İtalya’nın başkentindeki Capitoline Müzeleri, müstesna bir tarihsel kimliği, Artemis’i barındırıyor. Heykelin özelliği, İyonların Anadolu’ya getirdikleri inanç dünyaları ile Anadolu yerli halkının inançlarının bir sentezi olan Artemis kültünü yine Anadolulu betimlemelerle yansıtması.

İşçisinden savaşçısına, azizinden anasına binlerce yıldır nice kadınları bağrından çıkaran Anadolu toprağı, “Ana Tanrıça” inancının da beşiğidir. Bereketi, doğurganlığı sembolize eden dişil kişiye tapınım, binyıllar boyunca –dilleri/dinler değişse de- Çatalhöyük’ün isimsiz anasından Hitit’lerin  Kubaba’sına, Friglerin Kybele’sinden, Helenlerin Artemis’ine, Anadolu topraklarında nesilden nesile aktarılmış, kültürlerarası geçişler yaparak daha geniş coğrafyalara yayılmış. Bunun güzel bir örneği, bugün gezginleri Roma şehrinin ünlü Capitoline Müzelerinde karşılayan “Efes Artemisi”dir.

İlk nüvesi Papa 6. Sixtus’un 1471’te Roma halkına hediye ettiği bir kaç bronz heykelden oluşan Capitoline Müzeleri, 18. yüzyılda gelişen koleksiyonuyla halka açılır. Bugün çok geniş bir koleksiyona evsahipliği yapan müze, antik zamanlardan beri Roma’nın politik ve dinî merkezi olan Capitol tepesindeki Campidoglio ‘ şehrin en önemli mekanlarından biri olarak yer almaktadır.

Capitoline Müzesi’nde Efes Artemisi.

Müzeyi oluşturan binalardan Palazzo dei Conservatori’nin (Koruyucular Sarayı) içindeki Sala delle Aquile’de (Kartal Salonu) yer alan ve 1 metreyi aşan boyuyla göz kamaştıran Efes Artemis heykelinin, MÖ 2. yüzyılda Roma döneminde yapılan orijinalinin kopyası olduğu biliniyor. Ancak Anadolu’nun bu güçlü ve bereketli Ana Tanrıça’sı, Roma ve Helen dünyasında bilinen tasvirlerinin aksine, Roma İmparatorluğu’nun Asya eyaletinin başkenti olan Efes’te tapınım gören şekliyle tasvir edilmiş. Artemis, başında Efes’in surlarını simgeleyen ve Tanrıça’nın Efes’in koruyucusu olduğuna işaret eden bir taç taşıyor. Boynunda zodyaktaki burç sembolleri, göğsünde oval topanlar var. Bunlar kimi iddialara göre törenlerde kurban edilen boğa testislerini, kimilerine göre arı yumurtalarını, kimilerine göreyse doğurganlık ve bereketi simgeleyen memeleri sembolize ediyor. Eteği doğa üstü hayvanlar, atlar, boğalar ve arılarla süslü; kollarına tırmanan aslanlar var. Başı, elleri ve ayakları bronzdan olan bu heykelin duruşu, Anadolu’da rastladığımız heykellerle aynı.

İyonların Anadolu’ya getirdikleri inanç dünyaları ile Anadolu’nun yerli halkının inançlarının bir sentezi olan Artemis kültü, Efes kentinde en güçlü haliyle tapınım görmüş. Antik dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı’na ev sahipliği yapan Efes kenti, stratejik bir liman olarak hem ürünlerin hem de denizaşırı kültürlerin değiş-tokuşunun yapıldığı bir yer olmuş. Bu da Efes’in koruyucu Tanrıçası Artemis’in tüm Akdeniz dünyasına yayılmasını ve tanınmasını sağlamış.

Akdeniz dünyasında bugün gezerken şaşırmayın: Roma’da olduğu gibi Bologna’dan, Napoli’ye daha bir çok arkeoloji müzesinde Anadolu’nun bu kuvvetli kadını ile gözgöze gelebilirsiniz.