1911’in Eylül ayında İstanbul’da kolera salgını had safhaya ulaşmıştı. Ser-Tabib-i Hazret-i Şehriyari (padişahın başhekimi) tarafından saraylarda koruma tedbirlerinin alınmasına yönelik bir genelge gönderilmişti. Salgın başta İstanbul olmak üzere bütün ülkeyi sarsacak, Saray sakinleri ve çalışanlar ise bundan etkilenmeyecekti.