Haziran 2007’de ABD Soykırımı Anma Müzesi’ne bir fotoğraf albümü ulaştı. Albümün ilk sayfasında bulunan “Auschwitz 21.6.1944” notu bunun son derece nadir bir parça olduğunu gösteriyordu. Çünkü Auschwitz’de savaş sırasında çekilmiş pek az sayıda fotoğraf vardı. 

Auschwitz’de görevli subaylar ve kadın personelden (Helferhinnen) oluşan bir grup yakınlardaki Nazi dinlenme tesisi Solahütte’de kasvet (!) dağıtıyor. 

Nerede ve ne zaman çekildiklerini bilmiyorsanız bu sayfalarda göreceğiniz fotoğraflar sizde hoş duygular uyandıracaktır. Genç, sağlıklı, bakımlı kadınlar ve erkekler birlikte hoşça vakit geçiriyorlar. Sanki tatildeler, çalıp söylüyor, yiyip içiyor, eğlenip gülüyorlar. Fakat bir sorun var! Bu hayat dolu insanların hemen yakınlarında bir ölüm kampı bulunuyor. Orada adamlar ve kadınlar can verene dek zorla çalıştırılıyor, çocuklar tıbbi deneylerde perişan ediliyor, mahkumlar yakılıp yok ediliyor. Orası Auschwitz, tarihin gördüğü en korkunç yer! Fotoğraflarda iş streslerini atarken (!) göreceğiniz bu güzel(!) insanlar orada görev yapıyorlar. Bunlar Auschwitz’de çalışan Nazi subay ve gardiyanlar. Bunlar tutukluları öldüresiye çalıştıranlar, işkenceye yatıranlar, soykırıma tabi tutanlar. Bunlar korkunç emirleri gözlerini kırpmadan uygulayanlar. Oysa ne kadar da insana benziyorlar… 

Gaz odalarının Nazi dönemindeki tek somut kanıtı! 1944 Ağustos’unda çekilmiş bu fotoğraf karesini, ilk kez 2001’de sanat tarihçisi Didi-Huberman kamuoyuna “gaz odaları”nın kanıtı olarak sundu ve Lanzmann ile aralarında “gaz odalarının varlığı için kanıt aranamaz” ekseninde kanlı polemik yaşandı (Photographies des camps de concentration et d’extermination Nazis, 2001). 
Auschwitz’in daha önce hiç görülmemiş gülen yüzünü (!) dünyaya tanıtan fotoğraf albümü. Solda kamp komutanı Baer, sağda emir subayı ve albümün sahibi Karl Höcker. 
Soldan sağa: “Ölüm meleği” doktor Josef Mengele, eski kamp komutanı Rudolf Höss, Josef Kramer ve ismi bilinmeyen bir subay. 

AUSCHWITZ’DE HAYATIN OLAĞAN AKIŞI 

Üzerinde adı bulunmamakla birlikte, müze uzmanlarının yaptığı araştırmalar sonucunda albümün Auschwitz’in son komutanı Richard Baer’in yaveri Karl Höcker’e ait olduğu neredeyse kesin olarak anlaşıldı. Höcker Mayıs 1944’ten kampın boşaltıldığı Ocak 1945’e kadar bu görevde bulunmuştu. Albümde yer alan fotoğraflar SS subaylarının ve kamp çalışanlarının günlük hayatları ve rutin faaliyetleri hakkında yepyeni bilgiler sağlıyordu. 

Karl Höcker (solda önde), aralarında Auschwitz’in işinin ehli (!) doktorlarının da bulunduğu bir grup iş arkadaşıyla sonbahar güneşinin tadını çıkartıyor. 

MACAR YAHUDİLERİ YANARKEN… 

1944 yazında ve sonbaharında çekilen fotoğraflardan anlaşılan oydu ki, doğudaki kampları ele geçirip dağıtan Sovyet kuvvetleri kampın kapılarına dayanmışken bile Auschwitz’de çalışan subay, gardiyan ve diğer personel sosyal hayatlarını hiçbir şey yokmuşçasına sürdürüyordu. Üstelik fotoğraflar çok özel bir döneme aitti: O günlerde kampa getirilen Macar Yahudilerini yakarak imha etmek için fırınlar tam kapasiteyle çalıştırılıyordu. Albüm, Nazilerin bu insani dramdan zerre kadar etkilenmediğini gözler önüne seriyordu. 

Solahütte’de günlük dertlerinden (!) arınmak için hiyerarşik düzeni bozmadan akordeon eşliğinde şarkı söyleyen SS subayları. Ön sırada soldan sağa, Karl Höcker, Rudolf Höss, son kamp komutanı Richard Baer, Josef Kramer, Franz Hössler ve Josef Mengele. 
Yünlü eteklikler, pamuklu bluzlar… Auschwitz’in bir örnek giyinmiş kadın görevlileri bir Solahütte tatilinde Karl Höcker’in dağıttığı böğürtlenlerle müzik eşliğinde ziyafet çekiyor. 

EN ZALİMLER TATİL KAZANIYORDU

Albümdeki karelerin en dikkat çekicileri, Auschwitz’e 30 kilometre uzaklıktaki Nazi dinlenme tesisi Solahütte’deki yaşantıdan kesitler içeriyor. Arşiv kayıtlarına göre göre Auschwitz’deki kirli görevlerini diğerlerine örnek olacak biçimde kusursuzca yerine getiren kamp çalışanları Solahütte’de bir tatille ödüllendirilerek teşvik ediliyordu. 

Auschwitz’de günahsız insanlar acılar içinde can verirken, yemyeşil bir ormanın içinde kurulu Solahütte’nin huzur dolu sessizliğinde dinlenen kamp çalışanları. 
Auschwitz’de daktiloluk, sekreterlik, telgraf operatörlüğü gibi görevler üstlenen kadın çalışanlara Helferhinnen (yardımcı) deniliyordu. Höcker, Solahütte yolunda serviste personel kızlarla neşeli bir sohbette. 

ALBÜMÜN SAHİBİ KARL HÖCKER’E NE OLDU?

Höcker, Auschwitz boşaltılıncaya kadar kampta kaldı. Ocak 1945’te Dora- Mittelbau’ya komutan olarak atanan Baer ile birlikte yeni görev yerine gitti. Müttefikler kampı kurtarırken ortadan kayboldu. İngilizler onu Hamburg yakınlarında yakaladı. 1946’da sadece 18 aylık bir tutukluluktan sonra serbest bırakıldı. Batı Alman savcılar Eichmann Davası’ndan önce onu aramaya başlayıncaya kadar kimse peşine düşmedi. Engershausen’de karısı ve iki çocuğuyla yaşadı, bir bankada şef kasiyer oldu. 1965’te Frankfurt Auschwitz davalarında 1000 kişinin öldürülmesine yardımcı olmaktan yedi yıl hapse mahkum oldu. 1970’de serbest bırakıldı. Bankadaki görevine döndü. Emekli olduktan sonra bahçesinde çiçek yetiştirdi. Hakkındaki belki de en büyük delil olan fotoğraf albümü 2007’de ortaya çıktığında artık çok geçti. Höcker, 2000 yılında 88 yaşında eceliyle ölmüştü. 

Auschwitz güncesi 

25 OCAK 1940 

SS’ler Polonya’nın Krakow şehrine 60 kilometre uzaklıktaki Oswiecim’de bir toplama kampı kurmaya karar verdi. 

20 MAYIS 1940 

Berlin bölgesindeki toplama kampı Sachsenhausen’den nakledilen 30 hükümlüden oluşan ilk mahkum kafilesi Auschwitz’e getirildi. 

1 MART 1941 

Kampı ziyaret eden Heinrich Himmler kampın kapasitesinin 30.000 kişiye çıkarılmasını, yakınlardaki Birkenau’da yeni bir kamp inşası emrini verdi. 

3 EYLÜL 1941 

İlk gazla toplu öldürme gerçekleşti. Naziler 600 Sovyet mahkum ile hasta ve zayıf 250 mahkumu Zyklon B gazıyla imha etti. 

15 ŞUBAT 1942 

Yukarı Silezya’dan getirilen Yahudi kafilesi kampa ulaşır ulaşmaz gaz odasına gönderildi. 

26 ŞUBAT 1943 

İlk Roman kafilesi kampa getirildi, yıl sonuna kadar sayıları 18.000’i bulacaktı. 

7 EKIM 1944 

Gaz odalarındaki ölü bedenleri taşımaya zorlanan Yahudi grubu isyan girişiminde bulundu. Hepsi öldürüldü. 

25 KASIM 1944 

Sovyet birlikleri yaklaşırken Himmler kanıt bırakmamak için Auschwitz- Birkenau’daki gaz odaları ile krematoryumların yıkılmasını emretti. 

18 OCAK 1944 

Sovyet kuvvetlerinin kampa iyice yaklaşması üzerine SS’ler kampı boşalttı. 60 bin mahkum batıya yürümeye zorlandı. Bu ölüm yürüyüşünde 15.000’i hayatını kaybetti. 

27 OCAK 1945 

Kampa giren Sovyet güçleri kalan 7.000 civarında mahkumu serbest bıraktı. Kampta o güne kadar yaklaşık 1.000.000 Yahudi, 74.000 Polonyalı, 21.000 Çingene ve 15.000 Sovyet savaş esiri yok edilmişti.