#tarih
Kağıt Üzerinde

Sindirimin de cilvesi var: İpe dizilen, nem kapılan

Feixas, 1413 Paris’inde bir salgın sonrası “yellenme öksürüğü” sesiyle dalga geçildiğini anlatıyor. Jean Genet’nin Paravanlar oyununda da sömürgeci ordunun askerleri bağırsaklarındaki gazı salarak ‘memleket kokusu’nu almak ve yaymak peşine düşüyorlar. Edebiyattan musikiye osuruktan nâmeler…

Ahmet Uhri’nin Ege Ev­rensel’de yayımlanan yazı dizisi “Bağırsak Gazlarının Kültür Tarihi”nin dördüncü bölümünü “Osuruk­nâme”ye değindiği için gördüm; hoş ve besleyici yaklaşım.

Öncesinde, Şener Şahin’i Klâsik Arap Edebiyatında Sofra Mizahı başlıklı kitabı vesilesiyle keşfetmiş, Arapça ders kitapları nedeniyle tanınan bu akademis­yenimize ulaşınca, tahminim­de yanılmadığımı görmüştüm: “Zartoloji” ekseninde yazdıkları Kırmızı Kedi’den yayımlandı.

‘Bir şey’ ararken başka ‘bir şey’ bulmaya, hele ikisine bir­den ulaşmışsam, bayılırım. Hâlâ bekleyen “Sakal” metnimle ilgi­li ‘saha araştırması’ (!) yapar­ken karşıma çıkan Jean Feixas, çılgın Monestier’nin minyatür örneği gibiydi: Sakal-bıyık kita­bının ardından sıkı bir “Uçkur Kılları” kitabı kotarmış, oradan Antik Çağdan Günümüze Yel­lenmenin Tarihi’ne geçmişti -gelgelelim pek ufak, dolayısıyla cılız bir broşürdü ulaştığım. Ge­ne de, itirafsa itiraf, “Osuruknâ­me”yi yazdığımda ıskaladığım canalıcı sapağa o taşıdı beni: Crepitus ve Stercutius’u yazık ki gecikmeli tanımak varmış.

Gaz savaşında ateş hattında Yellenme, Edo döneminde Japonya’da bir gaz savaşını tasvir eden bir sanat parşömeni olan “Hegassen” eserine de konu olmuştur.

#tarih‘in Mart-Nisan 2022 sayısı tüm Türkiye’de bayide…

Exit mobile version