17. yüzyıl bilgini Kâtip Çelebi, ancak 20. yüzyılın başında Bursalı Mehmet Tahir Bey tarafından kapsamlı şekilde araştırılıp, kitaplaştırıldı. Onun 20. yüzyıl başlarında yayımlanan eserleri, Kâtip Çelebi üzerine en önemli referans eserlerini oluşturuyor. 

Osmanlı bilim dünyasında 17. yüzyılda yetişen büyük bir bilgin olan Kâtip Çelebi, bibliyografya ve biyografi alanında verdiği önemli eserlerle sadece ülkemizde değil dünyada da tanınmış bir biliminsanıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yetişen Osmanlı şair, yazar, din bilgini, mutasavvıf pek çokeser sahibinin hayatını anlatan Bursalı Mehmed Tahir Bey (1861 Bursa-1924 İstanbul) ise kaleme aldığı Osmanlı Müellifleri ile Kâtip Çelebi’nin takipçilerinden olmuş büyük bir tarihçidir. 

1881’de Mekteb-i Harbiye’yi bitirerek Manastır, Üsküp (1897), Selânik (1904) askerî rüştiyelerinde tarih ve coğrafya öğretmenliği yapan Bursalı Mehmed Tahir Bey, biyografik çalışmaları ile ünlenmiştir. Şairliğinin yanısıra Osmanlı şair ve din bilginleri, tasavvuf büyükleri hakkında, kaynak değerinde biyografileriyle tanınmıştır. En önemli eseri üç ciltlik Osmanlı Müellifleri’dir (1918- 24 arasında yayımlandı. 1971’de İngiltere’de Gregg International Publishers Ltd. tarafından tıpkıbasımı gerçekleştirildi. 1971- 75 yıllarında da sadeleştirilmiş baskısı yapıldı). 

Bursalı Mehmed Tahir Bey’in Osmanlı Müellifleri’ni hazırlarken kullandığı kaynakların başında Kâtip Çelebi’nin çalışmaları gelmektedir. Bunu, Çelebi hakkında kaleme aldığı kitabının önsözünde “Osmanlı Müellifleri içinde âsârından (eserlerinden) en çok istifade ettiğim zevâttan Kâtip Çelebi’nin tercüme-i halini müverrih-i meşhûr (Âli) ile beraber 1322 (1904) tarihinde (Selânik’de iken) yazıp risale halinde bastırmıştım” şeklinde ifade eder. 

Bursalı Mehmed Tahir Bey 

Bursalı Mehmed Tahir Bey, Kâtip Çelebi’den o kadar çok yararlanmıştır ki, Osmanlı matbuatında bu büyük bilgin hakkında müstakil yayın yapan tek kişidir. Mehmed Tahir Bey’in özellikle üzerinde durduğu insanların başında gelen Kâtip Çelebi hakkında iki kez müstakil risale çıkarmış, büyük başvuru kaynağı Osmanlı Müellifleri’nde ise 8 sayfalık geniş bir bölümde bu büyük bilgini anlatmıştır. 

Tahir Bey, Kâtip Çelebi’yi ilk kez 1904’te Osmanlı tarih dünyasının iki ünlü isminin hayatını yazdığı Müverrihîn-i Osmaniyyeden Âli ve Kâtib Çelebi’lerin Terceme-i Halleri (Selânik, Hamidiye Mekteb-i Sanayi Matbaası, 1322/1904, 47 sayfa) isimli kitabında tanıtmıştır. Benim tesbitlerime göre bu kitap, Osmanlı matbuatında ayrı, özel bir kitapçık olarak Kâtip Çelebi sözeden ilk kitaptır. Selânik’te Hamidiye Mektebi matbaasında basılan bu kitabın geliri de okulun yararına bırakılmıştır. 

Bu kitabın basıldığı tarihten sonra Selanik’in Osmanlılar tarafından terkedildiği yıl İstanbul’a yerleşmiş bulunan Bursalı Mehmed Tahir Bey, Selanik’te bastırdığı kitabını bu sefer sadece Kâtip Çelebi ile sınırlayarak ikinci kez bastırmıştır (Kâtip Çelebi, Dersaadet, Kanaat Matbaası, 1331/1915, 30 sayfa.) 

Bu çalışmanın 8 Mayıs 1915 (25 Nisan 1329) tarihli ‘ifade-i mahsusa’sında, yani önsözünde: “Osmanlı müellifleri içinde âsârından (eserlerinden) en çok istifade ettiğim zevâttan Kâtip Çelebi’nin tercüme-i halini müverrih-i meşhûr (Âli) ile beraber 1322 (1904) tarihinde (Selânik’de iken) yazıp risale halinde bastırmıştım. Az zaman zarfında mezkûr risalenin nüshaları kâmilen satıldığı cihetle bugün yanımda ancak bir nüsha kaldı. İstanbul’a geldikten sonra Çelebi merhumun âsârına dair yaptığım tettebuat semeresi olmak üzere bir hayli malumat-ı zaideye destires olduğumdan mezkur zevaidi birinci tab’ının münasib nokatına ilave ederek ve icâb eden mahallerini de mahv u isbat eyleyerek bu risaleyi meydana getirdim. Erbâb-ı dâniş ve irfân hasbel-beşeriye gördükleri hataları tashih ve noksanlarını ikmâl buyururlarsa Maarif-i Osmaniyeye hizmet etmiş olurlar” demektedir. 

Bursalı Mehmet Tahir Bey’in Katip Çelebi ile ilgili çalışmaları Osmanlı tarihindeki ilk ve en önemli eserlerdi. 

Bursalı Mehmed Tahir Bey’in Kâtip Çelebi’ye olan ilgisi ve ısrarını hayatının son senesine kadar sürdürür. 1924’te Osmanlı Müellifleri’nin üçüncü cildinde son kez Kâtip Çelebi’yi 8 sayfada uzun uzadıya anlatır (İstanbul, 1924/1342, 3. Cilt, sayfa: 124) 

Yaşamının son yılında bile Kâtip Çelebi hakkında araştırmalarını sürdüren Bursalı Tahir Bey, Osmanlı Müellifleri’nin son cildinin “Katip Çelebi: Hacı Halife” başlıklı sayfalarında evvelce yayımlamış olduğu kitaplarındaki bilgiyi de harmanlayarak yeni bilgiler ilavesiyle geniş bir yaşamöyküsü kaleme almıştır: 

“Bu zât-ı âli şehrî ü’l-asl olup Abdullah Efendi namında bir Osmanlı askerinin Mustafa ismindeki oğludur. Bir taraftan tahsil-i ilme sâi olmağla beraber muhtelif memuriyetlerde memâlik-i Osmaniyenin kısm-ı azamını dolaşarak nihayet İstanbul’da karar kılıp telifatının ekserini burada ikmal etmiştir. Danişverân-ı Osmaniye meyanında zaman itibariyle hâtime-i mütekadimin ve reis-i mütehhirin add oluna gelmiştir. Vefatı (1067’de), kabri Dersaadet’te Vefa Mahallesinde (Zeyrek’e) inen caddenin sol tarafında kendi namına mensup muhterik mektebin sahasındadır. 

Süvari kaleminde ikinci halife olan sahib-i tercüme (Hacı Halife – Katib Çelebi’nin) 1067 zilhiccesinin on beşinci günü fücceten irtihal ettiği bir nüshası Yıldız kütüphanesinde mevcud (Mi’yar ü’l-Düvel ve Misbâr ü’l-Milel) hatimesinde mevcuttur” gibi bilgileri yaşamının son yılında yayımlayan Bursalı Mehmed Tahir Bey, tıpkı Orhan Şaik Gökyay gibi bizlere Kâtip Çelebi’yi tanıtan insanlardandır.