Patronların yakınında halkın yanındaydı

Gazete yazılarıyla, özellikle kendi yarattığı “Ayşe Teyze”, “Ali Rıza Amca” aktörleriyle geniş kitlelere ekonominin önemini, işleyişini anlattı. Onun yazarlığı ve yorumculuğu, Türkiye ekonomisi ve toplumunun yarım yüzyıllık yapısını, tarihini de yansıtıyor.

Güngör Uras Türkiye’nin ilk ekonomi yazarlarından biriydi. Devlet Planlama Teşkilatı’nda yetişmiş biri olarak 1968’de yazmaya başlamış, 1971 yılında kurulan patronlar kulübü TÜSİAD’ın 10 yıl süreyle genel sekreterliğini yapmıştı. Kamu kesimini tanıyarak başladığı kariyerine iş dünyası ile yakın çalışarak devam etti. Sonraki özel sektör yöneticiliğini, 1980’den itibaren Dünya gazetesi ile başlayan günlük yazıları izledi.

Ancak Güngör Uras tek bir gazete yazısı ile yetinmedi. Hep iki gazetede birden yazdı. Bunu yaparken de farklı isimler kullandı. Ama merak eden, araştıran, sürekli öğrenen ve çok çalışkan kişiliği arka planda hep aynı kaldı. 85 yaşındaki vefatına 10 gün kalana kadar da yazdı. Ölene kadar çalıştı deyimi en çok da ona yakıştı.

Kendisi yazılarında “Ayşe Hanım Teyze”, “Ali Rıza Amca” gibi aktörler yarattı. Ekonomiyi onlara anlatmaya, onlara sevdirmeye çalıştı. “Saf ve bakir Anadolu çocuğu” tanımlamasını çok kullandı. Borsadaki “keriz silkeleme” deyimini de en az benim kadar çok benimsedi ve kullandı.

Kendisini yaklaşık 30 yıldır tanıyorum. Haber, söyleşi veya köşe yazıları nedeniyle daha çok telefon konuşmalarımız oldu. Yüksek sosyete konusundaki bilgi derinliğini son hastane ziyaretleri sırasında farkettim. Sonra da yakın dostu Ege Cansen’ın kendisi hakkındaki son yazısından öğrendim: “Güngör’ün belki de en az bilenen özelliği onun yüksek burjuvanın hayat stili hakkında inanılmaz ayrıntılı bilgi sahibi olmasıydı. Bu alanın büyük ustası Rahmi Koç’la yarışabilirdi”. Ege Cansen ayrıca Güngör Uras’ın evinde Koç, Sabancı ve Doğan gibi pek çok ünlü kişiyi evinde ağırladığını da aktardı.

Güngör Uras iyi yemek düşkünüydü. Zaten yazdığı gazetelerde lokanta yazıları hep vardı. Ama aynı zamanda çok disiplinli biriydi. Hep ince sırım delikanlı olarak kaldı. Gram fazla kilosu olmadı. Kendisi zenginlerin içinde yaşamasına, TÜSİAD’ın genel sekreterliğini yapmış olmasına rağmen orta ve alt gelir gruplarına hitap ediyordu. Bunda da çok başarılı oldu.

Ekonomiyi anlatmayı neden bu kadar basite indirgeme gereği duymuştu acaba? Ayşe Hanım Teyze hangi arayışın sonucu doğmuştu? Bunda, Türkiye’de sermayenin tabana yayılmamasının, hisse senedi veya sermaye piyasası araçlarının yaygınlaşmamasının etkisi büyük. Finansal okuryazarlık sınırlı. Halka açılma oranı düşük. Şirketler ve ekonomik gelişmeler hakkında ilgilenen, doğrudan çıkar bağı olan kişi sayısı az. Bireylerin ekonomiyle ilgisi döviz ve altınla sınırlı. Böyle bir topluma ekonomiyi okutmanın en iyi yolunu da Güngör Uras bulmuştu.

Aslında Güngör Uras’ın yazarlığı, yorumculuğu ve kariyeri, Türkiye ekonomisinin ve toplumunun yaklaşık yarım yüzyıllık yapısını, seyrini ve tarihini yansıtıyor.