Giriş bölümleri “geçmişlerini bilmeyen toplumlar, geleceklerini göremezler” gibi beylik cümlelerle başlayıp sonuç bölümleri de her nasılsa birbirinin kopyası olan takriben 12 bin doktora tezinin yazarlarını saymazsak; tarihin elinden en çok çektiği insanlar, uzak geçmişte yaşanan bir altın çağın varlığına inanıp bu altın çağ hayaliyle yaşadıkları toplumu geçmişe götürmeye çalışanlardır. Tabii altın çağcıların karşısında bir de karanlık çağcılar var, o da fena ya, ayrı mesele.