Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Sosyal Tarih

Bedenlere vuran piyango ve Uzun Ömer’in talihsizliği

İstanbul’un bir dönem en ünlü piyango bayileri, fizikî yapıları nedeniyle “özel” olan insanlardı. Bahçekapı’daki meşhur Nimet Abla bir yana, Uzun Ömer ve Cüce Simon bu popüler kişilerdendi. 1960’ta 40 yaşında vefat eden Uzun Ömer’in cenazesi de, zorluklarla kaldırılabilmişti. Acılarla ve acımasızlıklarla dolu hayatlar…

Statü sembolü ıvır-zıvırla hava atmanın kısa tarihi…

Eşyalarımız artarken bizim için taşıdıkları anlam da değişiyor. İlk çıktığı yıllarda televizyon daha sonra video sahibi olmak, mahallede-apartmanda epey bir prestij meselesiydi. Tarihin çok daha eski dönemlerinde de sahip olduklarını gösterme, onlarla övünme/hava atma durumu vardı. Ananas kiralamaktan mor renkte eşya kullanmaya uzanan yollar.

Yanlış çıkan tahminler gerçeğe dönüşen kehanetler

Yıllardır “bilgisayarların 640kb’tan fazla hafızaya ihtiyaç duymayacağını”, “otomobillerin asla atların yerini alamayacağını” ileri sürenlerle dalga geçilir. Ancak bazı tahminler yanlış çıksa bile doğru olmaya devam ediyor! Birileri sandığa gitmemeyi, başka birileri bile bile bir yalana inanmayı, birileri de her şey yolundaymış gibi davranmayı tercih edebiliyor.

Hilton’un görkemli açılışı fotoğrafın fırçayla kapatılışı

İstanbul Hilton Oteli’nin 1955’te açılması Türk turizminde önemli bir aşama olmasının yanısıra basın ve magazin tarihimiz açısından da bazı ilklere sahne olmuştu. Hollywood yıldızlarının katıldığı açılış etkinliklerine ünlü oyuncu Terry Moore’un Milliyet gazetesinde yayımlanan ve tartışma yaratan bir fotoğrafı damga vurmuştu. Olaylar ve ayrıntılar…

11 ayın sultanı Ramazan’da kaybolan gelenekler-âdetler

Ramazan, Türkler için sadece oruç ayı değildi; günler öncesinden yapılan hazırlıklarla karşılanırdı. Mutfak hazırlıkları, ev temizliği, alışveriş, her Müslüman evinin mutat telaşıydı. Eğlence hayatı...

Tutmayan kehanetler uslanmayan gençler ve pek değişmeyen nesiller

İnsan olarak o kadar tuhaf bir türüz ki nedense hep dünyamızın başına gelecek felaketler için şevkleniyor, dünyanın yaşanmaz bir yer hâle geldiği senaryoları daha bir tutkuyla takip ediyoruz… Geleceğimize dair bir umut ışığı varsa o da gençler sayesinde olacak, matematik bunu emrediyor. Bu bakımdan her ne kadar artık yavaş yavaş gençlerden umudu kesme yaşına doğru ilerlesem de öyle Sokrates gibi bir kalemde harcayamıyorum kardeşlerimi.

Son Haberler

Daha fazla makaleye göz atın

Güncel Haberler