#tarih
Gündemin Tarihi

Osmanlı yazı sanatının başeserini de, ilk kez Cumhuriyet basmıştı

1 Kasım 1928’de Latin karakterlerinin kabulüyle, Arap harfleriyle kitap basımı için 7 ay süre tanındı. ‘Osmanlıca” basılan son eser, Müstakimzade’nin kaleme aldığı, hattatları tanıtan bir referans kitabıydı.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde “Harf Devrimi” veya “Dil Devrimi” olarak adlandırılan Latin karakterlerinin kabulü, 1 Kasım 1928’de gerçekleşti. 20 Mayıs 1928’de Beynelmilel rakamların kabulüne dair kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi (yürürlüğe girişi 1 Haziran 1929). 1353 numaralı kanun ile de yeni Türk abecesi kullanımı yasalaştı. 1928’in son aylarında uygulanmaya başlayan Latin harflerinin yanısıra, 1929 Haziran’ına kadar eski harflerin kullanımı kanun gereği serbest bırakıldı. 11 maddeden oluşan yasanın 3. ve 4. maddelerine göre 1929’un başından itibaren kademeli olarak yeni harf uygulaması yaygınlaştırılacak, Haziran’da eski harf kullanımı son bulacaktır.

1928 sonu ile 1929 başlangıcında Türk basınında “Osmanlıca” ve Latin harfli, çift alfabeli yayınlar görülmeye başlandı. Bu çift alfabeli yayın faaliyeti 1929 ortalarına doğru hızla azalarak, yerini Latin harfleriyle basılı eserlere bıraktı. 1928 içinde eski Türkçeyle dizilmiş irili ufaklı pek çok eser ise künye sayfalarına Latin harfli kapaklar basılarak satışa sunuldu. Bu tür eserlerden en önemlisi, tarihin bir cilvesi kabul edilebilecek olan Tuhfe-i Hattatin (Hattatlara Hediye) isimli eserdir. Bu eser, 1788’de vefat eden Müstakimzade Süleyman Sadeddin Efendi’nin (öl. 1788) kaleme aldığı, Osmanlı coğrafyasında yetişmiş hattatların hayat hikayelerini anlatan bir eserdi. Kitabı yayına hazırlayan İbnülemin, “Harf inkılabından sonra eski harfle son basılan kitabın Tuhfe-i Hattatin olması garib tesadüflerdendir” der.

Tuhfe-i Hattatin adlı eserin eski Türkçe ve yeni Türkçe kapakları.

Tuhfe-i Hattatin 11 asırlık İslâm tarihinde yazı yazan hattatların yaşamöykülerini içeren çok önemli kaynaktır. Şevket Rado’nun ifadesiyle Türk, Acem, Arap ve diğer İslâm memleketlerinden 2079 hattatın yaşamı hakkında bilgi bulunmaktadır. Günümüzdeki Türk Tarih Kurumu’nun nüvesini teşkil eden Türk Tarih Encümeni yayınları arasında basılan bu kaynak eseri, ünlü tarihçi ve biyografi üstadı İbnülemin Mahmud Kemal İnal yayına hazırlamıştır.

Arap harfleri ile şâheserler yaratan, “Kuran Mekke’de nazil oldu, Kahire’de okundu, İstanbul’da yazıldı” sözünün söylenmesine neden olan Türk hattatlarının yaşam hikâyelerini içeren bu kitap 750 sayfa olarak yayımlanmıştır. Türk hattatları için vazgeçilmez bir kaynak olan bu eserin basımı ilk defa Cumhuriyet döneminde gerçekleşebilmiştir.

Exit mobile version