Mısırlı bir Marksist olarak çağdaşı siyasal dostlarından farklı bir iktidar ve coğrafya yapısın-da yetişen Samir Amin (Semir Emin), yeni bir sosyo-ekonomik model olarak sosyalizmin de Üçüncü Dünya olarak anılan coğrafyalarda kurulabileceği tezini geliştirmişti.

Ünlü düşünür ve Marksist sosyal bilimci Samir Amin 13 Ağustos tarihinde öldü. Amin, özellikle sömürge ve yarı-sömürge ülkelerin, uluslararası kapitalist çevrim dahilinde izledikleri ekonomik eğilimleri tahlil eden teorileriyle tanınmıştı.

Samir Amin anti-emperyalist bir aydındı. 1931’de Kahire’de dünyaya gelip, eğitimini 1947’de Paris’te sürdürmüştü. Buraya taşındığında Fransız Komünist Partisi’ne katılmış olsa da kısa sürede bu partiden ayrıldı ve hayatının sonuna dek sürdüreceği bağımsız bir çizgi izledi.

1950’li seneler boyunca süren Soğuk Savaş, Batılı akademisyenleri de genel olarak muhafazakârlaştırmıştı. Bu ortamda ortaya çıkan Chicago ekolü, akademiyi saran sağcı eğilimlerin öncü rolünü üstlenmişti. Samir Amin bu tarihsel bağlam içinde son derece değerli bir işe imza atarak Bağımlılık Okulu’nu (The Dependency School) kurdu. Bağımlılık Okulu geri kalmış ve henüz sanayileşmesini tamamlayamamış ulusların, ABD tipi bir liberal gelişim eğrisiyle muradlarına eremeyeceklerini; mevcut ekonomik örgütlenme modelinin buna olanak tanımadığını ileri sürdü ve Chicago Ekolü karşısında güçlü bir akademik alternatif ortaya koydu.

Amin 30’un üzerinde kitabın yazarı olarak da tanınıyor. Bunlardan en meşhuru 1988 tarihli Avrupa Merkezcilik’tir. 20. yüzyıl sonunda ABD- Seattle direnişi ile patlak veren anti-kapitalist hareketlerin uluslararası forumlarında vazgeçilmez akıl hocası olarak yer alan Amin, son senelerini siyasal İslâm olgusu üzerine araştırmalar yaparak geçirdi. Amin, Mısırlı bir Marksist olarak çağdaşı siyasal dostlarından farklı bir iktidar ve coğrafya yapısı altında yetişmişti. Bu onun, doğup büyüdüğü topraklara yönelik özel bir ilgi beslemesini de beraberinde getirdi. Son olarak 2011’de patlak veren Arap isyanlarıyla ilgili olarak ciddi bir külliyatı ardında bıraktı.

Yayın Kurulu üyemiz Masis Kürkçügil, Samir Amin’in önemini şu sözlerle özetliyor: “Ölümünden bir kaç ay önce dünyadaki eşitsizliklerin derinleşmesi karşısında emekçilerin ve çalışanların yeni bir enternasyonal kurması çağrısında bulunan Samir Amin, ömrü boyunca dünyadaki eşitsizliklere karşı durmuş, bu konuda kuramsal çalışmalarıyla sınırlı kalmayarak Davos karşısında kurulan, 2001’de Porto Allegre’deki Dünya Sosyal Forumu’na ve Dünya Alternatifler Forumu gibi girişimlere öncelik etmişti. Samir Amin üçüncü dünyacılıktan küreselleşme karşıtlığına (alternatif dünyacılık) 50 yıllık yolculuğunda yalnızca okur için anlaşılır eserler değil, sürdürülmesi gereken bir arayışı da miras olarak bıraktı”.