Dünün ve bugünün gündemi e-postanıza gelsin.
0,00 ₺

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

‘Gayri resmi’ tarihin resmidir

Ressam Burhan Kum, “Gayri Resmi”de bir yandan iktidar-sanat ilişkisini sorgularken, bir yandan “yasak sanatın” Osmanlı coğrafyasında maruz kaldığı sansürün izini sürüyor, toplumsal-kültürel sonuçlarını tartışıyor.

Devrik Cümle II, 2016

Sanat eserlerinin insan­ların düşünce ve hissi­yatları üzerindeki etki­leri aşikar. Egemen olmanın, egemenliği sürdürmenin bir yolunun da sanatın etki gücü üzerinde denetim sahibi ol­maktan, onu çıkarları doğrul­tusunda yönetmekten geçtiği Ortaçağ’dan beri muktedirle­rin malumu. Bir sanat yaratı­sının etkileme gücüne sahip olabilmesi için sadece üretil­miş olması yetmiyor. Onun dolaşıma girmesi, sergilenme­si, tüketilmesi de lazım. Ve ta­bii tartışılması. Özgürce.

İktidarın amaçlarıyla ters düşen, iman ettikleriyle çeli­şen “sakıncalı” bir sanat ese­rinin insanları “kafasını bu­landırmasını” engellemenin en geleneksel yolu ise, onun “görülebilirliğine” müdahale etmek. Tabii bunu da iyi bili­yor yukardakiler.

Kara Kutu, 2015

Sergi kataloğundan devam edelim: “Bin yıldır resim yap­manın ‘Allah’a şirk koşmak’ olduğuna inandırılmış bir top­lumda son 150 yıldır resim ya­pıldığı gerçeğinden hareketle bazı şeylerin değişmiş olabile­ceğini varsayabiliriz. Ne var ki resim yapmakla ilgili bir sorun yok gibi görünse de, sergilen­mesine ilişkin sorunlar henüz tamamen aşılabilmiş değil.” Osman Hamdi Bey’in 1901’de yaptığı Yaratılış isimli tablonun 2001 yılından sonraki akıbeti hakkında mesela, bugün hiçbir bilgimiz yok. Nerede olduğu­nun bilindiği yıllarda bile ese­rin yapıldığı ülkede hiç sergi­lenememesi, vaktü zamanında pek az kişiyi rahatsız etmişti.

Burhan Kum’un Gayri Resmi isimli sergisi, bu üstü örtülü sansürü sineye çeke­meyen “rahatsızlar” için ade­ta bir vaha. Ne mutlu bize ki, onun eserleri bugün hâlå ser­gilenebiliyor, yukarıda değin­diğimiz meseleleri sorgulu­yor, hicvediyor, tartışıyor.

Emval-i Metruke, 2015

Sanatçının, Gustave Cour­bet’nin L’Origine du Monde, Osman Hamdi Bey’in Yaratı­lış isimli eserlerine ve Gentile Bellini’nin Fatih Sultan Meh­met portresine göndermeler yapan resimlerini de görece­ğiniz sergiyi gezerken kafa­nızda şu tür sorular dolaşabi­lir, şaşırmayın: Eğer Fatih’in resim sanatına verdiği önem, sultanın Venedikli ressam Bellini’ye portresini yaptırdığı 1480 yılından günümüze ka­dar geçen 500 küsur yıllık süre içinde kesintisiz bir biçimde devam ettirilmiş olsaydı, bu­gün nasıl bir kültürel iklim­de yaşıyor olurduk? Daha ge­niş bir özgürlük coğrafyasına mı dönüşürdü zihinlerimiz? İfade özgürlüğü muktedir tahammülsüzlüğünün en şiddetli gazabının baş hedefi haline gelir miydi?

Sorulardan sıkılırsa­nız, dikkatinizi sanatçının günümüzün moda teması Ye­ni Osmanlılık adına yapılan zibidiliklere ince dokundur­malar yaptığı resimlerine yö­neltin, yüzünüzde müstehzi bir ifade oluşacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Devamını Oku

Son Haberler