Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için  küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

#tarih’in 13 yıllık arşivinden özel bir seçkiyle günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye’nin özet gündemi... hap bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

 

 

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Kategori: Tasvirin Ardında

Tasvirin Ardında

ANADOLU’DA KÜÇÜK İNSANIN BÜYÜK AKSİYONU

Köylü ve isyan mecburiyeti: ‘Celâlîyim, Celâlîsin, Celâlî’

 

Bozoklu Şeyh Celâl, 1519’da Tokat’ta Safevî desteği ve mezhep gayesiyle ayaklandı. Kendisinden sonraki her nevi halk katılımlı isyan; ister mezhep ister geçim davasıyla ortaya çıkmış olsun, onun adıyla anıldı: Celâlî. Küresel kuraklık, nüfus artışı, yerel beylerin baskısı, eşkıyalık, coğrafi keşiflerin getirdiği ekonomik güçlükler derken, olan sıradan insana olmuş; çileden çıkıp gemi azıya alan çiftçi, şehirli yahut göçer evli, tüfeği elinde bulmuştu.  

Tasvirin Ardında

TÜRK-MÜSLÜMAN KÜLTÜRÜNDE KARDEŞLİK

Aynı kök, karın ve kan ama kardeşler düşman

 

Kandan, sütten veya ortak itikattan gelmiş olsun, kardeşlik Türk kültüründe büyük anlam ifade eden sıkı bir ilişkiydi. Ancak paylaşılamayan miraslar kardeşleri kaçınılmaz biçimde karşı karşıya getirdi. Nakkaşlar ve tarih yazarları kavgaları betimleyip ölümsüzleştirmeyi pek yeğlemediler. Bunu ancak merkezî söyleme dışardan katılan bir yazar ve ona eşlik eden nakkaş yapabildi.

Tasvirin Ardında

‘ÖÇ ALMA’NIN SOLMAYAN RESİMLERİ

İntikam: Tanrı’nın adını kötülük için kullanma

 

Doğu ve Batı kültürlerinde çeşitli din ve öğretiler kindarlık hislerini törpüleyerek uyumlu birer toplum yaratmayı hedeflemişti. Ancak yasa koyucular Tanrı’ya dayanarak birbirlerinden intikam almayı sürdürdüler ve bu ayrıcalığa yalnız kendilerinin sahip olduğunu ileri sürdüler. Öç almanın Osmanlı minyatüründeki tezahürleri.

Tasvirin Ardında

OSMANLI ÜLKESİNDE MAHPUSLUK HÂLLERİ

Sultan ‘Kafes’te özgür dünya dışarıda hapis…

 

Osmanlı zindanları azılı katillere, siyasi tutuklulara, yanlış anlaşılmış mazlumlara evsahipliği yaptı. Biçarelere su ve ekmek dışında bir şey verilmez, kadı efendinin yoklamasında pişman görünenler veya padişahın yüce affına mazhar olanlar paçayı kurtarırdı. Buna mukabil, Divan toplantısını “kafes’ arkasından izleyen padişah yegane özgür ve korunaklı insandı; zira dış dünyayı tümüyle hapsetmişti.

Tasvirin Ardında

AFETTEN KURTULMANIN MADDİ-MANEVİ STRATEJİLERİ

Felaketten sağ çıkmak için duayı takiben ‘eylem’ şart

 

Osmanlı toplumunda musibet, kaynağını Tanrısal iradeden alır. Ondan kurtulmanın yolu Hakk’a sığınmak, ruh ve pirlerden medet ummak, adaklar adamak olduğu kadar bazen acımasızlığa varabilen maddi tedbirlerdir. Konyalı Kürt Kadı, Evliya Çelebi ve Tahir-Tayyib kafadarların hikayeleriyle felaketten sağ kurtulmak için izlenen yollar, geliştirilen metotlar…

Tasvirin Ardında

ŞENLİK VE TEKNOLOJİ

Roket var, otomat var alkış alan bahşişi kapar

 

Osmanlı şenliklerinin minyatürlü ve yazılı betimleri, bize Osmanlı evreninin mekanik ilmi açısından oldukça renkli ve gelişmiş bir görünüme sahip olduğunu düşündürecek veriler sunuyor. Bu teknolojik üretkenlik, savaşta ve günlük hayatta şölenlerde olduğu kadar sık görülmemiş. Hayret, alkış ve bahşişin teknolojiyi saman alevi gibi de olsa parlattığı anlar…

Tasvirin Ardında

GAYRİMÜSLİMLER VE DÜZENLEMELER

Osmanlı dünyasında ‘öteki’nin tasvir edilmesi

 

1856 Islahat Fermanı öncesinde Osmanlı toplumunu oluşturan unsurlar, modern anlamda eşitlikçi bir politika ile tanımlanmıyordu. Millet-i hâkime (yöneten millet) ile millet-i mahkûme (yönetilen millet) sözkonusuydu ve bu unsurlar da kendi içlerinde Rum, Yahudi ve Ermeni başta olmak üzere ayrılmıştı. Ancak Osmanlı toplumunda esas toplumsal ayrım, belirgin biçimde din esasına dayanmayan yönetilen ve yöneten ayrımıydı.