Selanik treninden 15 yaşında sarışın, mavi gözlü bir çocuk indi

19. yüzyıl sonlarında yapımına başlanan demiryolu hatları, Osmanlı Devleti’nin belki de en önemli modernleşme hamlesiydi. 1896’da, şimdi ot bürümüş olan güney yönündeki rayların üzerinden fokurdaya fokurdaya Manastır istasyonuna gelen Selanik treninden inen çocuk, tahta bavulunu yüklendi ve iki sene okulu olacak binaya doğru yürümeye başladı.

Modernleşmenin ve sanayi devriminin en büyük simgesi 19. yüzyılda demiryolu idi. Bu “en uzun” yüzyılda, Avrupa devletlerinin emperyalist emellerinin hedefi olan Osmanlı İmparatorluğu, aynı zamanda Avrupa devletleri ile siyasi ve iktisadi bir eklemlenme süreci içinde kıtanın bir parçası olma çabasını güdüyordu. Bu çaba içerisinde Osmanlı İmparatorluğu’nda demiryollarının inşaı, Abdülmecid’ten II. Abdülhamid’e kadar bütün sultanların en önemli projeleri arasında yer alıyordu.

Demiryolu ülkeyi modern dünyada yeni bir lige taşıyor; tarım ürünlerini limanlara ulaştırarak gelirleri arttırıyor; çokuluslu imparatorluğun eyaletlerini merkeze bağlayarak siyasi bir fayda taşıyor; en önemlisi de ortaçağdan kalma askerî ikmal sistemini değiştirerek modern orduya önemli bir hareketlilik ve güç sağlıyordu.

Siyasi, iktisadi ve askerî önem taşıyan demiryolları, Hicaz Demiryolları hariç hep yabancı sermaye ile, Avrupa ülkelerine verilen imtiyazlarla inşa edildi ve işletildi. Osmanlı Devleti’nin bu projelerde uğradığı büyük mâli zararlar, rüşvet-yolsuzluk öyküleri ve Avrupa devletlerinin emperyalist güç çatışmaları nedeniyle projelere müdahaleleri, bu konudaki büyük literatürün önemli bir parçasıdır.

Rumeli Demiryolu Manastır istasyonu 1894’te açıldı. Demiryolu, 1870’te başlanan Rumeli Demiryolu hattının bir uzantısıydı ve tamamen askerî gerekçeler içeren inşaı, Osmanlı Devleti için büyük anlam ifade ediyordu.

İmparatorluktaki 211 kilometrelik ilk demiryolu, İskenderiye-Kahire arasında 1856 yılında açıldı. Anadolu’da ilk demiryolları, Ege’nin zengin tarımsal ürününü denize ulaştırmayı amaçlayan ve 1866’da açılan İzmir-Kasaba (Turgutlu) hattı ile 1890’da bitirilen İzmir-Aydın hattı oldu. Osmanlıların Avrupa toprakları üzerinde gerçekleştirdikleri ilk demiryolları ise 1860 tarihli Çernavoda (Boğazköy)-Köstence ve 1866 tarihli Rusçuk-Varna hatlarıdır. İstanbul’u Avrupa’ya Viyana üzerinden bağlayacak Rumeli Demiryolu hattının (İstanbul- Edirne – Filibe – Sofya – Niş – Belgrad – Budapeşte – Viyana) inşaına 1870’te başlandı ve bu iş 1888 yılında bitirildi. İlk Orient Express treni 1889’da İstanbul’a ulaştı.

İmparatorluğun Avrupa topraklarındaki en önemli liman şehri Selanik, bu Rumeli Demiryolu ana hattına iki hat ile bağlandı. Selanik – Üsküp hattı 1873’de açıldı ve 1888’de Niş’e uzatılarak Rumeli ana hattına bağlandı. 1873’de inşa edilen Edirne – Dedeağaç hattı, 1892’de Selanik’e ulaştı ve Selanik – İstanbul Demiryolu adını aldı. Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’daki en önemli askerî merkezi olan Manastır (yeni adıyla “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti”nin Bitola şehri) ise tamamen askerî gereklilikler ile yapılmış bir demiryolu hattı ile liman şehri Selanik’e 1890’da demiryolu ile bağlandı.

Manastır/Bitola şehrinde 1894’de inşa edilen tren istasyonu bugün de ayakta duruyor.

Manastır/Bitola Manastır, 1890’da demiryolu hattı ile Selanik’e bağlandı. Manastır, Osmanlıların Balkanlardaki en önemli askerî merkeziydi. Manastır Askerî Yüksekokulu.
Manastır Tren istasyonu.

1896’da, şimdi ot bürümüş olan güney yönündeki rayların üzerinden fokurdaya fokurdaya bu istasyona gelen Selanik treninden, 15 yaşında sarışın, mavi gözlü bir çocuk indi. Tahta bavulunu yüklendi ve önündeki iki sene okulu olacak binaya doğru yürümeye başladı. İlk defa yatılı okuyacaktı. Ailesinden de ilk defa ayrılıyordu. Bu tren yolculuğu, ömrü boyunca yaşayacağı sonsuz ayrılıkların ve sayısız tren yolculuklarının da başlangıcı olacaktı…