Time dergisi, geçen ay “bütün zamanların en etkili 100 fotoğrafı” listesini açıkladı. Proje yöneticileri, ilk fotoğrafın çekildiği 1826’dan günümüze kadar geçen 190 yıl boyunca üretilen yüz milyarlarca fotoğraf arasından sağlıklı bir seçim yapabilmek için dünyaca ünlü küratörlere, fotoğraf editörlerine, tarihçilere danıştı. Bazıları kendi türlerinin ilk örneği olduklarından, bazıları ise düşünme şeklimizi, yaşama biçimimizi değiştirdiklerinden seçilen fotoğrafların ortak özelliği, her birinin insanlık deneyiminin dönüm noktalarını temsil etmesi. Time’ın yüz fotoğrafından sizin için yaptığımız kısa liste… 

“YİĞİT GERİLLA”, ALBERTO KORDA, 1960. 
“DÜNYA’NIN DOĞUŞU” BILL ANDERS, 1968 

Apollo 8 astronotları Frank Borman, Jim Lovell ve Bill Anders, 1968’in Noel gecesi Ay’ın yörüngesine girdiler ve önceden planlanlı 10 turun dördüncüsünde, Dünya’nın ufuktan yükselişine tanık oldular. Bill Anders bu büyüleyici anda deklanşöre basacak ve insanoğlu üzerinde yaşadığı gezegeni ilk kez bu fotoğraf sayesinde görecekti. 

“NAGAZAKİ’DEKI MANTAR BULUT” TEĞMEN CHARLES LEVY, 1945 

Amerikalılar “Küçük Çocuk” kod adlı atom bombasını Hiroşima’ya attıktan üç gün sonra, bu kez Nagazaki üzerine “Şişko Adam” lakabını yakıştırdıkları daha da güçlü bomba bıraktılar. Uçağın topçusu Teğmen Levy’nin gökyüzüne yükselen devasa radyasyon bulutunu fotoğraflamasından altı gün sonra, İmparator Hirohito Japonya’nın kayıtsız şartsız teslim olduğunu açıkladı. 

“AIDS’İN YÜZÜ” THERESE FRARE, 1990 

Therese Frare’nin David Kirby’yi ailesinin kollarında can verirken gösteren fotoğrafı 32 yaşındaki bir adamın yürek paralayıcı ölümünü kaydetmekten çok daha fazlasını yaptı. Life dergisinde 1990’da yayımlanan ikonik fotoğraf, AIDS konusunda dünya çapındaki farkındalığı artırarak hastalığa yakalananlar için umut ışığı oldu. 

“MUHAMMED ALI SONNY LISTON’A KARŞI” NEIL LEIFER, 1965 

Tribünlerdeki binlerce seyirci, ringin kenarındaki muhabirler, kuvvetli ışıklar, yoğun sigara dumanı… Tüm bunlar fotoğrafın stüdyoda kurgulandığını düşündürecek kadar mükemmel bir atmosfer yaratmış. Daha maçın bir dakika 44. saniyesi, eski şampiyon Liston yerde sırtüstü yatıyor. Fotoğrafçı Leifer yeni şampiyon Ali’nin, “ayağa kalk ve dövüş süt kuzusu” diye bağırdığını duyuyor ve deklanşöre basıyor. Sonuç, 20. yüzyılın muhtemelen en güçlü spor fotoğrafı! 

“SAVAŞ TERÖRÜ” NICK UT, 1972 

Fotoğraflarda genellikle dost ateşiyle vurulanlar yer almaz. Bu istisnai kare, 8 Haziran 1972 günü Saygon yakınlarındaki Trang Bang kasabasına Güney Vietnam hava kuvvetlerince yanlışlıkla atılan napalm bombasının yarattığı terörü gözler önüne seriyor. Elbiseleri yandığı için çıplak kalan ağır yaralı küçük kız fotoğrafçı Nick Ut tarafından hastaneye yetiştirilerek kurtarılacak, fotoğraf ise 1973 Pulitzer ödülünü kazanacaktı.

“DÜŞEN ASKER” ROBERT CAPA, 1936 

Bütün zamanların en önemli savaş fotoğrafçılarından Robert Capa’nın İspanya İç Savaşı’nda çektiği bir milisin vurulma anını gösteren fotoğraf, bir savaş meydanında Azrail’i iş başında gösteren ilk kare olma özelliğini taşıyor. 1970’lerde ileri sürülen fotoğrafın kurgulanmış olduğu iddiası kanıtlanamazken, Capa her zaman bu karenin çektiği en iyi savaş fotoğrafı olduğunu dile getirdi. 

“TIMES MEYDANI’NDA ZAFER GÜNÜ” ALFRED EISENSTAEDT, 1945 

Life dergisi için çalışan ilk dört fotoğrafçıdan biri olan Alfred Eisenstaedt’ın 14 Ağustos’ta 1945’te çektiği sembol fotoğraf, II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin coşkusunu ölümsüzleştirdi. Kare aynı zamanda 20. yüzyılın en çok “yeniden çekilen” fotoğraflardan biri olma özelliğini taşıyor. 

“TANK ADAM” JEFF WIDENER, 1989 

5 Haziran 1989 sabahı Associated Press muhabiri Jeff Widener, elinde kamerası, Pekin’deki otelinin balkonundaydı. Bir gün önce, Tiananmen katliamı olmuş, Çin askerleri göstericilerin üzerine ateş açmıştı. Bir tankın önüne dikilen ve hayatı pahasına ona yol vermeyi reddeden adamı görünce deklanşöre basan Widener, sivil direnişin efsane karesini çektiğini henüz bilmiyordu. 

“SAINT LAZARE GARI’NIN ARKASINDA” HENRI CARTIER-BRESSON, 1932 

Su birikintisinin üzerinden atlayan bir adam, zeminde oluşan dalgacıklar, adamın sudaki yansıması, hareketin fondaki afişlerde görülen dansçılarınkiyle uyumu… Tüm bu “belirleyici an” unsurlarını ancak Henri Cartier-Bresson gibi bir usta bir araya getirebilirdi. Bresson’un hız, hareket ve takıntılı detaycılıktan oluşan tarzının ürünü bu kare, modern fotoğraf sanatının geleceğine yön verdi. 

“DÜŞEN ADAM” RICHARD DREW, 2001 

11 Eylül’den sonra basında yer alan fotoğraflarda daha çok uçakların İkiz Kulelere çarpışları ve binaların çöküşleri görülüyordu. İnsan fotoğrafları çok nadirdi. Kuzey Kulesinden atlayan bir mağduru görüntüleyen bu trajik kare, Batı metropollerini cehenneme çevirecek olan gayrinizami “yeni savaş”ın ilk fotoğraflarından biri olarak tarihe geçti. 

“GÖKDELENİN TEPESİNDE ÖĞLE YEMEĞİ” BİLİNMEYEN FOTOĞRAFÇI, 1932 

Manhattan’dan yüzlerce metre yukarıda karınlarını doyuran işçiler evdeymişcesine rahatlar. Aslında Rockefeller Center’ın inşaatında çalışan bu adamlar, bir gökdelen kompleksinin reklam kampanyası için RCA binasının 69. katında poz veriyorlar. Mekandaki üç fotoğrafçıdan hangisi tarafından çekildiği bilinmeyen ünlü kare, Amerika’nın yükselme tutkusunun ve azminin sembolü oldu. 

“HINDENBURG FACİASI” SAM SHERE, 1937 

6 Mayıs günü New Jersey’deki hava üssünde Hindenburg’un Frankfurt’tan dönüşünü bekleyen fotoğrafçılardan Sam Shere, dev zeplinin yanışını görüntüledi. 36 kişinin öldüğü hadisenin büyüklüğünü yansıtan bu kare tarihe mal olurken, Led Zeppelin tarafından ilk albümlerinin kapağında kullanıldı. 

“MÜNİH KATLİAMI” KURT STRUMPH, 1972 

Münih Olimpiyatları tarihe acı bir olayla geçti. 5 Eyül 1972’de Filistinli Kara Eylül grubunun sekiz silahlı üyesi olimpiyat köyünü basmış, İsrailli sporcuları rehin almış ve onlar karşılığında 234 yoldaşlarının serbest bırakılmasını istemişlerdi. Pazarlıklar bir ara balkondan yürütülmüş, deneyimli fotoğrafçı Kurt Strumph yüzü maskeli bir teröristi görüntülemişti. Kanlı olaydan geriye, bu unutulmaz fotoğraf kaldı. 

“SİYAH GÜCÜN SELAMI” JOHN DOMINIS, 1968 

Mexico Olimpiyat Oyunları’na katılan ABD’li sürat koşucuları Tomie Smith ve John Carlos, madalya seremonisinde ulusal marş sırasında siyah eldiven giydikleri ellerini yumruk yapıp havaya kaldırarak ırkçılığı protesto ettiler. Beklenmedik anları ölümsüzleştirmesiyle tanınan John Dominis’in bu fotoğrafı, 60’lı yılların ırkçılık karşıtı eylemlerinin simgesi kabul edildi. 

“HITLER NAZİ PARTİSİ MİTİNGİNDE” HEINRICH HOFFMANN, 1934 

1920’de Nazi Partisi’ne katılan Hoffmann, Hitler’in özel fotoğrafçılığına ve sırdaşlığına yükseldi, çektiği binlerce fotoğrafla yıllarca devasa Nazi propaganda makinesini besledi. 30 Eylül 1934’te Bückenberg Hasat Festivali’nde Führer’i tapınırcasına selamlayan bindirilmiş kıtaların ortasında gösteren ve bir Wagner fantazisini çağrıştıran simetrik fotoğraf, bunların en etkileyicilerinden biriydi. 

“LAHEY” ERICH SALOMON, 1930 

Kapalı kapılar ardında yürütülen diplomatik temasların perde arkası hep merak edilmiştir. Almanya’nın 1. Dünya Savaşı tazminatlarının görüşüldüğü 1930 Lahey toplantılarında, müzakerelerden bitkin düşmüş dışişleri bakanlarını sabaha karşı fotoğraflayan Erich Salomon’un bu karesi London Graphic’te yayınlandı ve dünya kamuoyu tarihte ilk kez güçlü devlet adamlarının “insani” hallerine tanık oldu. 

“IWO JIMA’YA DİKİLEN BAYRAK” JOE ROSENTHAL, 1945 

Tokyo’nun 760 mil güneyinde bulunan Iwo Jima Japonların mevzilendiği küçük bir volkanik adaydı. Burayı hava üssü olarak kullanmak isteyen Amerikalılar adaya 19 Şubat 1945’te indi ve 6.800 Amerikalı, 21.000 Japon askerin öleceği bir aylık muharebeler başladı. Beşinci gün, Suribachi tepesini geçiren Amerikalılar oraya bir bayrak dikti. Ama komutan Japonların moralini bozmak için daha büyük bir bayrak getirtti. AP muhabiri Rosenthal, Pulitzer kazanacak, hatıra pullarına basılacak savaş fotoğrafını işte o bayrağın dikilişi sırasında çekti. 

“BAYAN RÖNTGEN’İN ELİ” WILHELM CONRAD RÖNTGEN, 1895 

Bay Röntgen laboratuvarında aylarca çalıştıktan sonra ilk tıbbi röntgen cihazını geliştirmişti. Karısı Anna Bertha Röntgen’in elini çektiği x-ışın fotoğrafı, gözle görülür bir kanıt olarak mucide Nobel Fizik ödülüne giden yolu açtı. Bayan Röntgen’e “ölümümü gördüm” dedirten kare, milyonlarca hastanın yaşama tutunmasını sağlayacaktı. 

“BOSNA” RON HAVIV, 1992 

Bosna’da faaliyet gösteren aşırı milliyetçi “Kaplanlar” grubuyla bağlantı kuran Ron Haviv, katliamları çekmemesi konusunda uyarılmıştı. Haviv sözünü tutmadı, zulmü görüntüledi. Katlettikleri sivil Müslümanları tekmeleyen Sırp milisleri gösteren kare Life’ta yayımlanınca Haviv’in adı da öldürülecekler listesine yazıldı. Ama sonunda Batı kamuoyu uluslararası müdahalenin gerekliliğine ikna olmuştu. 

AJLAN KÜRDİ” NİLÜFER DEMİR, 2015 

Acı hikayesini artık dünyada herkesin bildiği bu fotoğraf, birkaç saatte sosyal medyada en çok paylaşılan görüntüler arasına girdi. DHA muhabiri Nilüfer Demir, Ajlan bebek için yapılacak bir şey kalmadığını görmüş ve “sessiz bedenin çığlığını duyurabilmek için” deklanşöre basmıştı. Avrupa ülkeleri bu fotoğraf sayesinde Suriyeli mültecilere sınırlarını açmaya başladı.