1923’te yapılan esir değişimi sırasında, Yunanistan’da esir tutulan 22.500 asker ve sivil Türkten sadece 14.678’i Türkiye’ye dönebildi. Sayıları 8.000’e yakın Türk asker ve sivil esirin akıbetini bilmiyoruz. Bunların çoğunluğu büyük olasılıkla esaret koşullarında ölmüş, şehit olmuştur.

Atina’nın liman semti Pire’nin Domokou sokağında bulunan Atina Türk Şehitliği, yoğun yapılaşmanın bulunduğu bu kentsel alanda, duvarların arkasındaki bir cennet bahçesini andırıyor. Bakımı ve sorumluluğu büyükelçiliğimize ait bu şehitlik, gerçekten bakımlı ve yemyeşil. Şehitlik TC Atina Büyükelçiliği önceden aranmak suretiyle ziyaret edilebiliyor. Gittiğimizde bizi şehitliğin emektar bekçisi Stelyo Bey güleryüzle karşılıyor.

Şehitlik girişindeki kitabede şu bilgi var: “Pire’de, Atina ve Pire hastanelerinde ölen Türklerin defnedilmesi için 1859 yılında bir Müslüman Mezarlığı kurulmuştur. Buranın arazisi de 24 Mart 1890’da Pire Belediyesi tarafından tanzim edilerek bir noter vesikası ile Osmanlı Devleti’ne verilmiştir. Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda esir olarak Atina’ya götürülen ve orada vefat edenlerin de bu mezarlığa defnedilmesiyle mezarlık, şehitlik hüviyeti kazanmıştır. Şehitlikte bilinen 18 mezar ve bunlardan başka toplu mezar veya mezarlar vardır. Ancak toplu mezar ya da mezarlarda yatan şehitlerin sayısı bilinmemektedir”.

İsimsiz kahramanlar Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında hayatını kaybederek Atina Müslüman Mezarlığı’na gömülen şehitlerimizden yalnızca 18’inin hüviyeti biliniyor.

Cemalettin Taşkıran’ın Milli Mücadele’de Türk ve Yunan Esirler (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2018) kitabındaki bilgilere göre, 1919 – 1922 arasındaki Yunanistan’ın Anadolu işgali sırasında 6.500 asker (er ve subay) ve 16.000 sivil, toplam 22.500 Türk esir Yunanistan’a götürülmüş; bunlar Yunanistan anakarası ve adalarda bulunan 31 esir kampına, hapishanelere ve hastanelere dağıtılmışlardır. 1923’te yapılan esir değişimi sırasında 14.678 Türk esiri Türkiye’ye geri dönebilmiştir. Sayıları 8.000’e yakın Türk asker ve sivil esirin akıbetini bilmiyoruz. Bunlar çoğunluğu büyük olasılıkla esaret koşullarında ölmüş, şehit olmuştur.

Kimliği bilinen nadir mezarlardan birinin taşında Yunan harfleriyle: “Mustafa Eşref, Doğum: Selanik, yumurta tüccarı” yazısı okunuyor.

Yemyeşil bu güzel bahçede, sembolik şehit mezarları yanısıra bir kaç tane Osmanlı devri mezarı görüyoruz. Bunların yanında kitabesi Yunan harfleri ile yazılmış bir mezartaşı ilgimizi çekiyor. Büyük felaketler çağını yaşayan milyonlarca insanın çoğundan, şu aşağıdaki bir tek satır bile bugüne kalmadı: “Mustafa Eşref, Doğum: Selanik, yumurta tüccarı, ölüm: 8 Ekim 1919, 42 yaşında”.