Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

Dünün tecrübeleri ışığında günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye'nin vasıflı özet gündemi... #tarih'te bugün bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

 

 

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Kategori: Milli Mücadele 100. Yıl

Milli Mücadele 100. Yıl

1920 ARALIK AYINDA DEĞİŞEN DENGELER

İstanbul’un auta çıkması Ankara’nın oyuna girmesi

 

İşgal altında bulunan İstanbul’daki hükümet, İtilaf Devletleri’nin de Padişah Vahdettin’e baskı yapması sonucu değişmiş, “Damat” Ferit yollanmış ve yerine Ahmet Tevfik Paşa getirilmişti. Yeni hükümet ve Mustafa Kemal liderliğindeki BMM üyeleri Bilecik’te 4-5 Aralık 1920’de biraraya gelecek, somut bir gelişme sağlanamayacak; İstanbul heyeti sonraki üç ay Ankara’da “misafir” edilecekti.

 
Milli Mücadele 100. Yıl

Anadolu direnişine Bolşevik yardımı 

3. (Komünist) Enternasyonal’in sömürge ülkelerinin bağımsızlık savaşlarını destekleme kararı doğrultusunda ilk Rus altınları, bundan tam 100 yıl önce, 8 Eylül 1920’de Erzurum’a geldi. Gelen 6 sandıktaki 400 kilo külçe altının yarısı Erzurum’da alıkondu, diğer yarısı ise Ankara’ya gönderildi. Yaklaşık iki hafta sonra ise, Tuapse’den kalkan motorlarla Trabzon’a 1-1.5 milyon altın ruble geldi.

 
Milli Mücadele 100. Yıl

Sèvres Antlaşması: Teslimiyetin de ötesi 

Bundan tam 100 yıl önce, Osmanlı Devleti’nin 10 Ağustos 1920’de imzaladığı Sèvres Antlaşması, Türkiye’yi ölçüsüz bir biçimde cezalandırıyor, ülkeyi fiilen parçalıyordu. Peki İstanbul’daki iktidar Sèvres’i, böylesine korkunç koşullar içeren bir antlaşmayı nasıl kabul edebilmişti? Üç sene sonra Lausanne Antlaşması’yla hükümsüz kalacak olan Sèvres’in perde arkasında, öncesinde ve sonrasında yaşananlar...

 
Milli Mücadele 100. Yıl

Sèvres Antlaşması: Teslimiyetin de ötesi 

Bundan tam 100 yıl önce, Osmanlı Devleti’nin 10 Ağustos 1920’de
imzaladığı Sèvres Antlaşması, Türkiye’yi ölçüsüz bir biçimde
cezalandırıyor, ülkeyi fiilen parçalıyordu. Peki İstanbul’daki iktidar
Sèvres’i, böylesine korkunç koşullar içeren bir antlaşmayı nasıl kabul
edebilmişti? Üç sene sonra Lausanne Antlaşması’yla hükümsüz kalacak
olan Sèvres’in perde arkasında, öncesinde ve sonrasında yaşananlar…

 
Milli Mücadele 100. Yıl

Kuvâ-yı Milliyye’den düzenli orduya doğru 

1920 Temmuz'u İstiklal Harbi sürecinde kritik gelişmelere sahne oldu. Yunan ordusunun Bursa'yı ele geçirmesi ve Denizli'de Demirci Mehmet Efe vakası Büyük Millet Meclisi'nde ciddi tartışmalara yol açtı. Mustafa Kemal'in "Batı Cephesi'nin yarılmasının onulmaz bir durum yaratmadığı ve asıl bundan sonrasının önemli olduğunu" söylemesi de Meclis'i teskin etmedi ama düzenli orduya geçiş noktasında önemli bir ivme sağladı.

 
Milli Mücadele 100. Yıl

SİVAS KONGRESİ (4 - 11 EYLÜL 1919)

Başta hayalkırıklığı, sonra zafere giden yol

 

Mustafa Kemal’in Amasya’da yaptığı çağrı karşılık bulmamış, Temmuz ayında Sivas’a gelen olmamıştı. 4 Eylül’de toplanan Sivas Kongresi’nde ise katılım düşük düzeyde kalmıştı. Fakat gerek kongrede alınan kararların etkisi, gerek sonrasında yaşananlar, Sivas’ı Millî Mücadele’nin kritik duraklarından biri haline getirdi.

 
Milli Mücadele 100. Yıl

DAMAT FERİT PAŞA HÜKÜMETİ VE İSTANBUL BASINI

Anadolu hareketleniyor, İstanbul uyuyordu

 

Erzurum Kongresi sırasında “Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa ve Rauf (Orbay) Bey, İstanbul’da ulusun iradesine bağlı, yani Meclis-i Mebusan’ın denetiminde olan bir hükümet kurulması için delegeleri ikna etmiş, son Osmanlı Meclisi’ne giden yolu açmışlardı”. O dönem İstanbul basınında çıkan Refî Cevat imzalı bir yazı, İstanbul Hükümeti’nin ve ona yakın gazetecilerin hem gelişmelerden hem de kişilerin pozisyonlarından pek haberdar olmadığını gösteriyor.

 
Milli Mücadele 100. Yıl

ERZURUM KONGRESİ

Millî Mücadele’nin en önemli dönemeci

 

Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa ve Rauf (Orbay) Bey, İstanbul’da ulusun iradesine bağlı, yani Meclis-i Mebusan’ın denetiminde olan bir hükümet kurulması için delegeleri ikna etmiş, son Osmanlı Meclisi’ne giden yolu açmışlardı. Özellikle Rauf Bey’in araya girmesiyle, 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’in, Mustafa Kemal Paşa’nın delegeliğini istemeyenleri kararlarından döndürmesi belirleyici olmuştur.