#tarih
Neşriyat

Edebiyat ve tarih arasındaki köprü

Türkçülüğü, araştırmalarıyla ete kemiğe büründüren Fuat Köprülü’nün (1890-1966) bütün eserleri yeniden yayımlanıyor. Köprülü, tarih ve edebiyat araştırmalarına getirdiği çağdaş düzeyde yeniliklerle tanınır.

YAHYA KEMAL TAŞTAN

Geleneksel vekayinâme yazıcılığı yerine edebiyat, kültür ve siyasal tarih alanlarını modern bilim temeline oturtmada öncü olan Fuat Köprülü, kaynak kullanımı, irdeleme ve karşılaştırmada çığır açtı; Türk tarihçiliği için, Orta Asya’dan Anadolu’ya bütüncül bakış önerdi. 1920’lerden 1950’lere onun düzey ve verimliliğinde özgün ve yoğun, kitap ve makale yazan, öğrenci yetiştiren yoktur.

Ailesi bir daldan Köprülülere bağlanan Fuat Köprülü, 4 Aralık 1890’da Sultanahmet’te doğdu. Ayasofya Merkez Rüştiyesi ve Mercan İdadisinde eğitim gören Mehmet Fuat, edebiyata ilgi duydu; Farsça, Arapça ve Fransızca öğrendi. Hukuk Mektebindeki eğitimden tatmin olmayarak üçüncü sınıfta okulu bıraktı. O dönem ilgilendiği sosyoloji ve iktisat, ona gelecekteki çalışmaları için zemin hazırladı.

Fecr-i Âti topluluğunun kurucuları arasında yer alan Köprülü, Servet-i Fünûn’da şiirler, yazılar kaleme aldı. Balkan Savaşları’nın da etkisiyle, önce mesafeli yaklaştığı Türkçülük fikrini benimsedi. Bunda İttihat ve Terakkî Partisi, Ziya Gökalp ve çevresiyle kurduğu ilişki belirleyici oldu. Gökalp, Türkçülüğün Esasları eserinde onu, Türkoloji alanının büyük bilgini olarak sunar.

Üretken eğitmen

Genç yaşında, üstelik üniversite eğitimini yarıda bırakmış birinin Darülfünûn’da kürsü sahibi olacağı haberi bazı çevrelerce yadırgandı. Ancak o, Türk edebiyatı tarihini okutacak daha yetkili kimsenin bulunmadığı iddiasıyla adaylığını ilan etti. Bilgi Mecmuası’nda yayımladığı “Türk Edebiyatı Tarihinde Usul” makalesi ona üniversite kapısını araladı. 23 yaşındayken, Darülfunûn’da Türk Edebiyatı Tarihi muallimliğine ve sonra da müderrisliğine getirildi.

Fuat Köprülü’ye haklı bir şöhret kazandıran 1918’de basılan Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar adlı eseri oldu. 1920’de ilk cildini yayımladığı Türk Edebiyatı Tarihi de Batılı Türkologlar arasında geniş yankı buldu. Anadolu’da İslamiyet çalışması da din ve tasavvuf tarihi araştırmalarında önemli bir yer edindi.

Cumhuriyet’in ilanından sonra yayınlanan Türkiye Tarihi’nde, Türklerin Anadolu’yu yurt edinmelerine kadar olan tarihini irdeledi. Atatürk, Köprülü’ye bir tebrik mektubu gönderdi. 1924’te Edebiyat Fakültesi dekanlığına atandı. Darülfünun’a modern bir kütüphane kazandırmaya uğraştı ve birçok yazma eser koleksiyonunun satın alınmasına aracılık etti. 12 Kasım 1924’te kurulmasını sağladığı Türkiyât Enstitüsü onun en büyük eseridir. Enstitü’nün en önemli faaliyetleri Türkiyât Mecmuası ve Türklüğe dair yayınlardı.

Köprülü, inkılapları yeni bir milli ülkü yaratacağı heyecanıyla benimsedi ama Arap harflerinin terk edilerek Latin harflerinin benimsenmesine karşı çıktı. Bu konudaki ısrarı üzerine bir gece yarısı konağından alınarak meçhul bir yere götürüldü ve o günden sonra Latin harflerinin savunucuları arasında yer aldı.

Köprülü, şapka yeniliğini (1925) izleyen günlerde ‘çarliston’ şapkası dizinde bir toplantıda. Cengiz Kahraman koleksiyonu

1933’de İstanbul Üniversitesi kurulduğunda Köprülü yine Edebiyat Fakültesi dekanı oldu ve Ordinaryüs Profesör unvanını aldı. 1934’te The Encyclopedia of Islam’ın yazarları arasına katıldı. Paris’te Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşuna ilişkin verdiği konferanslar Les Origines de l’Empire Ottoman (1935) adıyla neşredildi; Türk Halk Edebiyatı Ansiklopedisi’ni yayınlamaya başladı. 1941’de Türk Saz Şairleri eserinin 2 ve 3. ciltlerini yayınladı. 1940’ta Türkçe yayınlanacak İslâm Ansiklopedisi’nin yazarları arasında yer aldı.

11 Mart 1935’te Atatürk’ün isteğiyle Kars milletvekili oldu. 1940’larda CHP içi muhalefetin liderlerinden biriydi. 7 Ocak 1946’da Bayar ve Menderes ile birlikte Demokrat Parti’yi kurdu. Parti programını hazırlayan Köprülü, partinin ideolojisinin şekillenmesinde rol oynadı. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yaptı. Başbakan olma beklentisi içindeki Köprülü, Menderes’in seçilmesiyle hayal kırıklığına uğradı; partiden istifa etti.

1958’de Harvard Üniversitesi’nden aldığı davet üzerine bir yıl ABD’ye gitti. Döndükten sonra Demokrat Parti’ye karşı Millî Muhalefet hareketi içinde yer aldı. 1960 askerî darbesinden sonra, 6-7 Eylül olaylarında rolü bulunduğu gerekçesiyle Yassıada’da yargılandı. 5 Ocak 1961’de beraat etti. 16 arkadaşıyla Yeni Demokrat Parti’yi kurduysa da başarılı olamayan parti, kendini feshetti. Köprülü, 1962’den itibaren yarım kalmış eserlerini tamamlamaya çalıştı. 28 Haziran 1966’da vefat etti.

Batılı bilim adamlarınca “Türk akademi dünyasının Atatürk’ü” olarak nitelendirilen Köprülü’nün eserleri bir külliyatta toplanıyor. 22 kitabın ilk üçü yayımlandı.

Fuat Köprülü’nün ricası üzerine tarihçi Ali Nihat Tarlan’ın (1898-1978) ve hattat Hamit Aytaç’ın (1891-1982) hazırladığı hat, torun Faiz Bey’in doğumunu müjdeliyor. Fotoğraf: Özgür Güvenç

Torun Köprülü anlatıyor

‘Kitap yatarak okunmaz!’

Pembe Köşk’teki kütüphane benim oyun alanımdı. Dedem Fuat (Köprülü) Bey, araba, gemi gibi oyuncaklar yerine, bana üzerine yazabileceğim antetli kağıtlar verirdi. Kalemleri nasıl açacağımı gösterir; fakat fazla açmamam hususunda da uyarırdı. Kalem kıymetliydi. En kızdığı şeylerden biri yatarak ya da uzanarak kitap okunmasıydı. Bir yazar, eserini göz nuru dökerek yazdıysa; ona saygının gereği, eserinin oturarak okunmasında fayda olduğunu söylerdi. Dedem, ebced hesabıyla tarih düşürmeyi, yani harflere karşılık gelen değerlerle bir olayın gerçekleştiği tarihi belirtmeyi iyi bilen yakın arkadaşı Ali Nihat Tarlan’dan benim için de tarih düşmesini istemiş. İşte dedemin bana en büyük armağanlarından biri, Ali Nihat Tarlan’ın tarih düştüğü ve hattat Hamit Aytaç’ın yazdığı belgedir: “Söyledi Tarlan böyle tarih bir gelir. En büyük ulvi Rabbanidir evlat insana. Geldi Faiz, Asuman’dan Orhan’a.”

Türk Edebiyatı Tarihi
Mehmet Fuad Köprülü Alfa Yayıncılık
İslam Medeniyeti Tarihi
Mehmet Fuad Köprülü Alfa Yayıncılık
Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri
Mehmet Fuad Köprülü Alfa Yayıncılık
Hazırlayanlar: Mustafa Küpüşoğlu, Seda Ç. Şan
Exit mobile version