Farsça aslı 12. yüzyıla tarihlenen elyazmalarında, Hz Nuh’un oğlu Yafes’in oğullarından “Türker” için “Akil ve edeb ıssı ve dürüst-doğru gönüllü ve gayet bahadır idi. Doğu’nun her tarafını seyreyledi. Ahir bir makam bulup seçti. Türk dilince ‘Seylük’ derler, orayı vatan edindi” deniyor. 8. yüzyıla tarihlenen Orhon- Tonyukuk yazıtlarından sonra, Türklerin tarihine ilişkin ilk bulgular… 

Türkçe çevirili Arapça elyazması Kitâb-ı Ahvâl-i Ekalîm-i Seb’a’da eski çağlardaki yer ve boy adları arasında “Türk”, “Türkler”, “Türk Deryası” anlatıları da vardır. Farsça aslı 12. yüzyıla tarihlenebilir bir diğer elyazması Hazâ Kitâb-ı Tevarih-i Muhtasa veya Müntahâb-ı Siyer-i Mülûk, kimi yerde de Siyer-i Mülûk ve Tevârih-i Selâtin diye anılır. Hicri 979’da (1571) İstanbul sarayında özetlenerek Türkçeye çevrilmiş. Bu eserden “Efsanelerden Gerçeklere Nemrut” başlıklı yazıda (#tarih, sayı: 80) alıntılar yapmıştık ki, içeriğinde, ataları Peygamber Nuh’un torunu Türker olan Türklerin tarih sahnesine çıkışı konusu da vardır. 

Mitoloji, kıssa, tarih veya söylence… Ne dersek diyelim, Türklerin destan çağlarından Kıyamet’e kadar insanlık tarihinde var ve etkin olacaklarını hatırlatan cümleler üzerinde durmak gerekiyor. Ancak önce 9. ve 10. yüzyıl Ortadoğu-İslâm dünyasından, yine Türkleri tanıyan-tanıtan başka birkaç aydını da anmak yararlı olacaktır. 

Yazının devamını okumak için #tarih‘in Nisan 2021 sayısını buradan satın alabilirsiniz.