Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Neredeyse 100 yıldır yılbaşını kutluyoruz

Miladi takvime 26 Aralık 1925’te geçen Türkiye’de, 1 Ocak 1926 tarihi ilk defa “yılbaşı” olarak kabul edilmişti. İlk kutlamalar 1926’yı 1927’ye bağlayan gece yapılırken, 1936’dan itibaren 1 Ocak günü resmî tatil oldu. Yaygın olarak kutlanması için aradan belli bir süre geçmesi gerekse de yılbaşı zamanla halk tarafından benimsendi.

Album-2
Bir yılbaşı partisinde çekilmiş ve üzerinde eski yazıyla “Yeni yıl kutlu olsun-1935” yazan fotoğrafta 5 arkadaş yeni senenin şerefine kadeh kaldırıyor. Çok fazla içki içmediklerini ve ertesi gün işe gidebildiklerini umuyoruz, zira yılbaşının resmî tatil olmasına daha 1 sene var. (CENGİZ KAHRAMAN ARŞİVİ)
Album-1
31 Aralık 1926 gecesi düzenlenen konfetili, kostümlü yılbaşı eğlencesi.
Album-3
1930’lu yıllarda bira dışındaki alkollü içkilerin üretim, ihracat ve satış hakkı devlet kurumu İnhisarlar İdaresi’nin tekelindeydi.
Album-4
Kurum, Aralık 1938’de yayımlanan gazete ilanlarında yılbaşında “en makbul ikram ve hediye” olarak İnhisar likörlerini tavsiye etmiş ve Fransa’dan ithal edilen şampanyalarda yılbaşı indirimine gidildiğini müjdelemiş.
Album-5
Geçen yüzyılın başlarında Avrupa’da Noel ve yılbaşını kartpostalla kutlama alışkanlığı çok yaygındı. Osmanlı halkı bu kartların ilk örneklerini, Avrupa’dan genellikle İstanbul’daki Levantenlere gönderilmiş kartpostallarla görmüştü.
Album-6
Sonradan Hıristiyan uyruklu Osmanlı yurttaşları da Noel ve yılbaşı için kartpostal göndermeye başladı. Bu kutlama kartlarında çiçek motiflerinin sıklıkla kullanılması dikkati çeker. Dönemin çoğu kartpostalında yeni yıl tasviri de klasik bir metafora dayanıyordu: İhtiyar bir adam ya da kadın eski yılı; genç bir kadın, çocuk ya da bebek ise yeni yılı simgeliyordu. (SERTAÇ KAYSERİLİOĞLU ARŞİVİ)
Album-7
1920’lerin sonlarından itibaren Müslüman-Türk vatandaşlar da yılbaşını “tebrik kartı” da denilen kartpostallarla kutlamaya başladı. 1930’larda, üzerinde İstanbul fotoğraflarının olduğu siyah-beyaz kartpostallar çok yaygındı. Üzerinde Galata Köprüsü fotoğrafı olan
kartpostal hem 1931 yılbaşını kutlamak için hem de karşı tarafın daha önce yolladığı tebrik kartına cevap olarak, Mazhar isimli kişi tarafından yazılmış.
Album-8
24 Aralık 1930’da postaya verilen kartta Mazhar Bey, “Muhterem ağabeyim” diye hitap ettiği kişiye “Kartınızı aldım son derece memnun oldum. Teşekkür ederim. Senede bir defacık olsun beni hatırlamışsın” diye sitem ettikten sonra hem kendisinin hem de Nazmiye Hanım ve Erol Bey’in yeni yılını kutluyor. (CENGİZ KAHRAMAN ARŞİVİ)
Album-9
Yeni yılın Türkiye’de benimsenip yaygın bir biçimde kutlanmasında yılbaşı piyango çekilişlerinin de etkisi oldu. Fotoğraf, 31 Aralık 1932’de Beyazıt’taki Darülfünun Konferans Salonu’nda yapılan, o zamanki adıyla Tayyare Piyangosu çekilişinden. Ertesi günün gazeteleri çekilişi izlemek isteyenlerin salonu tıklım tıklım doldurduğunu, içerideki kadar bir kalabalığın da dışarıda kaldığını yazıyor. 500 bin liralık büyük ikramiyeyi ise Üsküdar’da ortak bilet alan itfaiyeciler kazanmış. (CENGİZ KAHRAMAN ARŞİVİ)
Album-10
1930’da İstanbul’daki İsabet Gişesi adlı piyango bayinin astığı iki reklam panosu tepkiler üzerine kaldırılmış.
Album-10b
Cumhuriyet gazetesinin “nezaket ve terbiyeden uzak” olarak nitelendirdiği reklam panolarından birinde piyangodan ikramiye kazanmış bir kadının “Parasız güzel erkek isterim” dediği resmedilmiş. Diğerinde ise, elinde rakı şişesi olan ve ikramiye kazanan bir adamın “Kahrolsun fukaralık. Şimdi bol rakı alacağım” dediği görülüyor. (CENGİZ KAHRAMAN ARŞİVİ)
Album-11
31 Aralık 1967’de Ankara’da yapılan Millî Piyango yılbaşı özel çekilişinde 2 milyon liralık büyük ikramiye Ula, İzmir ve Ankara’da satılan “10’da 1” biletlere çıkmış. O yıllarda piyango biletleri tam, yarım, çeyrek ve “10’da 1” olarak piyasaya sürülüyordu. 4 Ocak 1968 tarihli Cumhuriyet gazetesi İzmir’deki talihlinin belediye işçisi Hidayet Karpuz olduğunu, 200 bin lira ikramiye kazandığını öğrenince yeni doğan kızına “Talih” adını koyduğunu yazıyor.
Album-11b
Album-12
İstanbul Hilton Oteli’nin 1956 Noel ve yılbaşı partilerine “Mürdüm” adlı bir eşek de konuk olmuş. 6 gün 6 gece otelde kalan Mürdüm bu sürede sahibine 17 buçuk lira kazandırırken, yılbaşından sonra Kuştepe’deki ahırına geri dönmüş. Mürdüm’ün Hilton macerasını sayfalarına taşıyan Hayat dergisindeki haberde “Sevimli eşek şadırvandan roof’a kadar tüm oteli dolaşmış, hatta bu arada hemcinsleri arasında belki de ilk defa asansöre binmiştir” bilgisi veriliyor.
Album-12b
Album-13
1950’li yılların merakla beklenen yeni yıl etkinliklerinin başında radyodaki yılbaşı özel programı geliyordu. Hürriyet gazetesi, İstanbul Radyosu’nun 31 Aralık 1957’deki yayın akışını okurlarına ayrıntılarıyla duyurmuş. Fotoğrafta ise 1950’lerin ilk yarısında, İstanbul Radyosu’ndan naklen yayımlanan bir yılbaşı programı var. Unutulmaz bestekar Nuri Halil Poyraz yönetimindeki İstanbul Radyosu Sanatçıları Korosu, başta Safiye Ayla olmak üzere bir şöhretler karması.
Album-13b
Album-14
Yılbaşı eğlencelerinin bir adresi de gazinolardı. Büyük gazinolar ünlü sanatçılarla anlaşabilmek için yarışır, yılbaşı anlaşmaları aylar öncesinden imzalanırdı. Uzun yıllar boyunca yılbaşı programlarının en çok aranan sanatçılardan biri olan Müzeyyen Senar, 31 Aralık 1984 gecesi düzenlenen bir yılbaşı eğlencesinde. (CENGİZ KAHRAMAN ARŞİVİ)
Website | + yazıları

Devamını Oku

Son Haberler