Yaşı bizim gibi 50’nin üzerine çıkmış olanlar, geride bıraktıkları yılların her bakımdan daha iyi, daha güzel, daha anlamlı olduğunu düşünme eğilimindedir. “Bizim gençliğimizde…” diye başlayan cümleler, içinde yaşadıkları dönemin ne kadar “bozulmuş” olduğunu vurgular ve geçmişe duyulan bu özlem, “eskiden su içerdik testiden” özdeyişiyle gençler tarafından ti’ye alınır. Nesiller boyu tekrarlanan bu döngü, esas olarak değerler sisteminin çökmesine, temel ahlâki ölçütlerin değişmesine, kısacası insanların birbirlerine saygı ve sevgisinin kalmamasına vurgu yapar. Dünya değişmiştir ve bu hiç iyiye doğru olmamıştır. 

21. yüzyıl başından bu yana Türkiye’de olup bitenler, hem siyasal rejimde hem gündelik hayatta hem insan ilişkileri ve zihniyetlerde her bir seneden seneye o denli travmatik değişikliklere yol açtı ki, yaşı 30’lar civarında olan insanlar bile belli bir nostalji içine girdiler. Yine de “unutmamak” gerekir ki ‘eski’nin hatırası genel olarak olumlu hatlarıyla hafızamızda yer eder; geçmişin olumsuzluklarını silmek işimize gelir. Günlük hayatı sürdürmek adına, sürdürmek mecburiyetiyle, geçmişimizde kısa devre yaratan hadiseleri, anıları silinenler dosyasına atar ve onu da boşaltırız. 

Ancak şimdilerde bu o kadar kolay olmuyor. Zira 90’lı yıllardan itibaren bir şekilde dijital ortama aktarılmaya başlanmış veriler “delete” edilseler de bir yerlerden çıkabiliyor ve geldikleri noktada kişisel tarihlerini “revize” edenleri zor durumda bırakabiliyor. Artık dijital ortamın en ücra köşelerine saklanmış “istenmeyen” bilgi-belge-yorum-haberleri bulup silen, bu işten ciddi paralar kazanan firmalar bile var. 

Kapak illüstrasyonu Taha Alkan 

Tarih ise kişilerin nasıl insanlar olduğundan ziyade, onların yaptıkları, geride bıraktıklarıyla ilgilenir; o kişiyi eylem ve eserleriyle değerlendirir. Bu sayımızda özellikle insan (ve hayvan) hikayelerine, kişisel tarihlere yer verdik. 

Peki günümüz Türkiye’sinin 21. yüzyıldaki ilk on yedi senesinden geleceğe ne kalacak? Elinizde bulunan dergi en azından bu dönemde üretilmiş bir kaynak oluşturmayı, bugünün bakışaçılarını geleceğe taşımayı hedefliyor. 2016 berbat bir yıldı, o ayrı. 

Yeni senede, daha umutlu yarınlarda görüşmek dileğiyle…