Tarihle ilgili, birbiriyle çelişen iki yanılgı var: İlki tarihin eninde sonunda kötülükleri yargılayacağı zannı. Hâlbuki bu, cezasız kalan kötülükleri belirsiz bir geleceğin tarihçilerine havale edip rahatlamaktan başka bir şey değil. Diğeri de, “Tarihi kazananların yazdığı” iddiası. Kazananlar genellikle tarihe havale ettiklerimiz olduğuna göre, nasıl olacak da kendi yazdıkları tarih tarafından yargılanacaklar? Neyse ki bu da şaşmaz bir doğru değil. Yani evet, ders kitaplarını falan kazananlar işlerine geldiği gibi ayarlar ama işte, taşa yazılıp sabit kalan ve herkesin üzerinde istese de istemese de uzlaştığı bir tarih de yok.