Türkiye’nin ilk “işçi filmi” olarak gösterilen “Karanlıkta Uyananlar”ın, toplumsal gerçekçilik akımının en önemli örneklerinden “Otobüs Yolcuları” ve “Kızgın Delikanlı”nın yönetmeni Ertem Göreç, 90 yaşında hayata veda etti. Türk sineması 60’lı yılların hafızasını yeni nesillere aktaran belleklerini de bir bir yitiriyor.

Ertem Göreç, 12 Mart’ta 90 yaşında öldüğünde uzun süredir film yapmıyor; ama sıklıkla Türk sinemasının 60’lı yıllarına dair anılarını paylaşıyordu. 

Mayıs 1965’te gösterime giren bir film, Türkiye’de beyazperdenin görmediği bir ilki gerçekleştirmişti. Senaryosunu Vedat Türkali’nin, yapımcılığını Lütfi Akad’ın üstlendiği “Karanlıkta Uyananlar” bir boya fabrikasındaki işçilerin greve uzanan mücadeleleri üzerineydi. Türkiye’nin ilk işçi filminin yönetmenlik koltuğunda ise Ertem Göreç vardı. 

1931 doğumlu yönetmenin ilk gözağrısı değildi sinema aslında. Kabataş Lisesi’nde okuduğu yıllarda Galatasaray’da ve millî takımda basketbol oynuyordu. Ta ki bir gün yolda Orhan Atadeniz’le karşılaşana kadar. O tesadüf yalnız onun hayatını değil, sinema tarihimizi de değiştirdi. Bir gün Nişantaşı’ndaki platoda dönemin en iyi montajcılarından Atadeniz’i ziyarete gitmiş ve bütün köprüleri atıp montajcı olmaya karar vermiş Göreç. Liseyi bırakmış; basketbolu azaltmış; kız arkadaşlarıyla görüşmeye bile ara vermişti. 1959’da ilk filmi “Kanlı Sevda”yı çekmeden önce Atıf Yılmaz, Memduh Ün, Orhan Arıburnu gibi ustaların yanında 10 sene asistanlık yapmıştı. Bir köy filmi olan “Kanlı Sevda”nın çekim sürecini şöyle anlatıyor: “Ben daha önce iki tane köy gördüm. Biri Arnavutköy, öbürü Kadıköy… Alanya’da kamerayı koyacak yer bile bulamadım. Çektim filmi ama çok kötü oldu. Sonra kendimi cezalandırdım, bir sene daha asistanlık yaptım”. Bu 1 senenin ardından 1961’de, senaryosunu Vedat Türkali’nin yazdığı “Otobüs Yolcuları” geldi. Sansür döneminin biraz rahatladığı ortamda yeşeren toplumsal gerçekçilik akımına dahil olan filmde bir kooperatif hikâyesi anlatmıştı. Yoksul mahallelerdeki evleri yok pahasına alıp, site yapmak isteyen bir müteahhit, onun arkeoloji öğrencisi kızı ve bir otobüs şoförü üçgeninde ilerleyen hikâye, Türkan Şoray’ın da çıkış filmlerindendi… 

Yönetmenin en ünlü filmi “Karanlıkta Uyananlar” (1965) 2. Antalya Festivali’nde “En İyi Üçüncü Film”, “En İyi Senaryo” ve “En İyi Özgün Müzik” ödüllerini kazanmış; ama film ekibi, jürinin Adalet Partili belediye başkanının yakınlarınca oluşturulduğu gerekçesiyle ödülleri iade etmişti. Bu sırada filme, karşı cepheden tepkiler de artmış; sinema salonlarının basılmak istendiği haberleri çıkmaya başlamıştı. Sonrası bitmeyen sansür hikayeleri… 

Göreç, farklı türlerde 100’e yakın film yönetti. Seks filmleri furyasıyla “artık ben bu işi yapamam” deyip Almanya’ya gitti. 12 Mart’ta 90 yaşında öldüğünde uzun süredir film yapmıyordu.