Muhtemelen 1950’li yıllarda çekilen fotoğraf, kentin son dönem tarihi açısından oldukça ilginç veriler içerir. Osmanlı döneminin sonlarında yavaş yavaş kente dahil olan bölgede bulunan anıtlar cumhuriyet tarihi için de önemlidir. Kentin, hatta devletin önemli “sorunlarından” biri olan meydan, bitmek tükenmek bilmez tartışma konularının merkezindedir. Topçu Kışlası’nın yıkımı; İnonü heykelinin buraya yerleştirilmek istenmesi; Atatürk Kültür Merkezi’nin inşası, yanması, yenilenmesi tartışmaları; meydanın bir köşesine inşa edilmesi istenen Taksim Camii’nin tartışmaları; 1 Mayıs kutlamaları, olayları ve sonrasında bu meydanda kutlama yapma çabaları; Topçu Kışlası’nın yeniden inşası gibi konular hâlâ tartışılır.

1- Dolmabahçe Sarayı: 19. yüzyılın ortalarında inşa edilen sahil sarayı ve önünde bulunan küçük meydanın köşesinde saat kulesi.

2- Dolmabahçe Bezmi Alem Vlide Sultan Camii: Sultan Abdülmecid tarafından annesinin adına inşa ettirilen cami, saray ile benzer üslupta ancak daha sade cephelere sahiptir.

3- Gümüşsuyu Kışlası: Etraftaki diğer kışlarla birlikte Dolmabahçe Sarayı’nı koruma amacıyla inşa edildiği düşünülebilir. İnşaat Sultan Abdülmecid döneminde başlanmış, bir süre ara verildikten sonra Sultan Abdülaziz zamanında tamamlanmıştır. Yapıyı kullanan Muzika-i Hümâyun adıyla da tanınan kışlaya 1920’li yıllarda İstanbul Teknik Üniversitesi taşınmıştır. Günümüzde bu üniversitenin Gümüşsuyu yerleşkesi olarak kullanılmakta.

4- Atatürk Kültür Merkezi: Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Tiyatroları’nın kullanımı için 1946’da inşa edilmeye başlanmış, ancak 1969’da tamamlanıp açılan yapı bir yıl sonra geçirdiği bir yangında harap olmuştur. Mimarı Hayati Tabanlıoğlu’dur. Hemen başlayan onarım ancak 1978 yılında tamamlanabilmiştir. Uzun inşaat süreci ve yangın sonra onarım çalışmaları, yapıyla ilgili bir çok tartışmaya yol açmıştır. 1999’da Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı ile korunması gerekli kültür varlığı ilan edilmiş; 2008’den itibaren etkinliklere ara verilen yapının restorasyonu için projeler hazırlanmış; ancak 2018’de Murat Tabanlıoğlu’nun hazırladığı bir proje ile yeni bir yapının inşaına karar verilmiştir. Yıkım çalışmaları devam etmektedir.

5- Alman Konsolosluğu: 1870’te ilk inşa edildiğinde, köşelerde bulunan kartal heykelleri nedeniyle “Kartallı Saray” adıyla biliniyordu. Ayaspaşa Müslüman Mezarlığı yerine inşa edilmişti. Bahçesinde bir grup mezar hâlâ korunmaktadır. Haliç’e, Boğaz’a ve suriçi İstanbul’a hâkim manzarasıyla, kentin en etkileyici elçilik binalarından biri.

6- Taksim Gezi Parkı: 1930’lu yıllarda artık bakımsız olan Topçu Kışlası yıktırılarak yapılan parkın bugün yetişkin olan ağaçları henüz küçük birer fidan görünümünde. Park, anıtsal mermer merdivenlerle Taksim Meydanı’na açılmakta. 2013’te parkın yerine eski Topçu Kışlası’nın rökonstrüksiyonu için projeler yapılınca başlayan protesto gösterileri “Gezi Olayları” adıyla anılıyor.

7- İnönü Heykeli Kaidesi: Gezi Parkı’nın Taksim Meydanı’na bakan kısmında düşünülen heykelin kaidesi 1940’lı yıllarda hazırlanmıştı. Belling tarafından hazırlanan bronz heykel buraya hiçbir zaman yerleştirilmemiş; Cumhuriyet Anıtı’ndan daha büyük bir İnönü heykelinin uygun olmayacağı düşünülmüştür. Uzun yıllar depolarda kalan bronz anıt, 1980 başlarında Maçka-Taşlık’taki küçük parka yerleştirildi.

8- Cumhuriyet Anıtı: Avusturyalı heykel sanatçısı Pietro Canonica tarafından yapılmış, mermer kaidesi Mongeri tarafından oluşturulmuştur. Açılışı 1928’de yapılan anıt, Mustafa Kemal’le birlikte Kurtuluş Savaşı’nı ve cumhuriyet devrimlerini anlatır.

9- Maksem ve Sarnıç: 18. yüzyılın başlarında Haliç’in kuzey kıyılarında hissedilen su sıkıntısını gidermek için büyük bir proje hazırlanmış, kente gerilen su burada büyük bir depo içinde biriktirilmiştir. Bunun önünde mahruti bir külah ile örtülü sekizgen mekan bir maksem yapısıdır. Buraya getirilen su, Kasımpaşa, Galata ve Beşiktaş semtlerine dağıtılıyordu. Bu nedenle bölge zamanla Taksim adını almıştır. Tesis bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sergi salonu olarak kullanılmaktadır. Sarnıcın önünde görülen tramvay deposunun yerinde, bugün Taksim Camii inşaatı yükseliyor.

10- Surp Hovhan Vosgiperan Katolik Ermeni Kilisesi: 19. yüzyılda Katolik Ermeni cemaati için bir Fransız hastahanesi yanında inşa edilmiştir. Sekizgen yapı kentin en ihtişamlı kiliselerinden biridir. Mimarları Garabetçiyan Kardeşler’dir.

11- Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi: 1880’li yıllarda eski bir Rum mezarlığı üzerine inşa edilmiştir. Geniş bahçe içindeki kilise eklektik üsluptadır. Birçok mimari unsur yapının cephelerinde takip edilebilir.