0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Burnun rehberliğinde geçmişe yolculuk

Koku duyusu üreyip nesillerini sürdürmeleri için doğru eşi, beslenip hayatta kalmaları için doğru aşı işaret etmeseydi, atalarımızın genetik mirası 21. yüzyılı göremezdi. Bu hayati duyu zamanla kültürel bir mahiyet kazanırken; dinden sosyolojiye, dilden tababete, ekonomiden siyasete her alanda ardında ‘kokulu’ izler bıraktı.

Enfiye ‘koklayan’ kadınlar, Bu Çok İyiymiş isimli gravürden detay, Boilly, 1824

Koku duyusu atalarımızın hayatta kalabilmeleri, türlerini devam ettirebilmeleri için olmazsa olmaz bir gereklilikti. Çünkü yeni nesli üretmek için en uygun gen paketinin sinyallerini potansiyel eşlerin vücut kokusundan, hangi gıdayla beslenip hangisinden kaçınmaları gerektiğini ise yiyeceklerin rayihasından alıyorlardı.

İnsan evrimleşip ‘medenileştikçe’, beyin de akıl yürütme, soyut düşünme, lisan işleme gibi yeni yeteneklerle birlikte yeni katmanlar geliştirdi. Kokulu uyarıları değerlendirme görevini; nefret, aşk, şehvet, korku gibi duygudurumlarını işleyen, üstüne üstlük belleği de barındıran limbik sistem üstlendi. Modern insanın bir kokuyu ilk kez algıladığı andaki duygudurumunu, o kokuyu yıllar sonra algıladığında yeniden yaşamasının nedeni, hafızanın da kokuyu işleyen bölümde yer almasıdır.

‘Duyuların en ilkeli’ insan uygarlaşırken biraz köreldi belki; ama koku, duygudurumu ve hafızanın üçlü ve güçlü işbirliği, tarihin akışında önemli etkiler yarattı. Çoktanrılı dönemlerde ilahlarla temas kutsal kokular aracılığıyla kuruldu, tektanrılı dinlerin müminleri ilâhi kokularla mest oldu. Ortaçağda kötü koku hastalık nedeni sayıldı; etnik, sınıfsal ve cinsel ayrımcılığı körükledi. Güzel kokmak sadece şanslı azınlıklara özgü bir ayrıcalıkken, Mari Antoinette’in sonunu parfümünün kokusu getirdi. Kokulu madde alışveriş yollarının tıkanması Amerika’nın keşfine yol açarken, koku-lezzet-sağlık talebinin beslediği baharat ticareti dünya ekonomisinin motoru oldu. Koku molekülü sentezleme çalışmaları kimya alanında bilimsel gelişmeleri hızlandırdı. Hatta, bir çörek kokusu bir edebiyat şaheserine dönüştü. Tabii kokular daha pek çok alanda pek çok başka şeye de yol açtı.

Eski Mısır’dan 20. yüzyıla kokunun sosyal ve kültürel tarihinde, burnunuzun rehberliğinde bir zaman yolculuğuna çıkmaya hazırsanız, başlıyoruz…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Devamını Oku

Son Haberler