Jacques Le Goff’un (1924-2014) ilk kitaplarından biri olan Ortaçağ Tüccarları ve Bankerleri, detaycı anlatımı, özgün yorumları ve ilgi çekici örnekleri ile günümüz ekonomisinin tarihsel temellerini aydınlatıyor.

ORTAÇAĞ TÜCCARLARI VE
BANKERLERİ,
Jacques Le Goff, Çev.: Oğuz Adanır
, Doğubatı Yayınları, 152 sayfa, 18 TL.

Ünlü Fransız Ortaçağ tarihçisi Jacques Le Goff’un 1956’da kaleme aldığı, Marchands et Banquiers du Moyen Age, Ortaçağ Tüccarları ve Bankerleri olarak Nisan’da Türkçeye çevrildi. Doğubatı Yayınları aracılığıyla, Oğuz Adanır tarafından Türk okuyucuya sunulan kitap, Avrupa’da, özellikle 14. yüzyıl İtalya örneğinde, artan ticaret trafiğiyle tüccarların giderek zenginleşmesinin yarattığı değişimi ekonomik, toplumsal ve kültürel yönleriyle ele alıyor.

Le Goff’un geniş külliyatından söz açıldığında şimdiye kadar adı hep ilk sıralarda anılan bu eser, detaycı anlatımı ve özgün yorumları ile bir sentez oluşturuyor. Bir Ortaçağ tarihçisi olmanın yanında marksist literatüre de hakim olan yazar, bu çalışmasında yükselen bankacı ve tüccar sınıfı ‘burjuvazi’, bu sınıfın yarattığı yapısal değişimlere isi ‘pre-kapitalizm’ olaak tanımlıyor. Bu yeni zengin ailelerin iyi eğitim almış, rafine zevkler edinen çocuklarının oluşturduğu ikinci nesil tüccar sınıfa ise sanata verdikleri finansal destek sebebiyle, ‘kültürel dönüşümün öncüsü’ rolünü atfediyor. Böylece Ortaçağ tüccarları, Jacques Le Goff’un penceresinden adeta Rönesans ve kapitalizmin motoru haline geliyor.

Tüccar sınıfı Ortaçağ tüccar sınıfının sahip olduğu ve sonraki nesillere aktardığı günlük yaşantıdan yola çıkılan kitaptaki anlatımlar, freskler, şiirler ve anekdotlarla destekleniyor.

Ayrıca eserde yer alan, tüccarlık mesleğine dair övgü dolu şiirler, referansları Aristoteles’ten Thomas Aquinas’a uzanan ahlaki tartışmalar, muhasebe ve ekonomi terimlerinin ortaya çıkışına dair sunulan etimolojik arka plan ve dahası, okuyucuyu ileri araştırmalar yapmaya da teşvik ediyor.

Ortaçağ Tüccarları ve Bankerleri, Hıristiyan Avrupa’dan oluşan bir coğrafi alan içinde, yazarın deyimiyle “kendilerini ticarete adayan insanları” konu edinen, sınırları dar bir çalışma olsa da, modern ekonominin tarihsel temellerini aydınlatıcı bir role sahip. Altı sayfalık kaynakçasıyla göz dolduran bu eserin, çeviri konusunda karnesi akademik kariyeri kadar parlak bir isim tarafından Türkçeye kazandırılmış olması da değerli.