Başrolünde Namık Kemal’in bulunduğu Hürriyet gazetesinin Haziran 1868’den Haziran 1870’e kadar yayımlanan 100 sayısı eksiksiz olarak yeniden basıldı. Alp Eren Topal’ın derleyip yazıçevirisini yaptığı bu koleksiyon, hem Türk gazeteciliği hem de siyasi tarihimiz için kıymetli bir kaynak oluşturuyor.

SÜRGÜNDE MUHALEFET – NAMIK KEMAL’İN HÜRRİYET
GAZETESİ SETİ (Namık Kemal, Ziya Paşa)
, Haz. : Alp Eren Topal, VakıfBank Kültür Yayınları, 680 sayfa, 254.63 TL. (İnternet: 178.24 TL.)

Osmanlı dünyasının son dönem zirvelerinden Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın 1868’den itibaren birlikte çıkardıkları Hürriyet gazetesi, Londra ve Cenevre’de yayımlanmıştı. Mustafa Fazıl Paşa ise Sultan Abdülaziz’e bir mektubunda “Padişahların sarayına en güç giren şey doğruluktur” diyen dönemin muhalif kanaat önderiydi ve Hürriyet de iki yıllık süreçte muhalif basının en sert örneği olacaktı…

Gazeteyi yaratan, Tanzimat’ın özgürlük ortamı ve Namık Kemal’in özel kişiliğiydi. Birkaç hayatı birden 48 yıllık kısa ömrüne sığdıran Namık Kemal’e daha yakından bakmak için, kendisinin kapsamlı bir biyografisini yazan Mithat Cemal Kuntay’a kulak verelim:

“Namık Kemal’in hayatı kalabalıktır. Onun kırk sekiz yılına birçok adam girdi çıktı: Taçlı, kalpaklı, şapkalı, sarıklı, fesli… O, sarayda şehzadeyle oturdu, zindanda katille yattı; İstanbul’a sığmaz muharrir oldu, redingota sığan memur oldu, ‘zindandayken sözüm Sultan Aziz kadar geçerdi’ diyecek derecede nüfuzlu kalebent oldu… Avrupa’da saatini satmayı hatırlayacak kadar parasız kaldı; İstanbul’da gazetesinden ayda üç yüz altın alacak kadar paralı oldu, velhasıl, onun kısa hayatına çok şey ve çok kimse sığdı” diyor.

Namık Kemal’in babası Meclis-i Mâliye âzası, esham müdürü, II. Abdülhamid’in müneccimbaşısı Mustafa Âsım Bey; annesi Tekirdağ mutasarrıfı Koniçeli Abdüllatif Paşa’nın kızı Fatma Zehra Hanım’dır. Büyükbabası 3. Selim’in başmâbeyincisi Şemseddin Bey, onun babası III. Ahmed’in damadı kaptanıderyâ, şair Râtib Ahmed Paşa olup, vezîriâzam şehid Topal Osman Paşa’nın oğludur. Tarihçi Ömer Faruk Akün’ün (öl. 2016) aktardığı bilgileri göre, büyükbabası Şemseddin Bey’in, 3. Ahmed’in küçük kızı Ayşe Sultan’dan doğmuş olması ihtimali vardır ve böylelikle Namık Kemal’in ailesi Osmanlı hânedanı ile de akraba olmaktadır.

Namık Kemal’in doğumundan bir yıl önce, 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu’yla başlayan Tanzimat dönemi, ayanların gücünü kırmak, Yeniçeri ocağını ortadan kaldırmak, zorunlu askerliğe geçiş, ulemanın özerkliğini sınırlamak gibi tedbirler ve artan vergilerle Osmanlı idaresinin merkezîleştiği bir dönemdi. Bu kapsamlı restorasyona ekonomik sıkıntılar da eşlik edince, süreç merkezîleşmekten fazlasına dönüştü. Tanzimat, bürokrasinin yeniden yapılanması, Avrupa ile diplomatik senkronizasyon, maliyenin ıslahı, yeni maddi kaynaklar yaratılması, altyapının ve yolların geliştirilmesi, teknoloji ithali, zorunlu askerliğin bir düzene oturtulması ve eğitimin yaygınlaştırılması yönündeki çabalar demekti. Bunlar haliyle toplum hayatında da hızlı ve kökli değişimler anlamına geliyordu.

Hürriyet-İlk ve son nüsha Hürriyet gazetesinin Londra’da matbu olarak basılan ilk sayısının ve Cenevre’de neşredilip elle yazılan son (100.) sayısının kapak sayfaları.

1856’da ilan edilen Islahat Fermanı, Batılılaşma yönünde önemli bir adımdı; fakat Müslümanlarla gayrimüslimleri hukuken ve siyaseten eşit kılması hoşnutsuzluk yaratmıştı. 1859’da Osmanlı Devleti ilk kez Avrupa’dan borç almaya başladı. Maaşların ödenemediği bir ortam vardı, savaş mağlubiyetleri ve ordu isyanları yaşanıyordu.

27 yaşındaki Namık Kemal, Tasvir-i Efkâr’da Girit sorununu irdeleyen ve buradaki idaresizliği vurgulayan “Şark Meselesi” başlıklı makalesini yayımlamış, ardından Osmanlı yönetimi basına karşı baskısını arttırmıştı. 15 Mart 1867’de ünlü sansür yasası Kararname-i Âli yayımlandı. Genç gazeteci artık tehlikeli bir kişiydi. Bu çalkantılı atmosfer 30 Ağustos 1867’de Yeni Osmanlıları biraraya getirdi.

İki yıl sonra Namık Kemal ve Ziya Paşa Hürriyet’i çıkarmaya başladılar. 28 Haziran 1868’de Londra’da Rupert Street 4 numarada ilk nüshasını bastıkları Hürriyet, Yeni Osmanlılar’ın sesi oldu. Artık Avrupa’da, İstanbul’da ve şarkın farklı köşelerinde yankılanmaya başlamıştı. Yeni Osmanlılar 10 yılı aşan muhalefetlerinde 10 farklı gazete çıkardılar; fakat hiçbiri Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın Hürriyet’i kadar uzun soluklu olamadı. Hürriyet, Haziran 1868-1870 arasında Londra ve Cenevre’de haftalık olarak toplam 100 sayı basılmıştı. Maliye, eğitim, askeriye, diplomasi gibi anabaşlıklara ayrılan gazete önce dört, ardından sekiz, sonra tekrar dört sayfa olarak çıktı. Bir “haber kağıdı”ndan ziyade siyasi bir bülten olarak hazırlanan Hürriyet’te, her hafta hem Osmanlı devlet ve toplumunun meseleleri masaya yatırıldı hem de bunlara çözüm üretecek siyasi programlar inşa edilmeye çalışıldı.

Hürriyet’teki bazı konu ve makalelerin mazi ile bugün arasında bizleri kararsız bırakacak haldeki benzerliği dikkati çekiyor. 150 yıl sonra yeniden okurla buluşturulan bu nüshalar hem koleksiyonerler hem meraklılar hem de dünden bugüne tarihimizi öğrenmek isteyen her yaştan amatörler için nadide bir eser niteliğinde.

Vatan şairi ve Ziya Paşa Namık Kemal (1840-1888), şiir, makale, öykü, tiyatro gibi alanlarda çok sayıda eser bıraktı. “Hürriyet Kasidesi” ve “Vatan yahut Silistre” adlı piyesiyle “Vatan şairi” olarak anıldı (solda). Namık Kemal ve Şinasi ile birlikte Tanzimat edebiyatının üç büyük öncüsünden biri kabul edilen Ziya Paşa (sağda).