Sizin için gidip araştırdım ve siz de neden o ismin aklımda olmadığını anlayacaksınız, zira arkadaşımızın adı Luis Rafael de la Trinidad Otilio Ulate Blanco. Adamın ismi resmen boyundan uzun ve kusura bakmayın kendisi için hafızamda yer yok. Onu hafızama yazmak için bir-iki bilgi silmem gerekecek. Mesela eskiden Kadir İnanır’ın uzatmalı nişanlısının modacı Canan Yaka olduğu bilgisini silebilirim. Ama takdir edersiniz ki bu tip şeyler daha çok ilgi çekiyor.

Yıl 1944. Kosta Rika 1932’den beri bir hâkim parti sistemiyle yönetilmekte, iktidardaki muhafazakar demokrat Ulusal Cumhuriyet Partisi, kurduğu Zafer İttifakı’yla seçim üzerine seçim kazanmaktadır. Muhalefet bloku yıllardır seçim zaferine hasret ve 1944 seçimlerinde artık kimin aklına geldiyse, kendilerince çok dahice bir strateji geliştirerek kalkıp Ulusal Cumhuriyet Partisi’nin iki dönem önceki başkanını aday gösteriyorlar. Yani bir nevi “biz halkı ikna edemiyoruz, burada hâli hazırda halkı ikna etmiş partinin eski başkanı var, onu aday gösterelim” şeklinde; hani sekiz-dokuz yaşında olsanız “Aferin çok güzel düşünmüşsün” diyebileceğiniz bir kerizlik.

Tabii bu “Bir siyasi rakiple yarışırken o siyasi rakibin alibaba.com’dan kargo bedava sipariş verilmiş çakmasını yarışa sokma” stratejisi ne kadar başarılı olabilirse o kadar başarılı oluyor. Şimdi Allah için eğer yanlış hatırlamıyorsam, iktidardaki Zafer İttifakı da iplemiyor bu durumu, kalkıp eski başkanlarının bahçesine helikopterle indirme yapıp korkutmaya falan çalışmıyor, çünkü zaten neden çalışsın ki?

Elbette orijinali dururken kimse çakmasına, aynı partinin daha önce kullanıp attığı bit pazarı eskisine yüz vermiyor ve iktidardaki Zafer İttifakı 1944 seçimlerini de, üstelik %75 oy alarak kazanıyor. Ulusal muhalefet de seçimlerden sonra takkesini çıkartıp önüne koyuyor (Belki “kimin fikriydi ulan bu iktidar partisine karşı iktidar partisinin kullanıp attığı paçavrayı aday göstermek?” temalı dev bir kavga da olmuş olabilir; neticede Kosta Rikalılar da bizim gibi sıcakkanlı insanlar. Gerçi Kosta Rika’yı sadece 1-1 berabere kaldığımız 2002 Dünya Kupası maçından tanıyorum, ama olsun, neticede tropikal kuşakta insanlar; kesin sıcakkanlıdırlar).

Muhalefet blokunu oluşturan Demokrat Parti, Ulusal Birlik Partisi ve Sosyalist Parti, işte bu 1944 seçimlerinden sonra ortak aday belirlemek için biraraya geliyor ve bu sefer gerçekten içlerinden birini seçiyorlar. Aklımda kaldığı kadarıyla önce bir ön seçim yapıyorlar, sosyalist aday ön seçimde eleniyor ama ikinci seçimi de sosyalist adayın desteklediği aday alıyor. O adayın adı maalesef aklımda değil. Sizin için gidip araştırdım ve siz de neden o ismin aklımda olmadığını anlayacaksınız, zira arkadaşımızın adı Luis Rafael de la Trinidad Otilio Ulate Blanco. Adamın ismi resmen boyundan uzun ve kusura bakmayın kendisi için hafızamda yer yok. Onu hafızama yazmak için bir-iki bilgi silmem gerekecek. Mesela eskiden Kadir İnanır’ın uzatmalı nişanlısının modacı Canan Yaka olduğu bilgisini silebilirim. Ama takdir edersiniz ki bu tip şeyler daha çok ilgi çekiyor; davetlerde falan Kosta Rika muhalefetinin 1948’de gösterdiği aday yerine Canan Yaka’yı hatırlatıp nostalji fırtınası yaratmak daha çok sükse yapıyor.

Her neyse, muhalefet bloku 1948 seçimlerine tek adayla katılınca, iktidardaki Zafer İttifakı bu seçimi bir ölüm-kalım seçimi hâline getiriyor ve halktan son bir kez daha Zafer İttifakı’nı seçmelerini istiyor ve aksi takdirde ülkenin geleceğinin tehlikeye gireceğini söylüyor. Ama halk “Arkadaş bu kaçıncı son şans, zaten 12 yıldır ülkeyi siz yönetiyorsunuz, yeter artık” diyor ve 8 Şubat 1948’de gerçekleştirilen başkanlık seçiminin galibi yüzde 50’nin biraz üzerinde bir oyla muhalefet blokunun adayı Blanco oluyor.

Ancak Kosta Rika’yı bir 28 Şubat darbesi bekliyor. Zira 28 Şubat 1948’de Ulusal Seçim Kurulu oy çokluğuyla seçimleri iptal ediyor. Maalesef ondan sonra ipler kopuyor ve 44 gün süren Kosta Rika İçsavaşı başlıyor. Yüzlerce insanın hayatını kaybettiği bu elim hadiseyi müteakip isyan edenler geçici bir hükümet kuruyor, yeni bir anayasa yazıyor ve geçici hükümet çekilirken bizim Blanco da sonunda mazbatasını alıyor. Biraz geç oluyor ve hayli güç oluyor ama Kosta Rika o tarihten bugüne ilginç bir şekilde Orta Amerika’nın en istikrarlı demokrasisi oluyor.