80 kişilik maiyetiyle 1720’de Paris’e gönderilen Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi, Avrupa’daki gelişmeleri öğrenip, uygulanabilecek yenilikleri Osmanlılara tanıttı. Kıbrıs’ın Gazimağusa şehrinde yatıyor.

Mezarı Gazimağusa’da Yirmisekiz Çelebi Mehmet, Kıbrıs Gazimağusa’da, Gotik kiliseden çevrilmiş Sinanpaşa Camii yanında yatıyor.

Paris’e 19 Mart 1720 günü giriş yapan ziyaretçiler halkın çok ilgisini çekiyordu: Bir Avrupa başkentine elçi olarak atanan ilk Osmanlı temsilcisi Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi, oğlu Yirmisekizzade Mehmed Said (o da ileride elçi, vali ve sadrazam olacaktır) ve 80 kişi kadar maiyeti, bir yıla yakın sürecek Paris ikametlerine başlıyorlardı. “Osmanlı gördükleri olmadığından aceb ne asıl ademlerdir deyu görmeye talip” Fransız halkı kadın-erkek, çoluk-çocuk heyecanla sokakları doldurmuşlardı.

Çelebi Mehmet’in görevi, hem Avrupa karşısında yeni bir siyasi pozisyon alma gereğini duyan Osmanlı İmparatorluğu’nun müttefik ihtiyacını gidermek hem de bilim, eğitim, askerlik ve kültür alanlarında Avrupa’daki gelişmelerini öğrenip, uygulanabilecek olan yenilikleri Osmanlılar’a tanıtmaktı. Türkiye’de matbaanın kuruluşu ve Lale Devri’nin estetik kimliğini oluşturan Osmanlı Barok mimarisi, bu önemli elçilik görevinin tarihimizdeki yansımalarıdır.

Çelebi Mehmet’in yazdığı Sefaretname, hem bir resmî rapor hem de renkli bir seyahatname olarak tarihimiz ve edebiyatımızda önemli bir yer tutar. Paris’te etkileyici kaftanı ve sarığı ile temsil görevini yapan bu nazik ve kültürlü Osmanlının, kadınların ilgisini çekmesi de çok doğaldı. Kendisi de Fransız kadınlarını ilgiyle izliyordu:

“Fransa memleketlerinde kadınların itibarı erkeklerden üstün olmağla istedikleri ne ise işlerler ve murad ettikleri yere giderler. En ala beyzade, en düşkününe haddinden ziyade riayet ve hürmet ederler. Avratların sözü geçer hatta Fransa avratların cennetidir, zira hiç zahmet ve meşakkatleri yoktur”.

Edirne’de 1660’ların sonlarında doğan Çelebi Mehmet Efendi, bir yeniçeri olan Gürcü Süleyman Ağa’nın oğluydu. Kendisi de yeniçeri ocağında yetişmiş, bağlı olduğu 28. ortanın numarasını lakap olarak benimsemiş, önce yeniçeri teşkilatında daha sonra da maliye teşkilatında yükselmiş, darphane nazırlığı ve defterdarlık görevlerinde bulunmuştu. Sultan III. Ahmet tarafından çocuk yaştaki Fransa kralı XV. Louis’ye elçi olarak gönderildi. Paris görevi sonrası Mısır’a da görevlendirilen Çelebi Mehmet, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın güvendiği bir memurdu. Dolayısıyla Lale Devri’ne son veren gerici Patrona Halil ayaklanması sonrası Kıbrıs’a sürüldü.

Osmanlı Barok çağının ve modernleşmesinin öncü ismi Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi, 1732’de bugünkü Gazimağusa şehrinde öldü ve defnedildi. Paris’te bulunduğu zaman “eski ve büyük Notre Dame kilisesi”ni görmüştü. Avrupa Gotik mimarisini beğenmiş miydi bilinmez ama, mezarının hemen yanında bulunduğu bina, 14. yüzyılda inşa edilmiş Gotik Aziz Petrus ve Paulus Kilisesidir. 1571 Osmanlı fethinden sonra Sinanpaşa Camisi olmuş, Kıbrıs’taki İngiliz yönetimi zamanında tahıl deposu olarak kullanılmış. Bu bakımdan bina halk arasında “Buğday Camii” olarak adlandırılıyor.