Türkiye’de 68 kuşağının dilinden düşmeyen bir slogan, 1980’lere gelinceye dek tüm muhalif gösterilerde tekrarlanmaya devam etti: “Ho Ho Ho Şi Min / İki, üç… / Daha fazla Vietnam …” Dünyanın uzak ucunda önce Fransa’ya, ardından ABD’ye kafa tutan küçük ülke Vietnam’ın ulusal kurtuluş savaşı, tüm dünyada anti-emperyalist mücadelenin simgesine dönüşmüş, Ho Chi Minh ise dönemin dünya liderleri arasında yer almıştı. 

Ho Amca ve Vietnam ulusal kurtuluş mücadelesi, önce 2. Dünya Savaşı sonrasında tükenmiş durumdaki Fransız sömürgeciliğine, ardından 1960’larda ABD’ye karşı yürütülen mücadeleyle 20. yüzyıla damgasını vurdu. Başta Amerikan halkı olmak üzere, başka ülkelerin halkları nezdinde büyük bir sempatiye mazhar olan bu mücadele, 1968’in ortak halet-i ruhiyesinin oluşmasında çok önemli rol oynamıştı. 

Ho gençlerle…
Renkli bir kişilik olan ve gençlerle zaman geçirmeyi seven Ho Chi Minh 1961’de çekilen bu fotoğrafta Çin’deki Lijiang Nehri’nde yürüyüşte. 

O yıllarda ABD’deki savaş karşıtı hareket dünyanın belli başlı ülkelerini derinden etkiliyor; Şubat 1968’de Doğu Berlin’de 30 bin, Ekim 1968’de Londra’da 100 bin kişi (2. Dünya Savaşı sonrasındaki en büyük toplantı) gösterilere katılmıştı. ABD’de gençlik, sendikalar ve harp malûllerine uzanan bir zincirdeki protestolar, savaşın beklenenin aksi bir seyir izlemesiyle birleşince, Pentagon Vietnam’dan geri çekilmek zorunda kalmıştı. 

Bu savaş vesilesiyle ünlü Britanyalı filozof Bertrand Russell’ın başkanlığında (Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir, Laurent Schwartz, Lélio Basso, Isaac Deutscher vd. -Türkiye’den de Mehmet Ali Aybar’ın katılımıyla) sivil bir uluslararası mahkeme kurularak, ilk kez bir devletin yargılanmasına da tanık olunuyordu. Bu mahkeme, ABD’nin Vietnam halkına karşı bir soykırım suçu işlediği kararına varmıştı. 

Vietnam’daki savaşın simgesi ise “Ho Amca” diye de anılan Ho Chi Minh’di. Paris, Berkeley, Torino, Tokyo, Berlin sokaklarında Ernesto Che Guevara’nın yanısıra onun siması da arzı endam eylemişti. 

Ho, 1890’da üç kardeşin sonuncusu olarak dünyaya geldi. Yetim kalan babası çok küçük yaşlardan itibaren hem okumak hem çalışmak zorunda kalmış ve 1901’de edebiyat doktorası yaparak Vietnam’daki en yüksek akademik düzey eğitimi tamamlamıştı. Yüksek memurluk önerilerini başta reddettiyse de, sömürgeci Fransızların ısrarıyla Annam Protektorası’nda mandarin olarak görev yaptı. Sonrasında ise “kölelikten beter” dediği bu görevden ayrıldı ve ölümüne kadar bir köyde geleneksel hekimlik yaptı. 

Cumhuriyeti ilan etti Ho, 1945’te Demokratik Vietnam Cumhuriyeti’ni ilan ettiği Hanoi’de bir askerî kampta çalışıyor, 1951. 

Bu köyde okuyan Ho ise 1908’deki bir köylü gösterisinde sözcülük yapınca okuldan atılmış ve çeşitli mesleklerde çalışmıştı. Daha sonra köyden ayrılmaya karar vererek üç yıl boyunca Vietnam’ın her köşesini dolaşmış ve ülkesini tanımıştı. 1911-1917 arasında ise aşçı yamağı olarak çalıştığı gemiyle beş kıtayı görme fırsatını yakalamıştı. Londra’dayken İrlandalı milliyetçilerle ilişki kurmuş, Paris’teki toplantılara katılarak sömürgecilik karşıtı yazılar kaleme almıştı. Yazıları Le Populaire ve La Nouvelle Vie Ouvrière gibi Fransız Solu’nun yayın organlarında yayımlanmıştı. Fransa’da bulunduğu süre içerisinde, çeşitli tiyatro oyunları da yazdı. 

‘Vietnam Dilekçesi’ 

Ho, 1. Dünya Savaşı sonrasında tarihe geçecek bir metin kaleme aldı. Amerikan, Fransız ve İngiliz yetkililere hitaben kaleme aldığı “Vietnam Halkının Dilekçesi”ni bu ülkelerin devlet başkanlarına gönderdi. Ho’nun Vietnam halkının kendi geleceğini belirleme hakkını vurgulayan bu yazısı, L’Humanité gazetesinde yayımlandı. Ho yazısında, sömürge halklarının geleceğinin Versailles Antlaşması’yla belirlenmesine karşı çıkıyordu. 

1919’da Fransız Sosyalist Partisi’ne katılan Ho, yaşamını Paris’te sürdürürken çeşitli dergilerde yazılar yazmaya devam etti; 25 Aralık 1920’deki kongrede, çoğunlukla birlikte partiden ayrılarak Komünist Parti’nin kuruluşunda yer aldı. 

Mayıs 1923’te Jean Cremet ile birlikte Moskova’ya çağırıldı (Jean Cremet, 1927’de Troçki’nin ihracına karşı çıktığı için gözden düşen; Komintern görevlisi olduğu Çin’de 1931’de izini kaybettiren; André Malraux’nun İnsanlık Durumu ve Umut romanlarında sözü edilen; ölümünden sonra isimsiz hayatı keşfedilen ilginç bir eylem adamıydı). Köylü meselelerinde uzman olarak kabul gördüğünden Köylü Enternasyonal’i (Krestintern) başkan yardımcılığına atandı. Akabinde Hindiçini’de devrimci örgütler kurmakla görevlendirilerek Çin’e gönderildi. 1924’te Kanton’a geldi ve burada göçmen Vietnamlılar arasında çalışarak “Viet Nam’ın Genç Devrimcileri” örgütünü kurdu; burada öne çıkanları Moskova’ya eğitime gönderdi. 1927’de Çinli bir Katolik kadınla evlendi. 1927’de komünistlerle ittifakına son veren Çan Kay Şek’in katliamlarından sonra milliyetçilerle ilişkisini kesti ve tutuklanmamak için önce Hong Kong’a, oradan Moskova’ya geçti. 1928-30 yıllarında bu kez yerel komünist örgütlenmeler için gönderildiği Malezya ve Siam’da görev yaptı. 

‘Sosyalist kamp’ın üçüncü adamı 1950’lerle birlikte “sosyalist kamp”ın yüksek tribününde kendine yer bulan Ho Chi Minh, Sovyetler Birliği Komünist Partisi 1. Sekreteri Nikita Kruşçev ve Çin Halk Cumhuriyeti lideri Mao Zedung’la birlikte bir yemekte. 

Şubat 1930’da Mao’nun yardımıyla Laos ve Kamboçya’yı da kapsayacak şekilde Hindiçini Komünist Partisi’ni kurdu. Bu esnada İngilizlerce tutuklanıp sınırdışı edildi; 1934-1938 döneminde Moskova’da sakin bir hayat sürdü. Komünist Enternasyonal’in 7. ve son kongresinde Genel Sekreter Giorgi Dimitrov’la birlikte “Halk Cephesi” fikrini savundu. 

1936’da Fransa’da Léon Blum başkanlığındaki hükümet siyasi af ilan etmiş ve sömürge Vietnam’da komünistlere de kanun çerçevesinde siyaset yapma imkanı tanınmıştı. Vietnam’ın bir başka özelliği ise Moskova’da mahkemeler aracılığıyla parti ve Komünist Enternasyonal’de “temizlikler” başlamışken, Vietnam’da Stalinistlerle Troçkistlerin belediye seçimlerinde işbirliği yapabilmesiydi (Vietnam’daki Troçkistler, 2. Dünya Savaşı sonrasında Stalinistler tarafından katledileceklerdi). 

Ho Chi Minh: 1941’deki isim 

Ho 1938’de Çin’de 8. Ordu’nun siyasi komiserliğine atandı; oradan Vietnam sınırına geçti ve burada iki müstakbel mesai arkadaşıyla tanıştı: İlki askerî komutan olarak, ikincisi ise dış politikada öne çıkarak tarihe geçecek olan Vo Nguyen Giap ve Pham Van Dong. 

1941’de Fransa’nın Almanya karşısında yenilgisi üzerine bir grup insanla birlikte Tonkin bölgesine hareket etti. Aslında o güne kadar Nguyen Ai Quoc başta olmak üzere yeraltı çalışmasında ve yazılarında en az 150 takma isim kullanmışken artık yerleşik olarak kalacak Ho Şi Minh adını burada aldı. “Vietnam’ın Bağımsızlığı İçin Birlik”i (Viet Minh) kurdu ve bu örgütle hem işgalci Japonlara hem de sömürgeci Fransızlara karşı savaş açtı. Ortak düşman olan işgalci Japonlara karşı yardım için gittiği Çin’de, milliyetçi Mareşal Çiang Fa Kwai tarafından 1942’de tutuklandı ve 1 yılını hapiste geçirdi. Aralık 1944’te Vo Nguyen Giap’ın yöneteceği kurtuluş ordusunun ruşeymi olan Vietnam’ın Kurtuluşu İçin Silahlı Propaganda Birliği’ni kurdu. Bundan 1 yıl sonra, düşen bir Amerikan uçağının pilotu sayesinde ilişkiye geçtiği ABD güçlerinden silah ve mühimmat yardımı aldı. 

1945’te Japonların yenilgisiyle Hanoi’de Demokratik Vietnam Cumhuriyeti’ni ilan etti. Fransız Hindiçini için 9 yıl sürecek bir dönemeç böylece başlamış oldu. Fransızlarla Temmuz 1946’da Paris’te başlayan görüşmeler çıkmaza girince, Çin’in de yardımıyla özellikle ülkenin kuzeyinde Fransız sömürgeciliğine karşı silahlı mücadeleye devam edildi. 2. Dünya Savaşı bitiminde barutunu tüketmiş olan Fransız sömürgeciliği, Kasım 1946’da Hai Phong’u bombalayarak saldırıya geçti. 

ABD’den yardım aldı Ho Chi Minh, 2. Dünya Savaşı’nda Japonya’ya karşı işbirliği yaptığı ABD güçlerinden silah ve mühimmat yardımı almıştı. 

Stalin ve Mao’nun yanındaki yerini alıyor 

Ho Chi Minh 1951’de Moskova’da Stalin ve Mao’nun yanında Sovyetler Birliği’nin yüksek tribününde yer alarak artık yalnızca Vietnam direnişinin simgesel bir siması olmanın ötesine geçmiş, o zamanki adıyla “sosyalist kamp”ın önemli bir yöneticisi olmuştu. Mayıs 1954’te Dien Bien Phu yenilgisiyle Fransa geri çekilmeyi kabul etmiş ve Temmuz 1954’te Cenevre Antlaşması’yla ülke ikiye bölünmüştü. 

Bu bölünmenin ardından 17. paralelin kuzeyi ve güneyi yirmi yıllık bir mücadeleye sahne olacaktı. Ho Chi Minh, ülkenin birliğini sağlamak için ABD desteğindeki güneyin kukla rejimine karşı mücadeleyi sürdürmüştü. 

Bu bölünmenin ardından 17. paralelin kuzeyi ve güneyi yirmi yıllık bir mücadeleye sahne olacaktı. Ho Chi Minh ülkenin birliğini sağlamak için ABD desteğindeki güneyin kukla rejimine karşı mücadeleyi sürdürmüştü. Kuzey Vietnam’ın insani ve maddi açıdan yardımda bulunduğu Güney Vietnam Kurtuluş Cephesi (Vietkong) 1960’ta kuruldu. Güney Vietnam’daki bu örgütlenmeye karşılık ABD’nin helikopterler, silah ve mühimmat yardımlarıyla mevcut hükümeti ayakta tutma çabası ancak üç yıl sürebildi. 1963’te Güney’deki hükümet devrildi ve 1966’da yoğun ABD bombardımanı başladı. Sadece bir yıl sonra 485 bin Amerikan askeri Vietnam topraklarında savaşa girmişti. ABD karşısında gerilla mücadelesi veren Vietnam Kurtuluş Cephesi ağır kayıplarına rağmen Amerikan askerlerinin çekildikleri bölgeleri tekrar ele geçiriyordu. 

Ho, Moskova’da toplanan 5. Komintern Kongresi’nde arkadaşlarıyla, 1924 (en önde oturan). 

1968’de ABD’de başlayan yoğun protestolar ve Başkan Johnson yönetiminin Vietnam’da zafer elde ettiğine dair algı oluşturma çabasının boşa çıkmasıyla barış görüşmeleri konuşulmaya başlandı. ABD’nin Mart ayında My Lai köyünde 500’den fazla köylüyü akıl almaz yöntemlerle katletmesi kamuoyunda infiale yol açmış, tüm dünyada muhaliflerin Vietnam’daki mücadeleye desteğini başka bir noktaya taşımıştı. 

Paris’te 1969’da ağır aksak başlayan barış görüşmeleri ancak Ocak 1973’te antlaşmayla sonlanabildi. Yapılan antlaşma ile ABD çekilme kararı aldı ve bu kanlı savaş 1975’te savaş sona erdi. Ho Chi Minh 40 yıllık yolculuğunun sonunu göremeden Eylül 1969’da öldü. Onun yerini alan Le Duan, barış imzalanana kadar savaşmayı sürdürdü. Ülkenin birliği sağlandığında Vietnam Savaşı’nda çok önemli bir role sahip Saygon kentine onun adı verildi. “Ho Chi Minh düşüncesi” bugünkü Vietnam’ın resmî ideolojisi. Ancak bugünkü Vietnam’ın onun hayal ettiği ülke olup olmadığı ayrı bir konu… 

BİYOGRAFİ

Lacouture’ün 51 yıllık kitabı

Ünlü Fransız gazeteci ve biyografi yazarı Jean Lacouture, 1967’de Ho Chi Minh’in biyografisini yazmıştı. Kitap sadece bir yıl sonra 1968’de Şerif Hulusi çevirisiyle Payel Yayınları’ndan basıldı. Bugün Türkçede Ho Chi Minh ile ilgili külliyat zayıf olduğundan, bu biyografi 51 yıl sonra hâlâ önemini koruyor. Ne yazık ki bu kitabın da yeni baskısı yok. Merak edenlerin sahaflardan eski baskısına ulaşmaya çalışması veya kütüphanelerden faydalanması gerekiyor