Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için  küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

#tarih’in 13 yıllık arşivinden özel bir seçkiyle günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye’nin özet gündemi... hap bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

 

 

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Etiket: sayı:90

Gezgin Göz

GÜRCİSTAN’DA BİR OSMANLI MİRASI

Ahıska Kalesi ve sürgün edilen Türkler

 

16. yüzyıl sonunda Osmanlılar’ın kontrolüne giren Rabat-ı Kale-i Ahıska, 1829’a kadar Türklerin elinde kaldı. Bugün, yapılan “turistik” restorasyonlara rağmen orijinal dokusunu koruyor ve Stalin döneminde sürülen, binlercesi yolda hayatını kaybeden Türklerin trajedisini bugüne taşıyor. Anadolu ile Kafkasya’nın buluştuğu bir merkezin içinden…

 
Gastro Tarih

SOFRALARDAN SAĞLIĞA NADİR BİR “BEYAZ” VE GİRİT

Oooo mastika, mastika… Damla sakızı işte bu adada

 

Sakızın üretim memleketi Chios; yani bizim verdiğimiz ismi ile Sakız Adası’nın güney tarafı. Lezzeti, aroması başka hiçbir şeye benzemeyen bu reçinenin tadını onu hiç bilmeyen birine anlatmak zor. Ancak efsanelerden gerçeğe uzanan tarihte yemeklerden içkilere, oradan tatlılara kadar Akdeniz mutfağının yıldızı olmuş. Yetiştirmesi çok zahmetli, kendisi çok pahalı bu “ciklet”in günümüze uzanan öyküsü.

 
Spor Tarihi

TARİHÎ AVUSTRALYA AÇIK ZAFERİNİN ARDINDAN

Tenisin üç raketşörü: Nadal, Federer, Djokovic

 

Avustralya Açık, Roland Garros, Wimbledon, Amerika Açık... Tenisin dört kalesi, en prestijli dört adresi. Her yıl yüzbinlerce çocuk, bu dört Grand Slam turnuvasının birinde boy gösterebilmek için eline raket alıyor. Nadal, Federer, Djokovic’in yıllardır milyonları mest eden mücadelesi bu kortlarda yaşanıyor. Bu yılın ilk Grand Slam’i Nadal’ın tarihe geçen şampiyonluğuyla sona erdi. Büyük rekabetin tarihî öyküsü.

 
Hafıza-i Beşer

JÜL SEZAR’IN BIÇAKLANMASI HADİSESİNE DAİR

Vaay, sen de mi Brütüs! ve Shakespeare’in uydurmaları

 

İşareti alanlardan Servilius Casca, en tezcanlıları olarak Sezar’a hançerle bir kesik atıyor; ama bu basit bir sıyrıktan öteye gidemiyor. Öyle ki Sezar’ın dönüp “Ne yapıyorsun ulan?” falan dediği aktarılıyor. Casca da o sırada “Ulan koca diktatöre hançeri vurduk, bir de başkası olaya dahil olmazsa kabak gibi ortadayız, inkar da edemeyiz, şafak karanlık, küllüm yanarız” diye düşünerek “Oğlum yardım etsenize alooo?” diye senatoya bağırıyor. E, bunun üzerine diğer komplocular da Sezar’ın üzerine atılıp bıçaklamaya başlıyor. Ancak o noktadan sonra Sezar’ın ağzından çıkan “Vay sen de mi Brutus!” vesaire gibi cümleler, benim bildiğim Shakespeare’in falan uydurması.