Mustafa Kemal 1915 Ocak sonlarında yurda dönüp Çanakkale’de göreve başlamadan önce, 15 ay boyunca Sofya’da askerî ataşe olarak görev yapmıştı. Birkaç yıl önceki Balkan Savaşı’nda Osmanlıları feci bir yenilgiye uğratan Bulgarlar, güzel kadınlar ve vatan aşkı arasında geçen yılların izleri… 

Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal Bey, Bulgaristan Krallığı’nın başkenti Sofya’ya 28 Ekim 1913’de, 32 yaşında geldi. 

Bu ülke Osmanlı İmparatorluğu’ndan sadece beş yıl önce bağımsızlığını kazanmış, bir yıl önce de Balkan Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ne feci bir yenilgi yaşatıp, ordusunu Çatalca önlerine kadar getirmişti. Bulgarlar ve müttefikleri arasındaki çatışmalardan yararlanan Osmanlı ordusu, daha sonra güç bela Edirne’yi geri alabilmişti. Mustafa Kemal’in, arkadaşı Büyükelçi Ali Fethi (Okyar) Bey’le birlikte birkaç ay öncesine kadar savaşılan bir ülkeye diplomat olarak atanmaları, o kuşağın genç yaşta üstlendiği sorumlulukların ağırlığını bize gösterir. 

Yeniçeri kıyafeti İstanbul’daki müzeden Mustafa Kemal, İstanbul’dan istettiği Yeniçeri kıyafetini, 24 Mayıs 1914 gecesi Sofya Subay Kulübündeki kıyafet balosunda giymişti. 

1878’de içişlerinde bağımsız bir prenslik olarak Osmanlı Devleti’nden otonomi kazanan Bulgaristan, hızlıca Batılılaşan bir ülke oldu. Suriye-Lübnan, Libya ve Balkan Savaşları’nın içinde cepheden cepheye koşan parlak genç subay Mustafa Kemal, hayatının 15 ayını Sofya şehrinde geçirecek ve hayal ettiği modern hayatı burada yaşayacaktı. Buradaki görevinden sonra 20 Ocak 1915’de Çanakkale’ye çıkacak ve bu savaş meydanının ateşinden yükselen bir yıldız olarak dünya tarihine geçecekti. 

Atatürk’ün hayatının Sofya’daki bölümü için başvurduğumuz temel kaynak, Altan Deliorman’ın Mustafa Kemal Balkanlar’da isimli eseri. Bu kitap elimizde Sofya sokaklarında O’nun izlerini aradık; bir asker ve diplomat olarak buradaki hayatını takip ettik. Akıcı, etkileyici Fransızcası ve Makedonya aksanlı Bulgarcası ile burada herkes ile iletişim kurup, toplumun bütün kesimlerinde saygı ve sevgi uyandırdığını öğreniyoruz. 

Mustafa Kemal 19 Mayıs 1914 akşamı İvan Vazov tiyatrosundaki Aida operasını izlemiş ve çok etkilenmişti. Kendisi de 20 yıl sonra kendi ülkesinin başkentinde ilk operayı kuracaktı. Tiyatro binası bugün hâlâ ayakta. 

Mart 1914’te yarbaylığa terfi eden Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1914 akşamı İvan Vazov tiyatrosundaki Aida operasının galasına, arkadaşı Şakir Zümre Bey ile birlikte gitti. Perde arasında Bulgar Çarı Ferdinand’ın locasına davet edildiler, onunla sohbet ettiler. O gece uyuyamamış, arkadaşı Şakir’e “Balkan Harbi’nde neden yenildiğimizi anlıyorum” demişti. Opera gibi gelişmiş bir sanatı icra, tiyatro binalarını inşa etmiş Bulgar milleti, eski efendilerinin köhnemiş gücüne karşı tabii başarılı olmuştu. İvan Vazov Ulusal Tiyatrosu’na bugün bakarken, o genç subayın 20 yıl sonra kendi ülkesinin başkentinde kurduğu operayı düşünüyoruz. 

O gece Mustafa Kemal’i uyku tutmamasının belki bir nedeni daha vardı: Gösteri sonrası gittikleri Bulgaria otelindeki davette tanıştığı General Kovaçev’in güzel kızı Miti. Mustafa Kemal, hayatının en büyük aşkı olarak kalacak bu güzel genç kadınla evlenmek istedi. Ülkelerin ve kültürlerin farkı, savaş ve vatan görevi bunu imkansız kıldı… Kraliyet sarayının hemen karşısında bulunan bugünkü Bulgaria oteli, o tanışmanın yaşandığı özgün binanın yerine 1938’de inşa edilmiş. 

Bulgaria’da başlayan ve biten aşk Bulgaria Oteli, Mustafa Kemal’in sıklıkla gittiği ve hayatının aşkı olarak kalacak General Kovaçev’in güzel kızı Miti’yle karşılaştığı yerdi. Ülke ve kültür farkları, savaş ve vatan görevi karşısında, evlilik planları da gerçekleşmeyecekti. Kraliyet sarayının hemen karşısında bulunan bugünkü Bulgaria oteli, o tanışmanın yaşandığı özgün binanın yerine 1938’de inşa edilmiş. 

Temsil etmeyi, temsil ederken de göz kamaştırmayı çok iyi biliyordu. 24 Mayıs 1914 gecesi Subay Kulübündeki kıyafet balosunun yapıldığı salona girdiğinde bütün gözler ona döndü. Bu balo için İstanbul’daki Askeri Müze’den bir Yeniçeri kıyafetini özel olarak getirtmişti. Gecenin kıyafet birincisi olarak seçildi. Mavi Tuna valsi çalarken, Miti’yi dansa kaldırdı… Subay Kulübü binası ve balo salonu bugün de yerinde duruyor, davetler ve etkinlikler için kullanılıyor. 

Mustafa Kemal otellerde kalmaktan hem sıkılmış hem de bunu karşılayacak parası kalmamıştı. İstanbul Harbiye Nezaretinden bir ev tutmak için izin ve para istedi. Ödeneğin gelmesi ile Ferdinand Bulvarı 17’deki tek katlı evi kiraladı. Bu evin bulunduğu yerin bugünkü adresi Vasil Nevski Bulvarı 80 ve buradaki evin yerine inşa edilmiş binada bugün Türkiye Büyükelçiliğinin ofisleri bulunuyor. Mustafa Kemal ve Ali Fethi Bey’lerin çalıştığı Osmanlı İmparatorluğu sefaret binası ise bugün Türkiye Büyükelçiliği rezidansı olarak kullanılıyor. 

Sofya’dan ayrıldıktan 5 ay sonra, Çanakkale cephesindeki kan ve ateş içerisinde, Eceabat’tan yolladığı mektubunda eski ev sahibesine şöyle yazacaktı: 

“Maydos, 5 Haziran 1915 

Pek Muhterem Hilda Christianus Hanımefendi, 

Birbuçuk ay yolda kalmış mektubunuzu dün aldım. Sizden ayrılışımdan beri beş ay geçti. O zamandan beri gerçekten tam manasıyla meşguldüm. Fakat sizin bana verdiğiniz Almanca derslerini asla unutmadım. Sizi temin ederim ki top gürültüleri ve mermi yağmuru altında mühim muharebe günlerinde dahi hayatımın en güzel hatıraları bu güzel ve dostane saatlerdi. (…) Psikolojik bir hadisedir ki, insan hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakarlıklar yapmak zorundadır. Mesela, siz bana sormuştunuz: ‘Siz ne zaman albaylığa terfi edeceksiniz?’ diye. Benim cevabım şu olmuştu: ‘Bu bir savaş meydanında kazanılır’. 

Siz bana mukabele ettiniz: ‘Bunu ispat ediniz.’ 

Sizin arzunuza uyarak beş günden beri albayım.”