Savaşın psikolojik cephesinde üstünlük sağlamak isteyen ülkelerin, kafa karışıklığı ve şüphe tohumlarını ekmek için dezenformasyon metotlarına başvurması yeni bir durum değil. Ukrayna-Rusya krizi sırasında da, hem sosyal medyada teyit edilmeden yayılan bilgilerle hem de kasıtlı olarak yapılan yalan haberlerle bu cephenin hatları zorlandı. Türkiye kamuoyuna da yansıyan yanlış bilgiler ve kriz anlarında dezenformasyondan korunma kılavuzu.

SİMGE AKKAŞ

Önemli hadiseler kimi zaman gerçekleşme­den önce, yalnızca birer söylenti halindeyken bile dünya gündemi olmayı başarabiliyor. Rusya ile Ukrayna arasında ya­şanan kriz için de bu durum ge­çerliydi. 24 Şubat 2022’nin er­ken saatlerinde Rusya, Ukrayna topraklarına girmeden günler önce de çatışma; gelişmelerden bağımsız, tüm ihtimalleri, kor­kuları ve ondan beklenen fayda­ları yansıtabilen bir tonda, nere­deyse her dilde konuşulur hâle gelmişti. Taraf ülkelerin kon­vansiyonel, dijital veya sosyal medya üzerinden yürüttükle­ri enformasyon savaşları ise en azından birkaç haftadır açıkça seçilebiliyordu.

Bu görüntüler, belki de
Rusya-Ukrayna çatışmasına
dair en sık paylaşılan
videolardan biri oldu.
Ayrılıkçı Donetsk Halk
Cumhuriyeti’ndeki Gorlovka
şehrinde kaydedilen video,
iddia edildiği gibi Ukrayna
askeri babayı değil, ailesini
çatışmalardan korumak
üzere Rusya’ya yolculayan
bir babayı gösteriyordu.

#tarih‘in Mart-Nisan 2022 sayısı tüm Türkiye’de bayide…