Şimdi Abone Olun

Bugünü anlamak için küçük dev neşriyat: #tarih'te bugün

Dünün tecrübeleri ışığında günün mühim gelişmeleri, dünyanın ve Türkiye'nin vasıflı özet gündemi... #tarih'te bugün bülten her sabah aynı vakitte e-posta kutunuza gelsin!

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Yazar: Hayri Fehmi Yılmaz

Kitap

ÜNLÜ MİMAR ÜZERİNE EFSANELER VE GERÇEKLER

Sinan’ı nasıl bilirdiniz? Bildiğiniz gibi değil!

 

Son yılların gözde tabirlerinden “ezber bozmak”, Mimar Sinan üzerine yazılmış bu kitabın işlevini tarif edebilir. Üstelik ezberi bozulanlar, sadece biz değil, konuyla akademik olarak da uğraşmış hocalar, uzmanlar, akademisyenler. Prof. Dr. Uğur Tanyeli’den, Mimar Sinan’ın hayatı ve eserleri üzerine, çarpıcı bir bilgi-analiz-metot kitabı.

 
Kapak Konusu

KANUNÎ DEVRİNDE PAYİTAHT VE SANAT

İstanbul’un altın çağı mimarinin tepe noktası

 

16. yüzyıla damgasını vuran Sultan Süleyman, Osmanlı başkentinin dokusunu da değiştirdi. Mimar Sinan gibi bir büyük ustanın öncülük ettiği mimarlık ve sanat hamlesi sırasında, 19 ayrı yapı tipinde 596 eser ortaya kondu! İznik çinilerinin, Uşak halılarının, hat sanatının, revzen/vitray sanatının, kündekarinin en parlak örnekleri bu dönemde üretildi.

Kapak Konusu

KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE 1500 YILLIK TARİH

Ayasofya’nın dili olsa…

 

Ortodoks kilisesi, Katolik kilisesi, cami, müze… Ve Danıştay’ın 10 Temmuz’da açıkladığı kararın ardından yapılan statü değişikliğiyle bugün tekrar cami! Sonuna getirilen sıfatlar hep değişiyor. Ama dünyanın en sembolik yapılarından kabul edilen Ayasofya, etrafında dönen tüm tartışmalara rağmen İlahi Hikmet sıfatını taşımayı, bu hikmetle onu paylaşamayanları ayrıştırdığı gibi, tüm dinler, tüm medeniyetler, tüm ülkelerden insanı biraraya getirmeyi de sürdürüyor. Paganlardan Cumhuriyet’e Ayasofya’nın dönüşümleri…

İstanbul'un İzinde

Eskiden buralar hep bostandı: Tünel Meydanı 

İstanbul’un dünyaya açılan yüzü, servet ve ihtişamın, kültür ve sanatın merkezi İstiklal Caddesi’nin bir ucunda küçük bir meydan… Ama boyutlarına aldanmayın. Bu birkaç adımlık meydanda kentin kültür, mimari ve sanayi tarihine ilişkin pek çok şaşırtıcı detay birarada. Galata Mevlevîhanesi’nden Tünel’e, ilk belediye binasından Narmanlı Hanı’na, Tünel Meydanı’nın geçmişi ve bugünü…

Foto Analiz

ANTHİOKHOS’UN KUTSAL ALANI VE ANIT MEZARI 

Meşhur tümülüs, bugün Adıyaman ili ve çevresinde MÖ 109 ile MS 70 yılları arasında 179 yıl hüküm süren Kommegene Krallığı’nın meşhur hükümdarı Antiokhos (MÖ 69 - 32) döneminde inşa edildi. Dağın zirvesinde, yaklaşık 2150 metrede 145 metre çapında yaklaşık 50 metre yükseklikteki tümülüs (mezar odası üzerine yığılan tepe) kralın anıt mezarı olarak hazırlanmıştı. Tümülüsün doğu ve batısında iki ayrı terasta bulunan mezar odasına sırtını dönmüş dev heykeller ve kabartmalar, kralın Helen ve Pers kökenli atalarını ve inançlarını anlatmak için tasarlanmıştı. Heykel kaidelerinin arkasında bulunan 237 satırlık uzun bir Yunanca kitabe, yapının öyküsünü kurucusu Kral Anthiokos’un ağzından anlatır.

 
Foto Analiz

‘Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul…’ 

Fotoğraf, İstanbul suriçinin yaklaşık ortasında yükselen Beyazıt Yangın Kulesi’nden çekilmiştir. Tarihte bu noktadan çizilen gravürler ve çekilen fotoğraflar meşhur olmuştur. Fotoğrafta Laleli, Aksaray ve Yedikule semtlerine doğru uzanan semtler görülmektedir. 1894 depreminde zarar gören Çukurçeşme Hamamı görüldüğüne göre, fotoğraf bu depremden önce çekilmiş olmalıdır.

 
Ortaçağ

1050 YILINDA İSTANBUL’DA HUTBE OKUNMUŞTU! 

‘1071’de Anadolu’nun kapısı Türklere açıldı...’ Tarih ezberlerimiz arasında yer alan bu cümle, Malazgirt zaferini milat kabul eder. Halbuki bizim tarafta İbnü’l-Esir ve Evliya Çelebi’den, Bizans kaynaklarında ise birçok belgeden öğrendiğimiz gibi, Selçuklu Türkleri hem Malazgirt öncesi hem sonrasında Bizanslılarla içli-dışlı yaşamışlar ve çoğu kez onların yanında kendi dindaşlarına karşı savaşmışlardı.

 
Bu Devrin İnsanları

Rahip ile medrese talebesi: Hem tarihte hem bugünde! 

Çok dilli, çokkültürlü, çok dinli şehirlerde zaman zaman çekişmeler hatta çatışmalar yaşanır. İstanbul gibi buna alışık şehirlerde, çatışmalardan ziyade bir araya gelişler görülür; ama belki de tarihçiler, gazeteciler, çekişmeleri-çatışmaları daha cazip görürler. 18. yüzyılın ikinci yarısında Kütahya’da üretilen, biri Suna İnan Kıraç Koleksiyonu’nda, diğeri Düsseldorf Hetjens Müzesi koleksiyonunda bulunan iki sürahi üzerinde, biri Müslüman diğeri Ortodoks Hıristiyan din adamı, böylesine sevimli bir örnek teşkil etmektedir.

 

Notice: Trying to access array offset on value of type bool in /home/tarihtar/public_html/wp-content/plugins/iyzico-woocommerce/library/iyzico-for-woocommerce-buyer-protection.php on line 168