Onu ne sürgün yıldırdı, ne hapis ne de ölüm tehditleri… Adaletsizlik karşısında doğru bildiğini söyleme alışkanlığı başına ne bela getirirse getirsin yolundan dönmedi. Ülkemizde Sıfır Noktasındaki Kadın kitabıyla tanınan Mısırlı kadın hakları savunucusu, yazar-doktor Neval El Seddavi ve 90 yıllık bitmeyen mücadelesi…

Sıfır Noktasındaki Kadın, Havva’nın Örtülü Yüzü, Şeytanın Masumiyeti gibi kitapları Türkçeye de çevrilen Neval El Seddavi 2011’de 80 yaşındayken Londra Occupy eyleminde. 

Ona “Sen yırtıcı ve tehlikeli bir kadınsın” dediler! Gerçekten de öyleydi; yırtıcı ve tehlikeli bir dünyanın hakikatini anlatmak için bedeli ne olursa olsun böyle olmak gerektiğine de yürekten inanıyordu. 21 Mart’ta, 90 yaşında hayata gözlerini yuman Mısırlı kadın hakları savunucusu, yazar ve doktor Neval El Seddavi, daha çocukluk yaşlarından beri, adaletsizlik karşısında cesaretle ayağını yere vurmuş; karşılığında ne ceza görürse görsün doğru bildiğini söylemekten vazgeçmemişti. 

1931’de öğretmen bir baba, Türk kökenli varlıklı bir annenin çocuğu olarak Kahire yakınlarında bir köyde doğmuştu. Ailesi onu 10 yaşında evlendirmeye kalktığında, çiğ çiğ patlıcan yiyip kapkara dişleriyle talibine gülümseyerek ilk direnişini gerçekleştirmişti. 

Hayatının geri kalanında işini kaybedecek; yazmaktan men edilecek; hapse düşecek; ölüm tehditleri alacak ve sürgüne gönderilecek; buna rağmen 60’a yakın kitapla hem Batı’da hem de Doğu’da kadın hareketini etkilemekten onu kimse alıkoyamayacaktı. 

Kitapları arasında en çok okunan ve tepki çekenlerden Havva’nın Örtülü Yüzü, Arap kadınları üzerindeki baskıyı İslâm’a değil patriyarki, sömürgecilik ve yoksulluğa bağlıyor; bir anlamda Batı’daki feministlerin Arap dünyasındaki kadınların durumuyla ilgili yargılarını düzeltmeyi amaçlıyordu; ama tam tersi önyargıları artırmakla suçlanmıştı. 

Aynı kitapta, köylerde doktorluk yaparken karşılaştığı istismar vakalarıyla birlikte 6 yaşındayken korkunç bir şekilde “kadın sünneti”ne maruz bırakıldığını da yazıyordu. Hayatı boyunca bu işleme karşı mücadele etmiş; Kamu Sağlığı Dairesi’nin müdürüyken konuyla ilgili yazdığı Kadın ve Seks kitabı yüzünden alelacele görevden alınmıştı. 

1981’de ise Enver Sedat muhaliflerine karşı yürütülen operasyonlarda tutuklanarak 3 ay cezaevinde kalmıştı. Türkçeye de tercüme edilen Sıfır Noktasındaki Kadın’ı cezaevinde tanıştığı seks işçisi Firdevs’in ağzından, bir göz kalemiyle tuvalet kağıtlarına yazmıştı. 

Enver Sedat’ın öldürülmesinden sonra serbest kalsa da aldığı ölüm tehditleri, ABD’deki sürgün günlerinin başlamasına neden olmuştu. Ülkesine ancak 1996’da dönmüş; 2004 seçimlerinde devlet başkanlığına adaylığını da koymuştu. Hayatı boyunca çok istemesine rağmen başaramadığı tek şeyse ülkesi Mısır’da kabullenilmek olmuştu.