#tarih

Edito

‘Katliamlar ne kötü be birader’

Rutin kelimesi Fransızcadan geliyor. Yol kelimesi yani “route”, bir küçültme ekiyle “routine” hâlini almış; sonra da dilimize girmiş. Her gün... ...

Tarihle elele: ‘Umut ile, sevda ile, düş ile..’

Mustafa Kemal çok uzun yılların ardından, merkezi Ankara olan bir devlet hayali kurdu. Son olarak 10 yıllık bir savaştan (1912-22)... ...

Layık olmak veya olmamak: İşte bütün mesele bu

“Geçmiş dönemlerin çok yönlü zanaatkarları dalkavuklar, ne yazık ki hünerlerini değil dalkavuk sıfatlarını, yeni zamanın haysiyet yoksullarına bırakarak dünyamızdan çekilmiş... ...

Ölümüne Türkiye!

Ülkemizde çok çok uzun yıllardır, yani Anadolu coğrafyasında yurt kurma zamanlarından bu tarafa değişmeyen bir takım anlayış ve uygulamalar vardır. “Bize özgü” ve ne Batı’da ne de Doğu’da görülmeyen bu gündelik hâllere biz “âdet” deriz. ...

‘20yearschallenge’ ve bizler

Sosyal denilen medyada en sosyal hadiselerden biri yi-ne tarihle ilgili. 20’li yaşlardan fotoğraf paylaşmayan az kişi var. Kendinden bahsetmek, kendini göstermek gibi “hoşluk”lara çok daha fazla ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz. Yakın tarihle ve kendimizle olan ilişkimizi bu suretler üzerinden diğerlerine gösterirken, esas olarak ne düşünüyoruz acaba? ...

‘20yearschallenge’ ve bizler

Sosyal denilen medyada en sosyal hadiselerden biri yi­ne tarihle ilgili. 20’li yaşlardan fotoğraf paylaşmayan az kişi var. Kendinden bahsetmek, kendini... ...

Erkek tarihin alçak zamanları

 Nâzım Hikmet 1945’te yazdığı Piraye İçin Yazılmış Saat 21.00/22.00 Şiirleri’nde “dünyanın hâli gibi hâlimiz…” der. 2. Dünya Savaşı, Pasifik cephesinde de... ...

Sağlam kafa, sağlam vücutta

 Ülkemizin uzun tarihinde, baştakilerle aşağıdakiler arasındaki ilişkiler diğer milletlerden oldukça farklı olmuş. Bugün iktidar dediğimiz güç odakları, geçmişte de esas... ...

Virüsle ‘güncellenen’, ‘format atılan’ ev hayatı

Ev içinde bulunma, yaşama ve çalışma hâli, yaklaşık 1 yıldır dünyadaki hemen herkesin hayatını değiştirdi. Adeta “format atılan” veya “güncellenen”... ...

Krizi fırsata dönüştürmek!

 Yani hayatta kalmaya, hayatı idame ettirmeye çalışmak değil; olumsuz bir vaziyetten faydalanmaya çalışmak. Son yıllarda sıklıkla tekrarlandığı için, ilk duyuşta... ...

Ne içindeyim Korona’nın ne de büsbütün dışında…

Ahmet Hamdi Tanpınar yakın tarihimizdeki müstesna edebiyatçılardan biriydi. Aşiyan’daki mezarının üzerinde, o meşhur şiirinden başındaki iki mısra yazılıdır: “Ne içindeyim... ...

Mustafa Kemal Atatürk’le… Birlik ve beraberlik içinde…

Bu sene başından beri tüm dünyayı etkileyen salgın hastalık, aslında virüsten ziyade insan türünün kendisinin ne denli tehlikeli olduğunu ortaya... ...

Troller, siyasiler ve kalite…

Daha önceki devirlerde matbuat ve basın olarak isimlendirilen medya, yani Anglo-Saksoncadaki “haber kağıdı”, Latincedeki “gazete”; günümüz dünyasında malum çok genişleyerek... ...

Anka kuşu Türk kökenlidir

Tarihten/geçmişten özenle seçtiğimiz, hatta bugünkü ihtiyaçlarımıza göre yeniden biçimleyip değiştirdiğimiz parçalarla hayata devam ediyoruz. Tarihî şahsiyetleri işimize, ideolojimize geldiği gibi kullanmak hem dün hem de... ...

Tarih algısı, akıl sağlığı

Bu topraklarda yaşayan insanların sadece bugünü olduğu, dünü ve yarını bulunmadığı neredeyse kesin. Ayasofya’nın gündem olması da bir tarih, kültür... ...

‘Demokrasi geliyor Abede’ye’

Amerikalı ozan, besteci ve yorumcu Leonard Cohen, 1992 sonlarında piyasaya çıkan “The Future” adlı albümünde adeta “geleceği” görmüş, “Demokrasi” adlı... ...

COVID-19 gösterip sıtmaya razı etme…

Salgının ilk aylarındaki felaket hissi ve panik, tüm dünyada ve ülkemizde geçici bir dayanışmaya, samimiyetsiz bir kader ortaklığına, mesnetsiz bir... ...

Fedakarlar tarihe kalır, benciller silinir

Bu bir savaş. Ancak bu defa tek bir düşman var. Bundan tam 100 yıl önce, Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşuyla Millî... ...

Erkek ölümdür, kadın ise hayat…

İnsanlık, bildiğimiz kadarıyla hep ataerkil toplumlarda yaşadı. Ataerkil toplum, soyun babadan ilerlediği, erkeklerin egemen olduğu bir toplumdu. Oysa yakın zamana... ...

Jeolojik ve sosyal fay hatları

Askerî ve siyasi tarih “içerden bölünmüş” toplumların dış tehditlere karşı savunmasız kaldığını, bunların “harici mihraklar”ın saldırıları karşısında tutunamayıp kolaylıkla yıkıldığını gösteren sayısız örnekle doludur. ...

‘Laf oturtan’ cahiller…

Bilindiği gibi son yıllarda gerek kitap-dergilerde gerekse sosyal medyada yazıların çoğunluğu fikir yazısı değil. Bilgisizliğin yaygınlaştığı ve bunun normal, yeterli... ...

Şehitler ölmesin diye!

Yakın tarihte, yani 1. Dünya Savaşı’ndan bu yana dahil olduğumuz düzenli-düzensiz savaşlar üzerine Türkiye’de binlerce kitap-ma­kale yazılmıştır. Yüzbinlerce nutuk atılmış,... ...

Dışımızdaki ve içimizdeki şeytan

Dışımızdaki ve içimizdeki şeytan ...

Konunun uzmanı olmak

Konunun uzmanı olmak ...

Umutlu ve iyimser olabilir miyiz?

İmkansız değilse de epey zor. İstiklal Harbi ve sonrasındaki 10 yıllık dönemi, hem Mustafa Kemal Atatürk gibi müstesna bir liderle... ...

Suriyeliler, Suriyesizler ve biz Türkler

Bir yerin “yerlisi” olmak, Türkiye coğrafyasında ne kadar mümkün? Türkler geldiğinde Anadolu’da kimse oturmuyor muydu? Bugün ülkemizdeki her iki aileden... ...

İktidar, muhalefet ve ahlak üzerine

İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimini Ekrem İmamoğlu kazandı. Tekrarlanan seçim sürecinde Cumhur İttifakı, hükümet ve yandaş medya birbiri ardına o kadar... ...

Tarihini ve kendini kaybetmek

Yeniden ve yeniden ve yeniden seçim sath-ı mailine girdiğimiz şu günlerde, günlük siyaset dışında konuşan, çalışan az sayıda insana rastlıyoruz... ...

Savaş hukuku, barış hukuksuzluğu

Siyasi iktidar tutkusu, şüphesiz eski bir hastalık. Tabii daha ziyade bir erkek hastalığı. Belli bir cinsel ve cinssel iktidarsızlık halinin... ...

Nerdeeen nereye: Kaybolan gazetecilik

Bugün Türkiye’de en itibarsız, en güvenilmez meslekler anketi yapılsa, zannediyorum gazeteciler-gazetecilik uzak ara ilk sırayı alır. Hatta siyasetçileri bile geride bırakır. Bizim ülkemizde basın, belki hiçbir zaman Batı’daki seviyeye, anlayışa, kaliteye ulaşamamıştır ama, yine de iyi örnekler, iyi gazeteler ve iyi habercilik bir zamanlar mevcuttu. ...

Üç mesele

Türk toplumunun Şubat 2019 itibariyle üç temel problemi var. Bunlar 1. Akıl sağlığı, 2. Adab-ı muaşeret veya görgü kuralları, 3. Kendini bilme olarak sıralanıyor bana kalırsa. Bu temel konularda bir iyileşme, bir ortaklık sağlanamadan, diğer bahislerde, yani eğitim, adalet, ekonomi ve siyasette kalıcı ilerleme beklenmemeli. ...

10. yıl

Bu sayımızla birlikte #tarih dergimiz 10. yılını tamamlıyor. Dünyada ve Türkiye’de çok hızlı bir değişim-dönüşüm yaşanan bu son 10 yılda,... ...

Kültür yoksa demokrasi de yok

Aralık ayının son günlerine doğru, bir defa daha tarihten çıkıp bugünün gerçekleriyle çarpıldık. Seçim sath-ı mâiline doğru yükselen-yükseltilen siyasi tansiyon, bu defa da Metin Akpınar ile Müjdat Gezen'in sabahın erken saatinde savcılık tarafından ifadeye çağrılmasıyla "hiper" seviyelere çıktı.
...

Tarihe bakışaçımız, tarihle bağlantısızlığımız…

Büyük Britanya'da "Kral öldü, yaşasın (yeni) kral" deyişi meşhurdur. Ancak İngilizler bunu eski kralın her anlamda "gömülmesi" diye anlamamışlar ve yine hepimizin bildiği gibi son 10 yüzyıldır her dönemin kaydı-kuydunu gayet ayrıntılı biçimde arşivlerinde tutmuşlar. Üstelik sadece hanedanın değil, gündelik hayatın, gündelik hadiselerin ve sonradan "sivil toplum" denilen müktesabatın yazılı kayıtlarından bahsediyoruz. ...

Belirsizleşen geleceğimiz, tükenmeyecek umudumuz

Bizde insanlar yaşlandıkça, tarihine yaklaşır. Kimi Batılı memleketlerden farklı olarak, kişisel geçmiş ve tarih bizim için oldukça duygusal konulardır ve insan yaş aldıkça, ölümüne yaklaştıkça maziye önem vermeye başlar. Ancak bu ileri yaşlarda, araştırma yapmak, kitap okumak, gidip gezmek gibi faaliyetler -tabii genç yaşlardaki enerjik dönemler geride kaldığı için daha zordur. "Oturduğu yerden ahkam kesmek" deyimi, tam da bu anlamda, bize uygun bir haldir. ...

Ülkeler kazandı-kaybetti ama insanlar öldü ve unutuldu…

1.Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı’na kadar, “Büyük Savaş” veya “Cihan Harbi” diye adlandırılırdı. Birinci Savaş 1914’ün yaz sonunda patlak verdiğinde, Batı’daki yaygın kanaat, tüm uluslardan askerlerin en geç o yılın Noel’inde evlerine dönmüş olacaklarıydı. Yine Batılı liderler ve genelkurmaylar, bu savaşı “Tüm savaşlara son verecek savaş” diye yaftaladılar; âmiyane tabiriyle “gazladılar”. ...

Dünden bugüne doğru Doğu’ya ve Batı’ya sahip çıkmak

Emperyal devletlerin özellikle son 200 yıldır dünyayı nasıl çekip çevirmeye çalıştığı herkesin malumu. Bunun karşısında şöyle veya böyle tutum alanların, buna karşı çıkanların tarihte gördüğü, bulduğu en önemli örnek ise Mustafa Kemal Atatürk. Gazi, işgalcileri kovaladığı gibi, hem maddi hem kültürel büyük bir yoksunluk içerisinde, savaştan perişan şekilde çıkmış bir coğrafyanın üzerinde, kendi başına buyruk bir milleti yeniden dünya sahnesine çıkarmak için çabalamış. Şüphesiz hatalar da yapmış. Ancak sevaplarının yanına yaklaşacak başka dünyalı belki de henüz doğmamış. ...

Efsaneyle karışan tarih, tarihle karışan hayatımız

Tarih, özellikle geriye doğru gittikçe efsaneyle karışır. Tabii bu durum çok daha eski dönemler için de geçerlidir. Ünlü yazar ve bence büyük tarihçi Umberto Eco, 1204’te Haçlıların İstanbul’u işgaliyle başlayan Baudolino adlı romanında, Hz. İsa’ya ait bir takım “kutsal emanetler”in şehir dışına kaçırılmasını anlatır. Latinlerin şerrinden korkan Ortodoks papazlar bu emanetleri kaçırmak üzere sarıp sarmalarken, aralarında daha yaşlı ve güngörmüş olanı, bunların aslında hiç de sanıldığı ve inanıldığı gibi “orijinal” olmadığını ima eder, söyler. ...

Ruşen Eşref’ten 100 yıllık gazetecilik dersi…

Son seçimlerde basınımızın, medyamızın pek iyi bir sınav verdiğini söyleyemeyiz. Bu durumu da şüphesiz salt siyasi gerekçelerle izah edemeyiz. İktidara yakın veya iktidar yanlısı olanlarla, muhalif olan mecralar arasında bir gazetecilik farkı ortaya çıkmamıştır. ...

Gezi’den beş yıl sonra tarih devam ediyor, hâlâ…

Gezi’den beş yıl sonra tarih devam ediyor, hâlâ... ...

Genel seçimler ve tarihin seçimleri

Seçim sath-ı mailine girdiğimiz şu günlerde… İlk üç kelimeyi internette “search” ettiğinizde, şu anki KKTC Başbakanı Tufan Erhürman’ın beş sene... ...

Rüşvet ve merkezî devlet

Paranın rengi ve kokusu olmadığı gibi, dünya görüşü veya ideolojisi de (di­ni-imanı dahil) yoktur. İktidar sahipleri tarihin her döneminde, her re­jimde, halktan zorla gaspettikleri veya yasal yollarla topladıkları vergi­lerin bir kısmını devletin kasasından kendi kasalarına aktarmıştır. ...

Şehitler, gaziler ve biz Türkler

Dünyada çok fazla acı var. O bakımdan kendimizinkiler de dahil, hepsiyle birden uğraşamayız. Bunlar bize çok dokunsa da bir kısmını... ...

Şaşırma duygusu tarih oldu

Şaşırma duygusu tarih oldu ...

Bugünü aklamak için değil bugünü anlamak için tarih

Genellikle "şimdiki zamanın sonsuzluğu"nda yaşayan biz Türkler, tarihi hep bugünün denge ve hissiyatlarıyla algılayıp yorumlarız. Bunu içten içe sezdiğimizden de, yarın endişesi ve yarın belirsizliği, hemen her konuda gündelik hayatımızı etkiler. ...

Yakın tarihin dönüm noktası…

İnsanlık tarihinin en kanlı, korkunç ve utanç dolu dönemlerinin 20. yüzyılda yaşandığına şüphe yok. Savaşlar ve hastalıklarla milyonların hayatını kaybettiği geçen yüzyıl, insanın insana uyguladığı devasa katliamlara ve tabiatın daha önce benzeri görülmemiş şekilde tahribine sahne oldu. ...

Trexit: Türkiye’nin çıkışı

Önce “nereden çıkıyoruz” diye sorulabilir. Dünya sisteminden mi, Avrupa’dan mı, bölgeden mi, İslâm âleminden mi yoksa kendi kimliğimizden mi? Cevap hiçbiri. Hiçbirinden çıkmıyoruz. Ama hepsinde var-mış gibi yapıyoruz. Bu, –mış gibi yapma hâli bizim temel karakterimiz olduğu gibi, diğer milletlerin yanımıza bile yaklaşamadığı bir özelliktir ve üst seviye bir rol kabiliyetini gösterir. ...

Batı ile Doğu ekseninde ‘Evet’li ve ‘Hayır’lı tercihler

Batı ile Doğu arasında bulunmak bizim tarihî-coğrafi kaderimiz. Bu kelimelerin bugün nasıl eskitildiği, harcandığı, karşılıklarından koptuğu, hatta anlamsızlaştığı ortada. Aslına bakarsanız bunun pek de yeni birşey olmadığı, özellikle 17. yüzyıldan bu tarafa Doğu ile Batı arasında gelgitlendiğimiz onca hadiseden bellidir. ...

Siyaset ve zihniyetin ötesinde tarihin sürekli gelişiminde…

Türkiye’de, yakın tarihimizin en önemli referandumlarından birine tanık olacağız. Siyaset ve onun etkileri, geçmişe kıyasla gündelik hayatımızı daha fazla etkiliyor. ...

Dünden bugüne ‘yasayamama’ ve çeşitli ‘insanlık’ halleri…

Karl Marx, 1852’de yazdığı Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i adlı kitabının önsözünde şöyle der: “Hegel bir yerde, dünya tarihinin önemli kişilerinin ve olaylarının iki kez yer aldığını söyler. ...

‘Katliamlar ne kötü be birader’ ve ahlak-insanlık seferberliği

Patlamalarla, cinayetlerle ve başa gelebilecek neredeyse her türlü felaketlerle sarsılan Türk toplumu; sabah karanlığından akşam karanlığına çalışarak, eve dönünce dizisinin başına oturarak, telefonuyla oynayarak, “katliamlar ne kötü be birader” (İsmet Özel) diye hayıflanarak hayata devam ediyor. ...

Geçmişte bırakılamayan, geleceğe taşınamayan

Yaşı bizim gibi 50’nin üzerine çıkmış olanlar, geride bıraktıkları yılların her bakımdan daha iyi, daha güzel, daha anlamlı olduğunu düşünme eğilimindedir. “Bizim gençliğimizde” diye başlayan cümleler, içinde yaşadıkları dönemin ne kadar “bozulmuş” olduğunu vurgular ve geçmişe duyulan bu özlem, “eskiden su içerdik testiden” özdeyişiyle gençler tarafından ti’ye alınır. ...

Kış geliyor mu, geldi mi?

Baskıcı, otoriter aşamayı geride bırakıp, “ her türlü muhalefeti susturma, gazete-TV kapatma, gazeteci-yazarları hapse atma, belediye başkanlarını tutuklama” stratejisiyle bir tür “mutlakiyet” ilan eden zihniyet; ülkeyi hızla daha büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Bizzat başbakanın ağzından duyduğumuz “Başkanlık olmazsa Türkiye’nin bölünme riski vardır” sözü, öyle ya da böyle muhtemel toplumsal çatışmaları, sokak eylemlerini, hatta yaygınlaşmış silahlı çarpışmaları akla getiriyor ve aba altından gördüğümüz bu sopadan korkuyoruz! ...

Batı düşmanlığıyla geçinen ‘millet ve memleket sevdalıları’

Batı düşmanlığıyla geçinen ‘millet ve memleket sevdalıları’ ...

Birlik-beraberlik derken kapanıp, yalnızlaşan Türkiye

Son darbe girişiminin ertesinde oluşan “birlik-beraberlik”in sadece bir hava olduğu kısa sürede ortaya çıkınca, Türkiye kaldığı yerden hayata devam etmeye başladı. Köprü-hastane isimlerini değiştir­mek, yeni köprüler yapmak, gazetecilik ve yazarlık yaptılar diye onlarca insanı tutuklamak gibi faaliyetler; ülkeyi vuran terör, şehit cenazeleri ve sınırötesi operasyonlarla birleşince, “eski Türkiye” hâlimizle yine başba­şa kaldık. ...

Gezi’den 15 Temmuz’a ‘Yaşarken Yazılan Tarih’

Bundan üç yıl önce, 2013 Haziran sonunda Gezi olayları patlak verdiğinde, bu direniş ve devamında ortaya çıkan etkilerini, tarihî-sosyal-kültürel boyutlarıyla o dönem çıkardığımız NTV Tarih dergisinde bir özel sayı, bir “fevkalade nüsha” olarak hazırlamıştık. Bilindiği gibi o sayı yayıncı tarafından matbaadan çekil­miş, dergi kapatılmış, bizler de istifa ederek bağımsız şekilde, #tarih adıyla yola devam etmiştik. ...

Geçmiş tasavvurları ve tarihi restore etmek

Değer yargıları ve inançlar, malum her devre göre değişir. Değişmeyen, her tarihî dönemi her seferinde bugünün yargılarına göre değerlendirme hastalığı. Eşcinsellik konusu da bugünün hayat tarzlarına, ahlaki değer ve tercihlerine göre uzun mazisini biçimlendirdiğimiz “kritik” alanlardan biri. ...
Exit mobile version