Yönetmen, yapımcı, senarist kimlikleriyle 140 filme, çok sayıda bol rating’li diziye imza atan, Türk sinemasının bütün efsane isimleriyle çalışan Yeşilçam’ın yaşayan tarihi Aram Gülyüz, bugün 86 yaşında. Yazar Bercuhi Berberyan -festival jürilerinin aksine- duayen sinamacıyı unutmamış, onunla iki yıldır sürdürdüğü söyleşiyi kaleme almış.

Aralarında, ilk filmini çektiği Türkan Şoray’ın, taçsız kral Ayhan Işık’ın da bulunduğu hemen bütün büyük yıldızlarla film çeviren önemli bir isim Aram Gülyüz. Yeşilçam’ın kolektif hafızasında çalışkanlığı, dürüstlüğü, renkli kişiliği, neşeli setleri, mucizevi pratik çözümleriyle silinmez izler bırakmış bir sinema adamı. Üstelik daha üç yıl önce 2014’te, belki de dünyanın en ileri yaşta film çeken isimlerinden biri olarak (83 yaşında!) yeniden yönetmen koltuğuna geri dönmüştü.

Kitabın yazarı Bercuhi Berberyan, bu “unutulmaz unutulan yönetmen”i biraz da ironiyle, şöyle dile getiriyor: “Yeşilçam tarihinde Aram Gülyüz, Türk sinemasına en uzun süre hizmet eden, en çok film yapan ama ‘Yaşam Boyu Onur’ ödülüne bir türlü sahip olamayan tek yönetmendir. Televizyon için yaptığı filmleri ve dizileri saymazsak, kiminin yapımcılığını üstlendiği, kiminin senaryosunu yazdığı tam 140 filmi vardır. 2014 yılında, son filmi olan ‘Zaman Makinesi 1973’ü çekmiş olmasıyla, ülkemizde, hatta belki de dünyada, hâlâ çalışmakta olan en yaşlı yönetmen ünvanıyla bir rekortmen sayılması bile mümkündür. Bu ödüle layık görülememesi, yaptığı filmlerin jenerik ve afişlerinin yüzde doksanında adının A. Gülyüz yazılmasından olabilir mi?”

ARAM GÜLYÜZ (YEŞİLÇAM’IN EN ÜRETKEN MUZİP YÖNETMENİ), Bercuhi Berberyan, Paros Yayıncılık, 240 sayfa, 40 TL.

1931’de doğan Aram Gülyüz, ilkokulu Bomonti’deki Hintliyan Ermeni mektebinde okur. “Ermenilikle tek ilişkimdir” dediği bu dönemi High School günleri izler. Ardından ver elini İngiltere. Londra’da EMI’da dört yıl televizyon kursu görür. Askerlik için döner ama memlekette fazla kalmaz. Bu kez gönüllü tercüman olarak Kore’ye uçar. Vatani görevine Amerikalı bir kadın albayla filmlere konu olabilecek bir aşk macerası sığdırmayı ihmal etmez. İstanbul’a döndükten sona İngiliz Havayolları’nda çalışmaya başlar. Bu kez onu yoldan çıkartan Kore’den arkadaşı Halit Refiğ’dir. 1958’de film şirketlerini kurarlar. Aram Gülyüz yakasını bir daha kurtaramayacağı sinema alemine 59 yıl önce böylece girer.

İlk filmi Aram Gülyüz’ün Halit Refiğ ile birlikte kurduğu Metro Film’in ilk filmi “İstanbul Macerası”nın afişi. Alman başrol oyuncusu adının yönetmen olarak da yazılmasını şart koşunca, afişte Aram Gülyüz’ün isminin yer almadığı bu pratik çözüm bulunmuş.

Aram Gülyüz-Yeşilçam’ın En Üretken Muzip Yönetmeni isimli eserinde Bercuhi Berberyan, işte bu uzun ve benzersiz macerayı kıvrak üslubuyla okurunu kimi zaman eğlendirerek, kimi zaman hüzünlendirerek anlatıyor. Aktardığı anekdotlar, yazarın Aram Gülyüz’e yakıştırdığı muzip sıfatını gayet iyi açıklıyor. Kitap, içerdiği zengin görsel malzemeyle de popüler bir kişisel tarih belgesi olarak kütüphanelerde, arşivlerde yer almayı hak ediyor. 

140. filmi Aram Gülyüz, 2014’te çektiği -ülkenin acılı bir gününe rastladığından galası iptal edilen ve tanıtımı yapılamayan- son filmi “Zaman Makinesi 1973”ün setinde, reji masasının başında.