman’larda falan depoluyorsa, bir zamanlar da “Hacı, bi vakıf kuralım, nasılsa vakıfların malına el konulamıyor” diyerek vakıf kuruluyor. Tabii bu elbette ne bize has ne de geçmişte kalan bir durum…