Halil İnalcık 2016’nın 25 Temmuz’unda, 100 yaşında vefat etti. O tarihten bu yana ilk kez yayıma hazırlananlar ve uzun zaman sonra yeniden basılanlar ile Hoca’nın beş kitabı daha piyasaya çıktı. Engin bilgisiyle Hoca, başta gençler olmak üzere tüm okurlara, tarihten genel kültüre eşsiz bir dağarcık sunmaya devam ediyor. Son bir yılda çıkan eserler…

Hoca’nın evinde Halil İnalcık, vefatından bir yıl önce evinde telefonla konuşuyor.

Halil İnalcık’ın kandili vefatından sonra da tarihi aydınlatmaya devam ederken, sağlığında yayıma hazırladığı eserler ve uzun zamandır baskıları bulunmayanlar yeniden basılarak kısa aralıklarla raflara yerleşiyor. Bununla birlikte editoryal derlemeler ve kitabevlerinden hiç eksik olmayan eserleri de cabası. Bir yıl içinde çıkan beş kitabın satışları on binleri aşıyor; okur camiasında merakla beklenen Kırım Tarihi, Fatih Külliyatı ve Hoca’nın daha birçok çalışması için yayınevleri önümüzdeki aylara planlar yapıyor.

Mart 2017: Tanzimat ve Bulgar Meselesi

TANZİMAT VE BULGAR MESELESİ, Halil İnalcık, Kronik Kitap, 208 sayfa, 35 TL.

İlk basımı 1943’te Türk Tarih Kurumu tarafından yapılan hocanın doktora tezi, Tanzimat ve Bulgar Meselesi için, 75. yılı sebebiyle özel bir anı baskısı yapıldı. Kronik Kitap’tan çıkan eserde, imparatorluğun ve idaresinde bulunan Bulgarların umumî durumu, Vidin İsyanı, isyanda komitecilerin ve Sırbistan’ın rolü, dönemin idarî malî bozuklukları, Vidin’deki rejim ve ilgası ele alınıyor. Ayrıca Hoca’nın son kısma yerleştirdiği vesikalar, Fransızca özet “Le Tanzimat et La Question Bulgare” ve“Bulgar Tarihi Üzerine Kısa Bir Bibliyografya” ekleri esere zenginlik katan ayrıntılar olmuş.

Mart 2017: The Ottoman Empire and Europe

THE OTTOMAN EMPIRE AND EUROPE, Halil İnalcık, Kronik Kitap, 272 sayfa, 25 TL.

Halil Hoca’nın vefatından sonra çıkan eserlerden biri, İngilizce olarak yayımlanan makalelerin biraraya getirilmesiyle oluşmuş The Ottoman Empire And Europe kitabı. Yine Kronik’ten yayımlanan kitapta, orijinali İngilizce olan makalelere ulaşmak mümkün. Osmanlı Devleti’nin Avrupa tarihindeki yerinin incelendiği kitap “The Ottoman Empire And Modernization” ve “Turkey and Europe” başlıklarıyla iki bölüm altında toparlanmış.

Şubat 2017: Osmanlı ve Avrupa

OSMANLI VE AVRUPA – OSMANLI DEVLETİ’NİN AVRUPA TARİHİNDEKİ YERİ, Halil İnalcık, Kronik Kitap, 288 sayfa, 22 TL.

The Ottoman Empire and Europe kitabında yer alan makalelerin farklı çevirmenler tarafından Türkçeye çevrilmesiyle, Osmanlı ve Avrupa – Osmanlı Devleti’nin Avrupa Tarihindeki Yeri kitabı oluşturuldu. Hoca ortaya çıkan yeni cilt için yazdığı önsözde Osmanlı İmparatorluğu’nun genel özellikleri ve Avrupa ile olan siyasi ve ekonomik ilişkileri hakkında önceden yayımlanan makalelerin ilave araştırmalarla güncellendiğini belirtiyor.

Kasım 2016: Osmanlı’da Devlet, Hukuk ve Adâlet

OSMANLI’DA DEVLET, HUKUK VE ADÂLET, Halil İnalcık, Kronik Kitap, 288 sayfa, 20 TL.

İlk basımı 2000’de yapılan fakat uzun süredir bulunması hayli zor olan Osmanlı’da Devlet, Hukuk ve Adâlet, yeniden yayımlandı (bkz. #tarih, sayı 33). Hoca’nın ifadesiyle “Osmanlı devlet anlayışı, kanun rejimi, kanunların uygulanış biçimi ve adalet yöntemleri üzerinde evvelce yayımlanmış bazı araştırmaların” bulunduğu cilt, Kutadgu Bilig’in hukuksal, siyasal ve tarihsel incelemesinden Türk devletlerinde devlet kanunu geleneğine ve din ile şerî’atin Osmanlı hukukundaki konumlanışına kadar geniş, ilgi çekici bir inceleme sunuyor.

Kasım 2016: Devlet-i ‘Aliyye IV. cilt

DEVLET-İ ’ALİYYE – OSMANLI İMPARATORLUĞU ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR IV, Halil İnalcık, İş Bankası Kültür Yayınları, 580 sayfa, 28 TL.

Halil İnalcık, Devlet-i ‘Aliyye’nin ayânlar, Tanzimat ve Meşrutiyet’i konu alan IV. cildinin önsözünde, bu araştırmaya 1950’de başladığını söylüyor. Önsözün yazıldığı 2015 itibariyle 65 yıl süren bu çalışmada, sadece yazım süresi 10 yıl almış. Serinin ilk cildinin basımı başlarken (2008) Halil Hoca, bu yeni çıkan cildi oluşturan makalelerin de İngilizce olarak hazır bulunduğunu, fakat “güvenilir bir çevirmen bulamadığından” ötürü İngilizce yayımladığını söylemişti. Aradan 8 yıl geçtikten sonra Halil Hoca, çıkan yeni cildin önsözünde makalelerin çevirisini yapan Dr. Harun Yeni’ye teşekkürlerini de sunuyor.

Devlet-i ‘Aliyye serisinin İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan bu son cildiyle birlikte, Osmanlı tarihinin sosyal, ekonomik ve siyasi değişmeleri okuyucu önüne serilmiş oluyor. Eser başta 3 cilt olarak tasarlanırken çalışma esnasında 4 cilde çıkmış. Bunu Hoca bir sohbetinde şöyle aktarıyor: “1. ciltte başlangıçtan 1600’e kadar anlattım. Üzerinde çalışmakta olduğum II. cildi 1700’e kadar düşünüyorum, yahut konu çok genişlerse Köprülü’nün iktidara gelişine kadar olan kısmı ele alacağım”. Nitekim Köprülüler iktidarı (1656-1683) II. cilde girmiyor, tek başına III. cildi oluşturuyor. IV. cildin konusu ise imparatorluğun devlet yapılanmasında yeni bir dönem arz eden ve yıkılışa kadar devam eden süreç.

Kitap yanlış bilinenleri düzelten mahiyette bir giriş yazısı ile başlıyor. Kitabın tamamı bir sürekli değişim ve dönüşüm sürecini ve bunların özelliklerini ele alıyor. Başlangıç noktası da 17. yüzyıldaki askerî ve malî dönüşüm. Sözkonusu gelişmelerin tam anlamıyla bir “bürokratikleşme ve merkezîleşme hamlesi” demek olduğunu kaydeden Hoca, ayrıca maliyedeki bu dönüşümün“askerî dönüşüme ortam sağlaması bakımından bir zorunluluk olduğunu” belirtiyor. Hoca’nın uzmanlık alanlarından biri olan Tevzî‘ Defterleri’ni de burada buluyoruz, ki avâriz ve maktû‘kayıtları ile birlikte bu defterler ikinci bölümü oluşturan ayânlar döneminin en önemli vesikaları. Halil Hoca, 18.yüzyıl ortalarına dek süren bu dönemi, sultanın asker ve vergi toplama ile idareyi yerel büyük ailelere bırakması dolayısıyla, “devletin merkeziyetçiliği terk edip âdem-i merkeziyete gittiği” bir süreç olarak tanımlıyor.

Kitabın üçüncü ve dördüncü bölümlerinde ise “ilk Batılılaşma girişimi” olarak belirtilen Lâle Devri ile Tanzimat ve I. Meşrutiyet ayrıntılarıyla anlatılıyor. Sadrazam Râmi Mehmet Paşa ve onun yakın dostu Boğdan Voyvodası Dimitri Kantemir üzerinden sunulan Lale Devri, döneme adını veren Ahmet Refik’in tasvirleri ve şair Nedim’in mısralarıyla, renkli bir anlatım içinde kitaptaki yerini almış. Tanzimat devri, Hatt-ı Humâyun’un son derece ince bir dökümüyle başlıyor. Rumeli’deki reâyâ isyanlarından imparatorluğun yaşadığı toprak meselelerine bütün bu dönem, 1848 Avrupa ihtilâlları ve ilk Meşrutiyet ile ilişkilendirilerek anlatılıyor. Aynı bölümde, Kânûn-ı Esâsî de (1876) bu gelişmelere sonuç olarak sunuluyor.

Beşinci bölüm, Türkiye ve Avrupa ilişkileri üzerinden ilerliyor ve cildin yoğunlaştığı merkezi oluşturuyor. Coğrafi keşifler, büyük devletlere verilen ticarî imtiyazlar, Avrupa – Rusya yakınlaşması, Kırım Savaşı’nın (1854) ardından girilen yeni evre, Islahat Fermanı (1856) ve parlatılmaya çalışılan hilâfet, panislâmizm, Berlin Antlaşması (1878) ve son olarak II. Meşrutiyet (1908) bu bölümün başlıca konuları.

Altıncı ve son bölümde ise İkinci Meşrutiyet ile birlikte modern Türkiye’nin doğuşu karşımıza çıkıyor. Bu uzun ve zorlu dönem, barındırdığı tüm fikir yelpazesi ile birlikte millî iktisat hamlesi, cumhuriyetin kuruluşu, hilafetin kaldırılması gibi başlıklarla tüm ayrıntılarıyla işlenmiş. Kitabın sonunda yeralan Ekler’deki genel kronolojinin önemini ise, Hoca önsözde duyuruyor: “Bu aynı zamanda Osmanlı tarihinin bir özetidir”. Ekler’de ayrıca Berlin Antlaşması, Mondros Bırakışması ve Mîsak-ı Millî gibi metinlerin orijinal hâlleriyle birlikte notlar ve 1914’te Anadolu’da etnik gruplar haritası ile de son derece zengin bir belgesel-içerik sunulmakta.