ASKERÎ HEKİM, YÖNETİCİ, AKADEMİSYEN, SİYASETÇİ

1862 Arnavutluk doğumlu Besim Ömer, parlak bir eğitim kariyerinin ardından hekim olmuş; başta Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Veremle Mücadele Cemiyeti olmak üzere birçok kurumda yöneticilik yapmış, üniversitelerde ders vermiş, yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, milletvekilliği yapmış, bir dizi önemli kitaba imza atmış müstesna bir hocaydı. Dramatik şekilde 1940’da vefat eden Besim Ömer Akalın, daha önce de iki kez mucizevi şekilde ölümden kurtulmuştu.

General Doktor Besim Ömer Akalın, Afife Hanım ve Ömer Şevki Paşa’nın ikinci çocuğu olarak 1 Temmuz 1862 (3 Muharrem 1279) tarihinde Arnavutluk’ta, Narda kasabasında dünyaya geldi. Bir zaman sonra aile İstanbul’a yerleşmiş, baba Ömer Şevki Paşa sürgün cezası alıp Sinop’a sürülmüşse de Besim Ömer İstanbul’da öğrenimine devam etmiş. İstanbul’da Askerî Rüştiye’de ve sonra Kuleli Askerî Tıbbiye Mektebi’nde okumuş, 6 Haziran 1889 (25 Mayıs 1305) tarihinde mezun olmuş.

Haydarpaşa Tatbikat Hastanesi’nde yüzbaşı rütbesiyle görev yapan Besim Ömer doğum branşını seçmiş ve Paris’e eğitime gönderilmiş. Eğitimini tamamlayıp Paris’ten dönen Besim Ömer öğretmenlik görevlerinden sonra Kızılay Cemiyeti ikinci reisliği vazifesine atanmış; Türkiye’de kadınlara ilk kez hastabakıcılık dersi vermiş; Veremle Mücadele Cemiyeti ikinci reisliğine seçilmiş.

Besim Ömer’in  yetiştirdiği 284 hemşire 1. Dünya Savaşı sırasında hizmet vermiştir. Yine 1917’deki Himaye-i Etfâl Cemiyeti’nin (Çocuk Esirgeme Kurumu) kurucuları arasındadır. Besim Ömer Akalın pek çok kurumda görev almasının yanısıra tıp fakültesinde hıfz-ı sıhha ve kadın hastalıkları dersleri de okutmuştu. İstanbul Üniversitesi’nde dört sene rektörlük de yapan Besim Ömer Akalın, 5. ve 6. Dönem (1935-1943) Bilecik milletvekili olmuştu.

Doktor Besim Ömer Akalın 79 senelik hayatı boyunca iki kez ölümle burun buruna gelmiştir. İlki Ağustos 1911’dedir. İstanbul’da bir doğum için Anadolu yakasına geçerken bindiği vapurun yolcu fazlası nedeniyle yavaş yavaş batışı esnasında üç kişiyle birlikte denize düşmüştür. Bu sırada başını çarpan Besim Ömer pervanenin akıntısı ile boğulma tehlikesi geçirmiş, denize atlayan tıbbiye öğrencileri tarafından baygın halde kıyıya çıkarılmış, arkadaşlarından Doktor Bafralı Yanko tarafından yarım saat suni teneffüs yapılarak hayata döndürülmüştür. İkinci ilginç hadise ise 1912’de ABD’de düzenlenen sağlık kongresine gitmek üzere İngiltere’nin Southampton limanından kalkacak Titanic vapuruna bilet almasıdır. Besim Ömer, Fransa’da rıhtıma geç kalması sonucu gemiyi kaçırmış, yine mutlak bir ölümden dönmüştür.

Bilime adanmış bir hayat Besim Ömer Akalın, 79 yıllık hayatında çocuk bakımı, kadın-doğum, nüfus siyaseti gibi konularda 80’in üzerinde bilimsel esere imza atmıştı.

Besim Ömer’in ölümü de yaşantısı gibi ilginçtir: 19 Mart 1940 Salı günü yanında milletvekili Numan Bey ile birlikte Ankara’da Şehir Lokantası’nda öğlen yemeği sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeder. Anlatılana göre Besim Ömer ve arkadaşı Numan Bey istedikleri bifteğin iyi pişmediğini görerek garsona yeniden pişirilmesini söylerler. Bu arada epey sinirlenen Besim Ömer Bey fenalaşır. Boş bir salona alınan Besim Ömer Bey için Numune Hastanesi’nden doktor çağrılır. Dr. Şerif Korkud’un bütün müdahelesine rağmen Besim Ömer vefat eder.

Besim Ömer Akalın’ın ölümü büyük üzüntü yaratır. Kardeşi Agah Ömer onun hatırasını canlı tutmak için büyük çaba sarfetmiştir. Ailenin damadı Galip Mutlu da bu konuda o dönem Ankara Radyosu’nun “Geçmişte Bugün” programını hazırlayan Feridun Fazıl Tülbentçi’ye bir mektup yazmıştır:

Galip Mutlu’dan Tülbentçi’ye… Ailenin damadı Galip Mutlu’nun, Dr. Besim Ömer’in vefatının beşinci yılında (1945) Feridun Fazıl Tülbentçi’ye yazdığı mektup.

“Çok muhterem Beyefendi,

19 Mart 1945 merhum Doktor General Besim Ömer Akalın’ın beşinci sene-i devriye-i vefatıdır. Geçen seneki gibi bu sene de “Geçmişte Bugün” saatinizde merhuma bir yer ayırmanızı istirham ederiz.

Besim Ömer 79 senelik ömrünün yarım asrını hocalıkla geçirmiş 80 küsur ilmi eser ve pek çok risâle ve makaleler neşr etmiş, muhtelif memleketlerde müteaddid Kırmızı Haç konferansına iştirak etmiş, Kızılay’ı memlekette yeniden teşkil etmiş, Süt Damlası ve Himâye-i Etfâl müesseselerin tesis ve bunların uzun zaman fahri reisliklerinde bulunmuş, Darülfünûn Eminliği, Tıp Fakültesi riyâseti vazifelerinde bulunmuştur.

Memlekette hastabakıcılığın gelişmesinde çok önemli bir rol oynamış asrî ebelik ve kadın hastalıkları bilgisini memlekete ilk getiren o olmuştur. Doğum evlerinin açılmasında pek büyük yardım ve hizmetleri dokunan üstad çocuk bakımı, teksir-i nüfus, nüfus siyaseti gibi yazdığı eserlerle de büyük hizmetlerde bulunmuştur.

Millet Meclisi’nin beşinci ve altıncı devrelerinde Bilecik Milletvekili vazifesini ifâ ederken beş sene evvel bugün Ankara’da hayata gözlerini ebediyyen yummuştur.

Berâ-yı izahât arz eyler, derin saygılarımın kabulünü rica ederim.

Merhumun biraderinin damadı

Babıâli Caddesi 18 numarada mukim

Galip Mutlu

(17.03.1945)”