Türk edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal, gazetecilik yaptığı 1954 yılında, Cumhuriyet gazetesi için orman yangınları üzerine bir dizi röportaj gerçekleştirmiş; bunlar daha sonra kitap olarak yayımlanmıştı. Ustanın 65 yıl önceki sözleri bir kulağımızdan girip diğerinden çıkmış belli ki. 

Yaşar Kemal gazetecilik yaptığı 50’li yıllarda (üstte). Cumhuriyet gazetesinde orman yangınlarıyla ilgili yayımlanan röportajları, daha sonra kitap haline gelmişti (altta). 

Son günlerde ülkemizin pek çok bölgesinde ağaçları, bitkileri, hayvanları, böcekleri hatta insanları kasıp kavuran, yakıp kül eden yangınlar pek çok kayba yol açtı. Gerek iklimsel değişim gerekse hâlâ orman koruma kültürümüzün yetersizliği üzücü sonuçlara sebebiyet verdi. İzmir civarında yaklaşık üç gün süren yangın, Ege bölgesinin son yıllarda gördüğü en büyük felaketlerden biri olarak kabul ediliyor. 

Bu acı haberler ve vahim durum, kitaplığımda duran bir eseri hatırlattı. Türk edebiyatının yüzakı büyük usta Yaşar Kemal’in 100 sayfalık küçük hacimli bir kitabıydı bu. Yanan Ormanlarda 50 Gün başlıklı bu kitap, Yaşar Kemal’in 1954’te Cumhuriyet gazetesinde yaptığı 18 röportajdan oluşuyor. 

30 Kasım 1954 tarihinde başlayan bu röportaj serisi 18 gün sürmüş. 16 Aralık 1954 günkü son röportajında İstanbul ve Hamburg Üniversitelerinde hocalık yapan biliminsanı Prof. Franz Heske’nin görüşlerine yer veren Yaşar Kemal, “Orman Dertlerinin Biricik Çaresi” başlıklı röportajında şöyle yazmış: 

“Profesör Heske yalnız ihtiyaçlık kereste kesmekle yirmi yıl sonra ormanlarımızın tükeneceğini söylüyor. Ya yangın, ya açma, ya kaçakçılık, ya odunluk, ya yalabuk, ya keçi!.. Tapulu, usulsüz kesim de var. Var oğlu var. Daha bizim bilmediğimiz kimbilir başka ne kadar tahrip şekilleri var. Meselâ yangın üstüne bir-iki rakam vereyim. Bu kadarcığı bile işin fecaatini apaşikâr göstermeğe yeter. 1951’de bütün yurtta 628 yangın olmuştur. Bu Orman Genel Müdürlüğünün verdiği rakamdır. Hiç düşünmeden bunu iki- üç misline çıkarabiliriz. Neyse, rakamı olduğu gibi kabul edelim. 1952’de ise yangın adedi 1282’ye yükselmiştir. Bu, korkunç bir artıştır. 1938’den bu yana yangın adedi boyuna artmaktadır. 1938’de 398 yangın olmuştur. Bu yılki yangın miktarını alamadım. Yalnız bir-iki ildeki yangın adedini verirsem işin korkunçluğu daha iyi meydana çıkar. Antalya’da 187, Muğla 180, İzmir’de 137. Bu yangınlar içinde fasılasız bir hafta devam etmiş yangınlar vardır. Varın gerisini de siz hesap edin. Memleketin ne büyük bir tehdit altında olduğunu görün”. 

Usta, eserin son sayfasında “Vakit çoktan geçti. Boş dağları, kel toprakları yeniden ormanlamağa çalışmalıyız. Türkiye topraklarının yüzde 13’ü orman diyorlar. Yüzde beş bile kalmamış. Halbuki bir memleketin topraklarının normal olarak yüzde 30’u orman olmalı. Eğer bu topraklarda yaşamağa niyetliysek, hemen işe başlamalıyız” diye adeta feryad etmektedir ve tarih Aralık 1954’tür. 

Seferihisar, Menderes, Karabağlar’da çıkan yangın tarihi ise Ağustos 2019’dur. 65 yıl önce bilgece yazan büyük ustanın öğütleri, verdiği bilgiler, kıymetli görüşleri bir kulağımızdan girmiş öbür kulağımızdan çıkmış belli ki!