Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Böyle bulundu Zerdüşt

Oluz Höyük’teki kazılarda Zerdüştlüğün Anadolu’daki ilk izlerine ulaşıldı. Buluntulara göre kadim inanç 2500 yıldır bu topraklarda.

Amasya, Oluz Höyük’te yapılan kazılarda Zerdüştlüğün Anadolu’daki en erken izleri bulundu. MÖ 5. yüzyıla ait buluntularla, dinin pratiklerinin 2500 yıldır süreklilik arz ettiği anlaşıldı.

Tek tanrı-vahiy-peygamber sisteminin Önasya’daki ilk örneği Zerdüştlük, günümüz İran-Irak coğrafyasında egemen olan Sasani (224- 651) döneminin resmî diniydi. Tarihiyse bilindiği kadarıyla MÖ 650 yıllarına kadar uzanıyor. Bugüne kadar bulunan ilk yazılı kaynaklarsa 7. yüzyıl tarihli. Bu dönemden önceki sürecinin ya sözlü tarihe dayandığına ya da kayıtların henüz bulunamadığına inanılıyor. İşte bu dönem Zerdüştlüğün “arkaik dönemi” olarak nitelendiriliyor. Ve bu dönemi incelemek için arkeologların ve din tarihçilerinin elinde iki temel kaynak var: Antik Dönem yazarları ve arkeolojik çalışmalar.

Böyle bulundu Zerdüşt
Daskyleion’da (Hisartepe) 1910’da bulunan kabartma (solda) kurban ayinlerini anlatıyordu. Oluz Höyük’te ortaya çıkan eşek kafatasları kabartmaların gerçekliğini kanıtlıyor.

Eldeki bütün kaynaklar birarada değerlendirildiğinde temelinde ateşe saygı törenleri olmak üzere pek çok dinî ritüelin dahil olduğu bir Zerdüştlük portresi ortaya çıkıyor. Oluz Höyük’te TÜBİTAK tarafından desteklenen kazılarda bu portreyi aydınlatan pek çok yeni bilgi elde edildi.

Yeni bilgilerden biri doğrudan 1910’da Manyas Gölü kıyısında bulunan Anadolu kabartmalarıyla ilgili. MÖ 5. yüzyılın güçlü devleti Akhaimenid İmparatorluğu döneminden kalma ünlü Daskyleion (Hisartepe) kabartmalarının birinde iki kişinin sunak üzerinde boğa ve koyun kurban ettikleri an tasvir edilmiş. Oluz Höyük’te açığa çıkarılan kutsal çukurlarda da, öldürülmüş eşek ve yavru domuzlara ait kafatasları bulundu. Dolayısıyla buluntularla, Daskyleion kabartmasındaki sahneyi eşleştirmek mümkün. Böylece Anadolu’da arkaik Zerdüşt dinî kurban ayinleri arkeolojik olarak ilk kez kanıtlandı.

Oluz Höyük’teki kutsal çukur Zerdüştlüğün tarihine ışık tutuyor. Bulunan aletler günümüz ayinlerinde kullanılanların neredeyse aynısı. Anlaşılan o ki, 2500 yıldır dinin pratikleri neredeyse hiç değişmemiş.

Yeni kazılarla kurban ayinlerinin ötesinde Zerdüştlüğün temelindeki ateş ayinleri konusundaysa eldeki bilgilerin kapsamı genişledi. Bugüne kadar ateş ayinleri Erciyes Dağı eteklerinde tesadüf eseri bulunmuş olan dört tarafında Magi adı verilen rahiplerin betimlendiği bir ateş sunağı dışında bir arkeolojik kimliğe sahip değildi.

Böyle bulundu Zerdüşt
Oluz Höyük, doğusundaki Geldingen Ovası’nın yer seviyesinden 15 metre yükselikte. Kazı çalışmalarında 3 bin metrekarelik bir alana ulaşıldı.

Ta ki Oluz Höyük kazılarına kadar. Çünkü bölgedeki Pers Yolu denen taş döşemeli yol kalıntısının güneyinde keşfedilen bir ateş yakma çukuru, burada ayin gerçekleştiğine dair de izler taşıyor. Bu ayinlere dair eski izlerin Anadolu ve Mezopotamya’da ne denli nadir olduğu düşünüldüğünde, Oluz Höyük buluntularının önemi daha da artıyor. Zira, MÖ 5. yüzyıla tarihlenen bu çukur, zaten ateşe özel bir saygı duyan Kızılırmak havzası toplumlarının dinî tercihleri ile arkaik Zerdüştlük arasında doğrudan bağlantı kurulmasına olanak veriyor.

Böyle bulundu Zerdüşt

Ayrıca kazıları değerlendirirken günümüz Zerdüştlüğündeki ibadet şekillerini de göz önüne almak, geriye dönük açıklamalar için kısmen de olsa fırsat tanıyor. Örneğin bugünkü ayinlerde sandalağacı kutsal ateşi toz haline getirilir ve kokusu odaya dağıtılır. Ayrıca arınma amacıyla da kutsal su, vücuda dökülür. Bu her iki pratik için de özel bir kepçe kullanılır. Oluz Höyük’teki kazılarda da sapı ördek başı biçiminde tunç bir kepçe bulundu. Üstelik bu kepçe, kullanılamayacak duruma gelmiş kutsal eşyaların gömüldüğü çukurlardan birinde ortaya çıktı. Geçmişten günümüze gelen bu eşleşme Zerdüşlük tarihi açısından önemli bir tespite imkan veriyor: Anlaşılan, bu kadim inancın ayinleri 2500 yıldır fazla değişime uğramadan bugüne kadar ulaşmış.

Zerdüştlük

Ateşle yayıldı

Zerdüştlük Kuzeybatı İran’daki Media’da doğdu ve Anadolu’ya MÖ 590’dan itibaren Med Krallığı’nın yayılımı ile girdi. Dinin kurucusu Zerdüşt’ün ne zaman yaşadığı bilinmemekle birlikte MÖ 800–550 yılları arasında bir dönemin üzerinde duruluyor. Tek tanrı (Ahura Mazda), vahiy, peygamber (Zerdüşt) sisteminin Önasya’daki en erken örneğinin izlendiği Zerdüştlüğün, arkaik dönemini yaşamış olduğu Med Krallığı (MÖ 678-550) ve Akhaimenid İmparatorluğu (MÖ 550-331) sürecindeki kurumsal yapısı hakkında yeterli bilgi bulunmuyor. Med kökenli oldukları bilinen ve magi denen rahiplerin varlığı kabartmalardan da izlenebiliyor. Magilerin yönettiği, genellikle açık havada gerçekleştirilen Ateş Kültü ayinleri zamanla tapınaklardaki sunaklarda yapılmaya başlanmıştı. Başlangıçta elit bir kesime hitap eden din, Ateş Kültü ayinleri ile birlikte halka açık bir hale gelmiştir.

+ yazıları

Devamını Oku

Son Haberler