20. yüzyılın başlarından itibaren Batılı ve Levanten kitapçılardan oluşan esnaf grubu, Beyoğlu’nun şatafatlı günlerinde çıkardıkları birbirinden hoş ve güzel ajanda, takvim, not defterleriyle de ünlüydü. 

Cadde-i Kebir’de (İstiklâl Caddesi) 19. yüzyıl ortalarından J. J. Wick, Depasta gibi kişiler ile başlayan kitapçılık serüveninin en görkemli yılları, 1900’lü yılların başına rastgelir. Tamamı Batılı, gayrimüslim ve Levanten kitapçılardan oluşan bu esnaf gurubu, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren azalmaya başlamış, 1950’li yıllardan sonra çoğu yitip gitmişti. Büyük İstanbul aşığı Çelik Gülersoy, Beyoğlu’nda Gezerken isimli kitabında bu şatafatlı günleri ve çöküşü enfes bir şekilde anlatır. Şimdiye kadar çeşitli din ve milletlere mensup benim tesbit edebildiğim 70 kitapçı bir yüzyıl içinde Beyoğlu kültürüne büyük katkılar sağlamışlardır. Bu ünlü kitapçılar bu coğrafyaya Batı’dan birçok kitabı getirtmekle kalmamış, aynı zamanda yayınlar da yaparak ölümsüzleşmişlerdir. 

Beyoğlu kitapçıları Batılı tarzda bir düşünceyle ticari faaliyetlerini sürdürmüş, reklam alanından da sonuna kadar yararlanmışlardır. Reklam/tanıtım bakımından bazı ilkleri de gerçekleştiren yine Beyoğlu kitapçılarıdır. Sultanın kitapçısı Otto Kiel, S. H. Weiss, Zelliç Frères, Librairie des Ecoles isimli kitapçılar birbirinden hoş ve güzel ajanda, takvim, not defterleri basmış, dağıtmışlardır. Günümüzde ancak müzayedelerde tek tek tesadüf edilen bu kapakları hoş nadir eserler, bir dönemin panoramasını yansıtır.