Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

İpek Cent

Agatha Christie’nin ölümsüz eseri sahnede

Şark Ekspresi, 43 sene sonra yine dev bir prodüksiyon ve dev bir bıyıkla yola çıktı. Çok önemli bir özelliği “Katil kim acaba?” sorusu olan bir hikayenin, bu kadar okunup izlendikten sonra aynı heyecanı vermesi pek olası değil elbette, ama yine de Orient Express’in o masal gibi vagonlarında geçen gizemli bir hikayeyi, sevdiğimiz oyuncularla tekrar izlemeye değer.

Çavdar tarlasında tepişen saygısızlar

J.D. Salinger'ın gençliğini, II. Dünya Savaşı'nın hayatındaki yerini ve aşklarını anlatan biyografisi ilk kez beyazperdede. Yazar, yaşamında kitaplarını sinemadan uzak tutmuş, kendini kameralardan saklamış, Holywood'u sevmediğini birçok yerde dile getirmişti.

‘Göklere çıkarılan’ CIA fiyaskosu

Uyuşturucu kaçakçısı bir pilotun sıradışı hayat hikâyesini konu edinen “Barry Seal: Kaçakçı (American Made)”, Amerika tarihindeki en gizli CIA operasyonlarından birini anlatıyor. Tabii gerçekler biraz farklı!

Bruce Lee’nin hayatı ve fazlasıyla Hollywood

Bütün dünyaya Uzakdoğu sporlarını tanıtan ve sevdiren Bruce Lee’nin hayatından bir kesiti konu alan Ejderin Doğuşu (Birth of the Dragon) bu ay vizyona giriyor. Film, ‘beyaz’ aşkından vazgeçemeyen Hollywood’u tatmin ederken, Asyalılar için hayalkırıklığı oldu. 

Stalin’in yasakladığı Sovyet Lady Macbeth

19. yüzyılın cinsiyet hiyerarşisini büyük bir başarıyla resmeden Mtsensk İlçesi’nin Lady Macbeth’i seneler sonra sinemada. Dimitri Şostakoviç’in 1934’te gerçekleştirdiği aynı adlı opera uyarlaması Stalin tarafından yasaklanmıştı.

Filmin kahramanı genç Marx

20. yüzyılın meşhur Alman düşünürü Karl Marx’ın hayatını ve mücadelesini konu alan ilk kurmaca film “Genç Karl Marx” vizyona girdi. Marx’ın Engels ile olan dostluğunu ve düşünce tarihini nasıl değiştirdiklerini anlatan biyografi, tarihî gerçeklik ve duygusal kurgu arasında iyi bir denge yakalamayı başarıyor.