0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

SÖZLÜK

Sâde-rû, sahık ve yuvşak

Civelek / Yeniçeri Civeleği: “Pençeli kabadayı” kart yeniçerinin odasında yatıp kalkan kız gibi güzel acemi oğlan. Birlikte gezmeye çıktıklarında bu toy gençlerin yüzüne hasır püskülden peçe takmak âdetmiş.

Gidi: Kadın pazarlayan, pezevenk. “Seni gidi seni!” tehdit sözünde bu anlam unutulmuştur. 

Gulampâre: Genç-çocuk oğlan düşkünü, onlarla seks yapan, homoseksüel, aktif erkek, oğlancı, Lûti.

Hamam oğlanı: Sözde tellak yardımcısı gibi, homoseksüellerin gittiği hamamlarda çalıştırılan gençler.

Hatun-sever: Lezbiyen. Huban: Erkek güzel. Hubannâme: Erkeklerin cinsel özelliklerini, seks yeteneklerini anlatan yapıt.

İbne: Erkek erkeğe ilişkide verici-pasif olan.

Sâde-rû, sahık ve yuvşak
Kulampara tasviri.

Kavat: Karşısındakinin cinsel isteğine itiraz etmeyen erkek.

Kekiz/-lik: Uysal, direnç- siz adam, biçâre.

Koçmak/kuçmak/ koçulmak: Kucaklamaktan. Sarmak, sarışmak. Bu şekilde cinsel ilişkiye girmek. “(Cennette) Hurî ile gılmanı bir bir koçasım gelür” – Yunus

Lezbiyen: Lesboslu (Midillili) kadın eşcinsel ozan Sappho’dan. Sevici, kadın kadına sevişen, ablacı. 

Livat/Livata: Erkekler arası cinsel ilişki. Tanrı Lût kavminin çoğunluğunu bu sapkınları yüzünden yok etmiş.

Lût kavmi: Erkek erkeğe ilişkileri yüzünden lânetlenip helâk edilmiş topluluk.

Lûti: Lutlular gibi erkek erkeğe cinsel ilişki tutkunu. Oğlancı, homoseksüel.

Oğlan: Erkek çocuk, kız oğlan kız deyiminde bâkire anlamında, argoda genç çocuklara düşkün erkeklerin cinsel zevklerine âlet olan çocuk-genç.

Oğlancı: Cinsel tatminini erkek çocuklarda gideren sapık, Gulam-pâre, Lûti, homoseksüel

Parlak: (Argoda) Kız gibi güzel yüzlü, oğlancıları tahrik eden genç.

Puşt: (Farsça: arkadan) Oğlancılara zevkle yaklaşan çocuk, delikanlı.

Sâde-rû: Yüzünde tüy bitmemiş, kız güzeli oğlan (“Olup birden ikiden sâderûlar / Dolup sebûlar boşalırdı sebûlar”.

Sahık(a): Kadın kadına sevişmek, lezbiyenlik Sevici/sevicilik: Lezbiyen, lezbiyenlik Sübyancı: Çocukla ilişki düşkünü sapık.

Şehir oğlanı: Kırsalkoşullardan uzak, kentte yetişmiş, güzel yüzlü endamlı, homoseksüelleri tahrik eden genç.

Tüysüz oğlan: Yeni yetme, buluğu yakın, eşcinsellerin sulandığı çocuk.

Yuvşaklık (yavşak): (Eski anlamıyla) Oğlancılara bilerek yakınlaşan oğlan.

BATI DİLLERİNDEN

Bugger (İng.) Bougre (Fr.) Ketzer (Alm.): Kökenini, Balkanlar’da ortaya çıkan, sapkın ilan edilerek Roma Kilisesi tarafından son üyesine kadar öldürülen Kathar tarikatından alan bu üç kelime, Ortaçağ’da eşcinsel anlamına geliyordu. Dini sapkınlıkla “cinsi sapıklık” arasında böyle bir ilişki kurulmuştu.

Gay: Fransızca “gai” (neşeli) sıfatından gelen bu kelime, İngilizce’ye geçmiş, neşeli, pervasız, kaygısız anlamında 16.-17. yüzyıllardan beri kullanılıyordu. 20. yüzyıl başında, “eşcinsel” anlamını kazandı. 1960’larda, bir hastalık adı olarak bilinen “homoseksüellik” kelimesinden hoşlanmayan Amerikalı eşcinseller, “gay”i tercih ettiler.

Homoseksüel: Türkçeye sonradan birebir eşcinsel olarak çevrilen bu kelime, 1869’da ortaya çıktı. Almanya’da Prusya Adalet Bakanı Leonhardt, içinde “erkekler arasındaki ve erkeklerle hayvanlar arasındaki ahlaksız ilişkileri” cezalandırmaya yönelik bir madde de bulunan bir yasa tasarısını kamuoyuna açıkladı. Kertbeny takma adlı bir yazar, Bakana yolladığı iki yazıda “homosexu- alität” ve “homosexual” kelimelerini önermişti.

Devamını Oku

Son Haberler